Altan Tan'ın Alevi kimliği ve inançsızlık üzerine sarf ettiği tartışmalı sözlerin ardından, Kemal Öztürk NTV yayınında Suriye'deki gelişmeler üzerinden Nusayrileri hedef aldı.
Türkiye'de farklı kesimlerden gelen bazı isimlerin çıkışları, Alevi toplumunu ve inanç gruplarını yeniden tartışmaların odağına yerleştirdi. Peş peşe yaşanan iki olay, "Hedefte neden Aleviler var?" sorusunu gündeme taşıdı.
ALTAN TAN'DAN ALEVİ TOPLUMUNA YÖNELİK TARTIŞMALI SÖZLER
24, 25 ve 26. dönem Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, yaptığı bir değerlendirmede Alevi toplumu üzerinden siyaset yapıldığını öne sürerek şu ifadeleri kullandı: "Kendilerine göre Alevi toplumunu yönlendirmek isteyenler, Alevi toplumu üzerinden solculuk, sosyalistlik, Marksistlik, ateistlik yapanlar var. Burada bir dolandırıcılık var. Burada bir sahtekârlık var... Eğer Allah'a, peygambere, dine inanmıyorsa artık bunun Sünniliği yok. Yani kimse bugün Nâzım Hikmet'i Sünni olarak tanımlamıyor."
Tan'ın bu açıklamaları, inanç kimlikleri ve toplumsal aidiyetler üzerinden yapılan tanımlamalar nedeniyle kamuoyunda geniş yankı uyandırdı ve eleştirilerin hedefi oldu.
KEMAL ÖZTÜRK'TEN NUSAYRİLER İÇİN SKANDAL İFADELER
Bu tartışmaların henüz taze olduğu bir süreçte, yazar Kemal Öztürk'ün NTV'de katıldığı bir canlı yayındaki sözleri yeni bir infiale yol açtı. Suriye'deki gelişmeleri aktaran Öztürk, Arap Alevilerini (Nusayrileri) hedef alarak şu ifadeleri kullandı: "Afrin'de, İdlib'de, Halep kırsallarında öylesine korkunç ifadeler dinledim ki kurşuna dizmeden çocuk ölümüne kadar. Bu Nusayrilerin hepsini katletseler yeridir diyesiniz geliyor ama bakın intikam almadılar, o toplu infazları yapmadılar."
ÖZTÜRK'TEN YALANLAMA
Kemal Öztürk sözlerinin yarattığı tepkiler üzerine sosyal medya üzerinden bir açıklama yayımladı. Öztürk “Kişisel görüşlerim nedeniyle bazı çevrelerde bana yönelik karalama süreci başlatıldı. Sözlerimi bağlamından koparıp, amacından ve kast ettiğim konulardan tamamen uzak iftira niteliğinde, art niyetli bu yaklaşıma yönelik açıklama yapma ihtiyacı oluştu” dedi. Öztürk “Sözüm ona Arap Alevilerini kast ederek ‘hepsinin kuruşuna dizilmesini istediğim’ iddia edilmiştir. İç savaşta ve sonrasında yaşanan devrim sürecinde Kürtlerin, Arapların, Türkmenlerin, Sünnilerin, Dürzilerin ve Nusayrilerin bir arada yaşamasını savunan bir gazeteciye böyle bir yafta yapıştırmaya çalışmak art niyetli bir yaklaşımdan öte bir şey değildir. Sednaya hapishanesinde ve Suriye kırsalında Esad rejiminin neden olduğu korkunç hikayeleri dinlediğimde insanların nasıl bir duyguya kapıldıklarını anlattım. Şara yönetiminin bu duygulara kapılmadan, kötü yola sapmadan süreci başarıyla yönettiğini özetledim” ifadelerini kullandı.
“Buradan ‘katliam istediğim’ manası çıkartmak en hafif deyimle kötü niyetli bir tutumdur” diyen Öztürk “Suriye’de Kürt katliamı var, Alevi katliamı var, Ezidi katliamı var, Dürzi katliamı var diye gerçek dışı kampanya yapan, Suriye’de entegrasyona ve Terörsüz Türkiye sürecine karşı çıkan bazı çevreler şimdi de benim sözlerimi çarpıtmaya çalışıyor. Bu kötü niyetli kişilerin haricinde çarpıtılan sözlerimden üzülen, bir arada yaşamayı savunan Alevi kardeşlerimin asla onları üzecek bir şey söylemeyeceğimi bilmelerini ve her zaman onların yanında olduğumu belirtmek istiyorum. Bu arada Terörsüz Türkiye sürecini zehirleyecek açıklamalar yapan Tülay Hatimoğulları’nın konuşmalarına engel olamayan DEM Parti yönetiminin olayın aslını araştırmadan hakkımda açıklama yapmasını da kınıyorum. Bu iftiraları atanlara inat, her zaman şiddete karşı çıkmış birisi olarak, etnik köken ve dini inanç ayrımı yapmaksızın tüm halkların bir arada barış içinde yaşamasını savunmaya devam edeceğim” açıklamasını yaptı.
TEPKİ YAĞDI
Arka arkaya gelen bu açıklamalar, sosyal medyada ve sivil toplum kuruluşlarında büyük bir rahatsızlık yarattı. Alevi kurumları ve ırkçı-mezhepçi söylemlere karşı hassasiyet gösteren çevreler, bu tür açıklamaların toplumsal barışı zedelediğini ve belirli inanç gruplarını hedef haline getirdiğini belirterek tepki gösterdi. Aynı süreç içerisinde farklı mecralardan gelen bu tarz çıkışların zamanlaması ve hedef alınan kesimlerin ortak noktası, "Aleviler neden sürekli hedef tahtasına oturtuluyor?" sorusunu yeniden tartışmaya açtı.
KÜLLİYE'DEN AÇIKLAMA VAR
Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurulu Üyesi ve T.C. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Kurucu Başkanı Dr. Ali Arif Özzeybek de sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Özzeybek "Terörsüz Türkiye sürecine odaklandığımız böylesine önemli bir tarihi kavşakta Alevisiz bir Türkiye niyetlerini içinde tutamayanlara karşı Türkiye’nin o eski Türkiye olmadığını hatırlatmak isterim. Cumhurbaşkanımızın gönüllerimizi fetheden o vurgulu ifadesiyle; “Biz bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Birlikte kurduğumuz bu ülkeyi inşallah hep birlikte güzel yarınlara taşıyacağız" dedi.