ODAK, yazılım destekli ve sürekli güncellenen bir sistemle kayıt altına alınan etkinliklerle kültür sanat alanındaki üretimi derleyen bir çalışma olmanın ötesinde, veriye dayalı, analiz edilebilir ve sürdürülebilir bir izleme altyapısı olarak tasarlandı.
Proje kapsamında hazırlanan "ODAK 2025" kitabı, yıl boyunca toplanan ve işlenen verilerin seçilmiş bir derlemesini sunuyor. Kitap, dijital platformda sürdürülen sürekli izleme sürecini yansıtırken bir yılın kültür sanat panoramasını görünür kılıyor.
"odak.kumevakfi.org" dijital platformu ise bir etkinlik listesi sunmanın ötesine geçerek kültür sanat alanındaki üretimin zaman, mekan, tür ve kurum ekseninde izlenmesine imkan tanıyor.
"Sonucu gerçekten çok kıymetli oldu"
Vakfın sanat danışmanı Serhat Kula, projenin kültür ve sanat alanındaki gri alanları keşfetmek, sorunları, eksiklikleri ve göz ardı edilen noktaları belirlemek amacıyla başlatıldığını söyledi.
ODAK'ı tamamlanmış bir proje değil, bir süreç olarak gördüğünü aktaran Kula, çalışma kapsamında alanlar, platformlar, bilgi havuzları ve kurum envanterlerinin tarandığına değinerek, şu bilgileri verdi:
"Biz neyi aramamız gerektiğini öğrendik. Artık nasıl aramamız gerektiğiyle ilgili bir yola girmemiz gerekiyor. Bunun sonucunda da birçok kurumumuzla işbirliği yaptık. Hem kurumlarımızın topladığı mevcut bilgileri hem de bizim kendi teknolojimizle ürettiğimiz yapay zeka motoruyla medya havuzunu taramaya başladık. Bu medya havuzu tahmin edeceğiniz gibi inanılmaz büyük ve birbiriyle eşleşen birçok konuyu barındırırken içinden ayıklama yapmak, birbiriyle aynı olanları bertaraf etmek, doğru olanı tespit etmek, tam aradığımızı istemek için biraz zaman harcadık ama sonucu gerçekten çok kıymetli oldu. Bu yılki altyapı çalışması ODAK'ın bundan sonraki sürecinde aslında nereye gideceğini belirlemiş oldu."
Kula, projenin sivil toplum kuruluşlarından kamuya, kültür sektöründeki her paydaşın sorduğu ancak cevap bulamadığı sorulara yanıt sunmayı amaçladığını kaydetti.
Çalışma sonunda her paydaşın farklı deneyim ve bilgiler edineceğine işaret eden Kula, "Öncesinde bence herkes böyle bir toplam verinin neye dönüştüğü ile ilgili bir cevap olduğunu duyacak. En önemlisi bu olacak. Bu yıl belki tam bir araştırma konusu, bir yol haritası şekline dönüşmeyebilir ama bence bunun konuşulmasının bile çok kıymetli bir cevap olduğunu düşünüyorum." dedi.
Serhat Kula, projeye ilişkin uzun vadeli hedeflerine değinerek, "Bir yıl öncesinden elde ettiğimiz verinin bir yıl sonra ya da bundan bir sonraki yıla nasıl yön vereceğiyle alakalı çalıştaylar, atölyeler, bütün sektör oyuncuların içinde olduğu konuşmalar yapmak niyetindeyiz. Dolayısıyla ODAK bir taraftan toparlamaya bir taraftan da topladığını araştırmaya, analiz etmeye ve bir çıktıya dönüştürmeye gayret gösterecek. Bununla birlikte hayalimiz şudur ki, 10 yıl sonra bir ODAK külliyatı oluşturmuşuz ve Türkiye'nin 10 yıllık bütün kültür sanat havuzunu, hafızasını bir külliyat halinde hem data hem de basılı mecmua olarak kayıtlara iz bırakmışız."
"ODAK, kültür sanatın veri eksiğini kapatmayı amaçlıyor"
Küme Vakfı Kültür Sanat Koordinatörü Ali Ulvi Mıhoğlu da dijital yöntemlerle veri topladıklarını belirterek, "Türkiye'de kültür sanatın haberleştiği, etkinliklerin duyurusunun yapıldığı siteleri taramak, sosyal medyada bunu aramak üzere bir yazılım altyapısı kurduk. Bu altyapı bize belli bir izlek çıkarttı aslında. Onun dışında Türkiye'de kültür sanat etkinliklerinden haber olanları manuel olarak taradık. Bir manuel seçki çıktı. Bir tasnifle tekrar haberleştirip, yeniden yazdık. Böyle bir süreç işlettik. Bu arada Türkiye İstatistik Kurumu gibi, Türkiye'deki Müzik Birlikleri gibi veya kültür sanat adına elinde veri olabilecek yerel yönetimler gibi birçok kurumla yazıştık. Geri dönüşlerini bekledik. Aldığımız verileri, istatistikleri bir araya getirerek işlemeye çalıştık. Genel olarak projeyi böyle bir yöntemle sürdürdük." diye konuştu.
İnsanlığın problemlerine çözüm üretmek üzere kurulan vakfın, gönüllü ve profesyonel bir ekipten oluştuğunu aktaran Mıhoğlu, 11-12 kişilik ekibin projede görev aldığını dile getirdi.
Mıhoğlu, ODAK'ın kültür sanatın veri eksiğini kapatmayı amaçladığının altını çizerek, "Bugün herhangi bir kurumun yöneticisi veya bunun kültür sanat üzerinden ticari girişim, yatırım yapacak işletmeciler baksın, hangi sahada, Türkiye'de ne oluyor, nasıl hareket ediyor ve bununla ilgili verim, sonuç alabilecekleri bir rotaya sahip olsun istedik. ODAK aslında bunu yapmaya çalışıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Projenin farklı bileşenlerden oluştuğunun altını çizen Mıhoğlu, şunları kaydetti:
"Özetle şöyle söyleyebilirim. ODAK'ın bir dijital platformu var. Dijital platformda Türkiye ile ilgili bizim 2025 yılında taradığımız tüm veriyi görebiliyorsunuz. Aynı zamanda ODAK haber seçkisi içerisinden oluşturulmuş ODAK kitabının PDF'ine ulaşabiliyor ve bizimle iletişim kurabiliyorsunuz. Biz yayınlamadığımız verileri ihtiyacı olan kurumlarla buradan paylaşabiliyoruz. Böyle bir dijital platform var."
Ali Ulvi Mıhoğlu, projenin yayınlar ve etkinliklerle de sürdürüleceğini söyleyerek, haber seçkisinden oluşan almanak hazırlandığını dile getirdi.
Proje kapsamında çeşitli söyleşi ve etkinlikler yapılacağına da işaret eden Mıhoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu etkinliklerde Türkiye'de kültür sanatın veriye dayalı nasıl yapılabileceğini konuşacağız. Türkiye'deki kültür sanat ihtiyacını daha net ve şeffaf bir şekilde kendi verimiz üzerinden belirlemeye yardımcı olacak çalışmalar yapacağız. Yuvarlak masa toplantıları yapacağız, sempozyumlar, konferanslar düzenleyeceğiz. Böylece üç ayaklı olarak ODAK projesi tamamlanmış olacak. 2026 başladı, devam ediyor. Biz 1 Ocak'tan itibaren verimizi toplamaya devam ediyoruz. Bu sene kılcal damarlara girebilecek şekilde daha zengin bir veri havuzu kullanıyoruz. Tahmin ediyorum dijital taramamız geçen yılın 4 katı büyüklüğünde olacak."
Muhabir: Özlem Limon