N GAZETE DOSYA HABER:"AB KARŞITI AB"

Avrupa'da pek çok ülkede yükselen milliyetçi dalga ve yaşanan ekonomik sıkıntılar AB'nin geleceğinin de AB üyesi ülkelerde sorgulanmaya başlanması sonucunu doğurdu.Yapılan anketlerde çıkan sonuçlar AB'nin geleceği için çarpıcı verileri ortaya koydu.

C.EREN ÇELİK

İngiltere'de eski Dışişleri Bakanı Boris Jhonson'un kardeşi Jo Jhonson kabinedeki Ulaştırma Bakan Yardımclığı hem de Londra'dan sorumlu bakan yardımcısı görevlerinden BREXİT kararının yeniden referanduma götürülmesini isteyerek istifa etti.

Bu istifa ile birlikte AB'nin kendi içerisindeki tartışmalar da yeniden gündeme geldi.Zira ilk olarak 2008 küresel finans krizi sonrasında sinyalleri gelen AB içerisindeki "AB Karşıtlığı" 2014 yılı ile birlikte çok ciddi bir akım haline geldi.

2005'te başlayan ve 2010 yılına uzanan süreçte Avrupa Anayasası da vatandaşların vetosuna takıldı. Avrupa Anayasası başta Fransa ve Hollanda olmak üzere pek çok ülkede çıkan "Red" oyları ile Avrupa Anayasası referandumuna AB üyesi ülkelerin vatandaşları geçirt vermedi.

AB içerisindeki belki de en ciddi buhranlardan bir tanesi Avrupa Birliği Anayasası referandumları gerçekleşirken Avrupa Birliği üyesi ülkelerde AB karşıtlığının bu denli net ortaya çıkması oldu. 

Bu yaşanan gelişmenin ana sebepleri  "yüksek oranda işsizlik, göçmenlere duyulan kin, ulusal bağımsızlıktan feragat eden AB düzenlemelerine karşı öfke ve yoğun küreselleşme karşıtlığı gibi faktörler olarak niteleniyor..." Bu teşhisi ilk olarak koyan isim ise AB'nin  ekonomi, enerji ve çevre ilişkileri müsteşarlığı gibi önemli görevlerde bulunmuş Robert Hormats,

Avrupa'da 2014 yılında Fransa'da Marine Le Pen’in liderliğindeki aşırı sağ Ulusal Cephe’nin, oyların yüzde 25’ini alarak seçim zaferini kazanması sonrasında durdurulamayan biçimde yükselen milliyetçi dalga aynı zamanda AB üyesi ülkelerde Avrupa Birliği'nin ve Avrupa Birliği kazanımlarının da sorgulanmasını tetikledi.

Bir süre sonra ise bu AB'nin sorgulama süreci bir ileri boyuta taşınarak AB ülkeleri içerisinde AB'ye karşı olan,popülist ve milliyetçi partilerin de güçlenmesi ile birlikte AB'nin geleceğinin de güçlü biçimde sorgulanır hale gelmesine neden oldu...

İngiltere ise AB'den duyulan rahatsızlığın referandum yolu ile AB'den ayrılıkla sonuçlandığı ilk somut örnek olarak  tarihe geçti. İngiltere 2016'da BREXİT olarak da isimlendirilen referandum sonucunda AB ile yollarını ayırma kararı aldı.

Avrupa'da durdurulamayan milliyetçi partilerin yükselişi sonrasında yapılan çeşitli araştırmalarda da AB üyesi çeşitli ülkelerde AB karşıtlığının ciddi boyutlara geldiğini ortaya koyan veriler ortaya koydu.

Yapılan araştırmalarda AB'den memnun olmayan AB üyesi ülkelerin başında İtalya gelmekte.İtalya'da AB karşıtlığı  yüzde 61 oranında... İtalya'yı yüzde 45 oranla Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve yüzde 48 oranla Yunanistan takip ediyor.

Keza 2018 yılında KANTAR firması tarafından 28 AB üyesi ülkede 28 bin insanla yüz yüze görüşülerek gerçekleştirilen anket sonrasında da benzer sonuçlar çıkıyor.

 Araştırmaya katılanların yüzde 12'si Avrupa Birliği'ni kötü bir şey olarak tanımlarken yüzde 25'i ne iyi ne kötü yönünde görüş beyan etti,.

Bu arada anketten çıkan en çarpıcı verilerden bir tanesi de ankete katılanların %56'sı birlik içerisinde bir değişim gerekliliğine inanırken,bu yeniliği ise oylarını Avrupa genelinde arttıran popülist,milliyetçi ve aşırı sağcı partilerin gerçekleştireceğine inanıyor.,

Yine ankete katılanların %52'lik kısmı Avrupa'daki milliyetçi partilerin problemlere farklı yöntemler ile çözüm getirebileceklerine inandıklarını ifade ediyorlar.

Bu konuda en ciddi çalışmalardan birisine imza atan İspanya Pompeu Fabra Üniversitesi Öğretim Üyesi Vicenç Navarro çalışmasında AB içinde artan AB karşıtlığı hakkında şu ifadeleri kullandı:

"...Eğer tüm ülke ele alınırsa, bu anketlerde açıkça görünen AB’nin popülerliğinin sert düşüş gösterdiğidir. Pew Araştırma Şirketinin anketine göre; AB’ye olumlu bakan kişilerin sayısı, AB’nin en büyük 10 ülkesinin çoğunda (Polonya hariç) düşmektedir. Bu gerileme -2004 ile 2016 arasında- en az Almanya’dadır (yüzde 58’den yüzde 50’ye) en fazla ise Fransada’dır (yüzde 78’den yüzde 38’e), İspanya’da yüzde 80’den yüzde 47’ye düşmüştür. Yunanistan ise AB’ye olumlu bakanların en az olduğu (yüzde 27) ülkedir. Fakat, her ne kadar sosyal sınıfa göre veri nadiren verilse de, hane gelirinin düzeyine göre AB’nin popülerlik düzeyi ele alınmaktadır. Bu veriler de aile gelirine düştükçe AB desteğinin düşüşüne işaret etmektedir."

Yine Navvaro çalışmasında Pea Araştırma Şirketi verilerini de AB içerisinde yaşanan derin çatlağın tehlikeli boyutlara ulaştığı şeklindeki görüşlerine dayanak olarak gösterdi.

Pew anketine göre, Yunanistan nüfusunun yüzde 92’si AB’nin Avrupa’daki krizi ele alış biçimini onaylamıyor; bu oran İtalya’da yüzde 68, Fransa’da yüzde 66 ve İspanya’da yüzde 65, bu ülkeler AB’ye olumlu bakan nüfusun özellikle en çok azaldığı ülkeler.

Bu sonuçlar giderek güçlenen ve halk desteği artan, milliyetçi ve AB karşıtı siyasi partilerin iktidara gelmeleri,yahut iktidar ortağı olmaları halinde Avrupa Birliği'nin geleceği de ciddi bir tehlikeye girebileceğini gösteriyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Dış Politika Haberleri