Başaran: "Galiba kurultaydan iki hafta sonraydı, evet, yine bu stüdyoda sizinle bunları konuştuk. Kurultayın olduğu gece bir tuhaflık olduğunu, oyların sakatlandığına dair bilgi, belge ve deliller bulunduğunu anlattım.
Ben tekrar, yine seyircilerimize ve tüm Türkiye'ye şunu hatırlatmak istiyorum: Bu süreçte çok iftiralar atıldı, çok tehditler aldım. Bu iftiralardan ya da manipülasyonlardan bir tanesi beni Kemal Kılıçdaroğlu'nun danışmanı olarak lanse etmeleriydi. X sosyal medya hesabımda paylaşıp aynı zamanda sayfamda sabitlediğim gönderimde de kamuoyuna duyuru yapmıştım. Buna rağmen hala bazı yayın organları ve bazı kişiler, 'Kemal Bey'in eski danışmanı,' diye hakkımda yazıp çiziyorlar.
Ben Kemal Bey'in danışmanı hiç olmadım. Bazı arkadaşlarımız danışmanlık yapabilirler, siyasilerle çalışabilirler; bu da ayıplanacak bir şey değil. Bir gazeteci için olabilecek görevlerden bir tanesidir. Gazeteci elbette birinin basın danışmanı olabilir. Bunu da resmi makamlar zaten açıklar, resmi kayıtlara girer ve oradan ücretini alır. Günün sonunda bu bir hizmettir. Benim Kemal Kılıçdaroğlu'na geçmişte de bugün de resmi olarak herhangi bir şekilde danışman olduğuma dair elinde belge olan varsa getirsin. Zira ben bunu anlatmakta çok zorlanıyorum; hiçbir zaman danışmanı olmadım diyorum. Olabilir miydim? Evet, olabilirdim. Bu yasa dışı bir şey mi? Hayır, değil. Ama yapmadım, olmadım, bugün de yine danışmanı değilim."
Kamuoyuna Duyurumdur: pic.twitter.com/Lf6ETKugKG
— Nuray Basaran Demir (@nuraybasarantv) May 16, 2025
https://www.instagram.com/ngazetecom/
https://www.instagram.com/nuraybasarantv/