Ongan, Edirne'de 14 Eylül 1906'da dünyaya geldi. Babası Cerrah Kolağası Ahmet Bey, annesi Çaplıoğulları'ndan Zehra Hanım olan Ongan, ilköğrenimini Ravza-i Terakki Mektebi'nde, ortaokul ve liseyi Edirne Sultanisi'nde tamamladı.
Balkan Savaşı'ndan sonra ailesiyle birlikte Edirne'den İstanbul'a göç ederek Üsküdar'a yerleşen Ongan, 1936'da Tekel Tütün Genel Müdürlüğü Muhasebe Tetkik bölümünde memurluğa başladı. 1951 yılında da buradan Tetkik Kısım Amiri olarak emekli oldu.
Müzik hayatı 12 yaşındayken başladı
Sanatçının müzik hayatı ise henüz 12 yaşındayken ağabeyi Nedim Ongan'ın kemanını gizlice çalmasıyla başladı.
Ongan, ilk olarak 1925'te Anadolu Spor Kulübü'nde Mildanzade Niyazi Bey'in öğrencisi Tanburi Süreyya Bey'in yönettiği musiki topluluğuna girdi. 1927'de o zamanki adı Dar-ül Feyz-I Musiki Cemiyeti olan Üsküdar Musiki Cemiyeti'nde ilk musiki derslerini Mızıkalı Celal Bey'den aldı ve bestekar Ziya Bey'den makam, usul ve repertuvar öğrendi.
Cemiyette Ongan, Nubar Tekyay, Selahaddin Pınar, Necati Tokyay, Şükrü Tunar, Kanuni Ama Sıdkı, Tanburi İzzet Gerçeker, Halil Can, Kemani Kemal, Kemani Rüşdü ve Kemani Cevad gibi isimlerle birlikte icralarda bulundu.
Emin Ongan, 1928'de Üsküdar'daki İnşirah Bahçesi'nde ve çeşitli gazinolarda sahne aldı. 1938'de Üsküdar Musiki Cemiyetinin idaresine getirildi ve bu görevi hayatı boyunca sürdürdü.
Hanende Arap Cemal ve Edip Nazım Bey ile de müzikal çalışmalarına devam eden Ongan, Toptaşı İlkokulu'nda da bir süre müzik öğretmenliği yaptı.
Sınavsız olarak 1945'te İstanbul Belediye Konservatuvarına giren Ongan, burada hem keman sanatkarı hem de koro şefliği gibi görevlerde fahri olarak çalıştı. Üç yıl süren bu hizmetten sonra memuriyeti nedeniyle konservatuvardan istifa etti.
Hayatı boyunca birçok önemli sanatkar yetiştirdi
Saz sanatkarı olarak 1 Eylül 1951'de İstanbul Radyosu'na giren ve burada uzun yıllar görev yapan Ongan, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Devlet Konservatuvarı'nda da öğretim üyesi oldu.
Emin Ongan, meşk öğretmenliği yaptığı ve yönettiği Üsküdar Musiki Cemiyetinin o dönem küçük bir konservatuvara dönüşmesini sağladı. Geleneksel meşk yönetimini her zaman savundu ve çok sayıda öğrenci yetiştirdi.
Cemiyetin 19 Ekim 1987'deki genel toplantısında adının "Emin Ongan Üsküdar Musiki Cemiyeti" olarak değiştirilmesine karar verildi.
Ongan'ın yetiştirdiği öğrenciler arasında Cüneyd Kosal, Hüsnü Anıl, Arif Sami Toker, Ekrem Erdoğru, Tarık Kip, İnci Çayırlı, Ahmet Özhan, Vecdi Seyhun ve Niyazi Sayın'ın aralarında olduğu birçok sanatkar yer alıyor.
Nezaketi, insan ilişkilerindeki incelikli yaklaşımı, güler yüzlü mizacı ve giyimine gösterdiği özenle tanınan Emin Ongan, 1930'da öğretmen Perihan Ongan ile evlendi ve Tanju adında bir oğlu oldu.
Ut, kanun, viyolonsel de çalan Ongan, sanat hayatı boyunca şarkı, saz semaisi ve diğer formlarda birçok eser besteledi. Eserleri çeşitli icracılar tarafından seslendirildi. İlk bestesini 1926'da yapan Emin Ongan'ın TRT repertuvarına kayıtlı şarkı türünde 84, saz semai türünde 3 ve ilahi türünde 1 eseri olmak üzere toplam 88 eseri tespit edildi.
Ongan, 2 Şubat 1985'te İstanbul'da vefat etti ve Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi.
Sanatçının başlıca eserleri arasında "Sen Benim Gönlümde Açan Son Güldün", "Bahar Meltemidir Başımda Esen", "Hasretinle Yanan Kalbime Yetmez Gibi Derdim" ve "Titrer Yüreğim İsmini Ansam Kederimden" yer alıyor.
Muhabir: Aişe Hümeyra Akgün