New York Times Analizi: Bir Diktatör Düştü, Tehlikeli Belirsizlik Başladı

Hamaney’in ölümüyle birlikte İran’da yarım asra yaklaşan bir dönemin kapandığı belirtilirken, “kimsenin onlarca yıl boyunca baskı ve kan dökme politikaları izleyen bir diktatörün ölümüne yas tutmaması gerektiği” ifadeleri yer aldı.

ABD merkezli New York Times gazetesinin "A Tyrant Falls. Dangerous Uncertainty Begins." başlıklı analizine göre, İran’ın 86 yaşındaki dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in ABD ve İsrail’in ortak hava saldırısında öldürülmesi, yalnızca bir liderin sonu değil, aynı zamanda Orta Doğu’da yeni ve öngörülemez bir dönemin başlangıcı anlamına geliyor.

Gazetede yer alan değerlendirme yazısında Hamaney’in ölümüyle birlikte İran’da yarım asra yaklaşan bir dönemin kapandığı belirtilirken, “kimsenin onlarca yıl boyunca baskı ve kan dökme politikaları izleyen bir diktatörün ölümüne yas tutmaması gerektiği” ifadeleri yer aldı.

Yazıda, 1989’da iktidara gelen Hamaney’in yönetimini Batı karşıtlığı üzerine inşa ettiği ifadeleri yer alırken, Hamaney’in reform taleplerini “Batı kaynaklı fitne” olarak nitelendirdiğini, Devrim Muhafızları’nın istihbarat ağını genişleterek muhalefeti bastırdığını ve halkın ekonomik refahı yerine dış müdahalelere ve nükleer programa kaynak aktardığına dikkat çekildi. Yazıda ayrıca, yıl içinde gerçekleşen protestolarda binlerce kişinin öldürüldüğü ve İran’ın Gazze, Irak, Lübnan, Suriye ve Yemen’de oluşturduğu “direniş ekseni” üzerinden bölgesel istikrarsızlığı derinleştirdiği savunuldu.

NYT, rejimin lider kadrosunun hedef alınmasının İran’daki teokratik yapının sona ermesi anlamına gelmeyebileceği uyarısında bulunurken, değerlendirmede "İran’da güçlü ve örgütlü bir muhalefet hareketinin bulunmaması, ortaya çıkacak güç boşluğunun radikal Devrim Muhafızları unsurlarınca doldurulabileceği riskini artırıyor." ifadeleri dikkat çekti.

ABD istihbarat değerlendirmelerine dayandırılan yorumlarda, "iç çatışma, kanlı hesaplaşmalar ve bölgesel istikrarsızlık" ihtimalinin ciddi olduğuna da dikkat çekildi.

Yazıda, Trump’ın ikinci döneminde yedi farklı ülkede askeri operasyon emri verdiği ve kısa süre önce Venezuela’da Nicolás Maduro’yu kaçırmasına rağmen, yönetimin çekirdek kadrosunun yerinde kaldığı da hatırlatıldı. İran’a yönelik operasyonun da benzer biçimde “ani ve plansız” olduğu ifade edildi.

"Misilleme riski ve bölgesel tehlike"

Değerlendirmede, ABD’nin geçmişte Irak ve Afganistan’da yürüttüğü rejim değişikliği girişimlerinin “kanlı ve hayal kırıklığı yaratan” sonuçlar doğurduğu vurgulanarak, İran’da da benzer bir sürecin yaşanabileceği kaydedildi. Ayrıca İran’ın askeri kapasitesinin zayıflamış olmasına rağmen füze envanteri, siber saldırı ve vekil güçler aracılığıyla misilleme yapabilecek potansiyele sahip olduğuna da dikkat çekildi.

New York Times, ABD’nin 1953’te İran’da düzenlenen ve CIA’in de destek verdiği darbeye atıfta bulunarak, o dönemde atılan adımların uzun vadede radikal ve ABD karşıtı bir rejimin ortaya çıkmasına zemin hazırladığını hatırlatırken, bugünkü müdahalenin de benzer öngörülemeyen sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Yazıda, İran’ın geleceğinin dikkatli, çok taraflı ve uluslararası iş birliğine dayalı bir yaklaşımla ele alınması gerektiği ifade edilirken, Trump yönetiminin de Kongre ile çalışması çağrısında bulunuluyor. Kongre’nin savaş yetkileri konusunda denetim rolünü üstlenmesi gerektiği, ABD’nin müttefikleriyle koordinasyon içinde hareket etmesinin zorunlu olduğuna dikkat çekiliyor

New York Times’taki değerlendirmeye göre, yıllardır otoriter yönetim ve uluslararası izolasyon altında yaşayan İran halkı, daha özgür ve istikrarlı bir gelecek için gerçek bir fırsatı hak ediyor; ancak bu fırsatın nasıl şekilleneceği, bölgesel ve küresel aktörlerin atacağı adımlara bağlı olacak.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Dünya Haberleri