Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı (TÜYEK), Kırşehir Valiliği ve Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi işbirliğiyle, Kırşehir Ahilik Müzesi'nde 21 Kasım 2025'te açılan "Türkçenin Kırşehir'de Uyanan Çerağı: Aşık Paşa Yazma Eser Sergisi" öğrencilerin ilgi odağı oldu.
Müzeye giden öğrenciler, 40 yazma eserin yer aldığı sergide, Kırşehir'de 1272'de dünyaya gelen ve asıl adı Ali, mahlası Aşık olan Aşık Paşa'nın Türk diline verdiği tarihsel katkıyı yakından tanıma fırsatı buluyor.
Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek, AA muhabirine, Aşık Paşa'nın Türkçenin henüz tam anlamıyla yerleşmediği bir dönemde bu dili tercih ederek "Garibname" eserini kaleme aldığını söyledi.
Aşık Paşa'nın Türkçenin bayraktarlığını yaptığını vurgulayan Demiryürek, Garibname ve bu eser hakkında yazılan, TÜYEK külliyatında bulunan Türkçe eserlerin Kırşehir'de doğduğu topraklarla buluşturulması amacıyla serginin açıldığını belirtti.
Açıldığı günden bu yana özellikle öğrencilerin sergide misafir edildiğini vurgulayan Demiryürek, şunları kaydetti:
"Bu topraklarda yaşamış, Türkçenin büyük isminin eserlerini misafirlerimizle buluşturuyoruz. Aynı zamanda sosyal medya aracılığıyla da bu eserleri vatandaşlarımızla bugünkü anlamlarıyla buluşturmaya gayret ediyoruz. Öğrencilerimizden büyük ilgi görüyor. Özellikle TÜYEK'in rehberliğiyle öğrencilerimize Türkçenin önemini, Türkçenin o dönemde bayraktarlığını yapmanın ne kıymetli bir iş olduğunu anlatmaya gayret ediyoruz. Sergimiz 4 ay daha külliyemiz içerisinde yer alacak. Vatandaşlarımızı, bu süre içerisinde Türkçenin ve Kırşehir'in büyük ismi Aşık Paşa'nın ve onun eserlerinin olduğu bu güzel sergiye bir kez daha davet ediyoruz."
"Sadece Türkçe değil, diğer dillere de hakim, alim birisi"
Müzede lise öğrencilerine bilgi veren öğretmen Kiraz Tahan Ak ise sergideki yazma eserler ile Aşık Paşa'nın kişiliği, hayatı ve Türkçeye verdiği katkıyı anlattıklarını söyledi.
Ak, halkın anlayacağı şekilde yazılan Garibname'nin yaklaşık 12 bin beyitten oluşan Anadolu'da yazılan ilk Türkçe telif eser olduğuna dikkati çekerek, dini ve toplumsal konular, ahlaki kurallar, sosyal nizam ve halkın yaşayışından bahsettiğini anlattı.
Öğrencilerin Aşık Paşa'yı sergi vesilesiyle daha iyi tanıdığını vurgulayan Ak, "Aşık Paşa'nın medeniyetler ve toplum üzerindeki etkilerinden bahsedince daha çok ilgilerini çekiyor. Garibname'nin bir nüshası Almanya'da Berlin'deki müzededir. Aşık Paşa'nın Arapça, Farsça, İbranice, Ermenice bilen entelektüel birisi olduğunu söyleyince daha da çok ilgilerini çekiyor. Sadece Türkçe değil, diğer dillere de hakim, alim birisi. Mesela Garibname eseri 10 bölümden oluşuyor. Bu bölümlerden örnek verdiğimizde öğrencilerin daha çok dikkatini çekiyor." diye konuştu.
"Uzun şiirler yazdığını öğrendim"
Lise öğrencisi Nisa Başer de ilk kez yazma eserleri yakından gördüğünü ve Aşık Paşa'yı tanıma fırsatı bulduğunu dile getirdi.
Aşık Paşa hakkında çok fazla bir şey bilmediğini fark ettiğini belirten Başer, "Kendi döneminde Arapça ve Farsça şiirler yazılmasına rağmen kendisinin Türkçe eserler yazdığını biliyordum. Uzun şiirler yazdığını öğrendim. Uzun eserler yazmış, her yazdığı sayfada farklı konulara değinmiş, bu çok fazla dikkatimi çekti." dedi.
Öğrencilerden Habibe Azra Arslan ise "Döneminde Arapça ve Farsça konuşulmasına rağmen Türkçe yazması, halkın bu dili kolay anlamasına sebep oluyor. Günümüzde Türkçeyi rahat bir şekilde konuşup anlayabiliyorsak bunun sebebi Aşık Paşa'nın o zamanlardan günümüze gelen eserleri ve kendisinin ilmi bilgisidir." ifadelerini kullandı.
Muhabir: Serkan Güner