Mülteci

Alp Tufan'ın yeni yazısı...

Bugünlerin en çok konuşulan konusu ülkemize gelen mülteciler ve TÜRK MİLLETİNİN üstündeki her türlü etkileri.

Çok tartışılıyor bu konu ülkenin beka sorunu haline geldiği  için çok ciddi anlamda tartışılıyor.

Olayın stratejik siyasi gelişimini sonraki yazılarımda kaleme alacağım.

Şimdi MÜLTECİLİK nedir,kimler neden mülteci olur bunları bugünlerde tartışalım halk açık bilsin anlasın,bizde mülteci oluyormuyuz bunları sizlere kendi yaşadıklarımıda yazarak anlatmak istiyorum.

Bizim camiada ilk MÜLTECİ kelimesini 1998 yılında dönemin MİT müsteşarı sayın ŞENKAL ATASAGUN eski meslektaşı ve arkadaşı emekli MİT müsteşar yardımcısı sayın MEHMET EYMÜR için kullanmıştı kendisi o yıl AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİNDE ikamet etmeye başlamıştı.

Tabi her iki önemli kozmik yetkilide beni iyi tanır.Şimdi bende aynı durumdayım bazı yabancı devletlerden kendilerine mülteci olmak için ciddi anlamda tarihi bilgiler verdim.

Sayın ATASAGUN kendisi ve bir çok dostu arkadaşı Kafkas ve balkan göçmenidir ,bu topraklara mülteci olarak  gelmişlerdir.

Tabi biz yerliyiz KONYALI’ yız bu topraklara kılıçla geldik ama artık dayanacak gücümüz kalmadı ailece MÜLTECİ olarak bu topraklardan göçmek istiyoruz.

Tabi bunu anlayan bazı mihraklar bu göç hadisesini anladıkları için aile reisi olarak bana her zaman yaptıkları komploları ve tuzakları hazırlayarak yurt dışına çıkmamı engellediler.

Bizler neden göç etmek istiyoruz yada şahsım.

İlk nedenim arkası arkasına amcam ve babamı kaybetmem,bunu tam tamına anlıyoruz aslında ikisi ve bazı arkadaşları o günün iradesi tarafından zehirlenerek öldürülmüşler.

Tabi bu hayatımızda büyük değişiklik yaptı ailece manevi olarak.

Yoksa şahsım LOZAN OTELCİLİK okuluna gidecektim,belki dünyanın en iyi ahçısı olacaktım önümü kapattılar,bu işleri yapanlar kendi çocuklarının önünü açtılar.

Yaptığım tüm işleri baltaladılar TÜRKİYE tarihinin en gizli ve önemli işini yaptım,onun üstüne yattılar.

Devamlı tehdit,takip yapmaları çok uzun yıllardır,ailemi rahatsız etmeleri,hasta edip hastalık semptomlarını kullanarak canıma kıymak gibi.

Aklınıza gelebilecek yüzlerce komployu atlattım,hayata tutunabilmek ailemi korumak için.

En son bazı devlet yetkilileri tarafından kaçırılınca sonra serbest bırakılınca akabinde mesnetsiz şuçlamalar yaparak hatta dozunu aşarak VATAN HAİNLİĞİ ile yargılamaya başlayınca, mahkemede söylediklerinde utanıyorum ama yapacak bir şey yok buna göre  kararımı verdim.

Tüm bunların gerçek nedenini  mahkemeye anlattım.

Adaletin tecellisini bekliyorum uzun iki yıl olunca artık dayanamayıp yabancı devletlerin ilgi alanında konular olduğu için şuçun devamının ordada olması nedeni ile oralarada adeletin tecellisi için yardımcı olunması ailece korunmamız içinde sığınma talebinde bulundum.

Avrupa kökenli ve o sosyo kültür ile doğup büyüdüğümüz için özellikle sosyal hayatımızda ve dinsel yaşantımızda gelen son OTUZ yıldaki baskılar bizleri ailece bunalttı.

İşte MÜLTECİLİK aynen böyle konulardan oluşan ve başka kendi kültüründen olan devletlerin, milletlerin olduğu ortama yasal olarak göç etmek.

Mültecilik göç etmektir.ŞUÇ işleyip kaçmak değildir.

Dünyada mülteciliğin bir hukuksal anlayışı var bunların sınırı,hududu,her devletin mültecilik konusunda kendine göre kanunları var.

Biz doğduğumuzdan itibaren başka bir sosyo kültür ve anlayışla yaşıyorduk özellikle yaşadığımız alana göç edenlerin kültürü ve farklı yaşantı tarzından artık hiçbir şekilde yaşayamaz olduk.

Birde mahallelerimize görevleri icabı gelen kozmik görevlilerin bizleri hedef alarak yaptıkları huzursuz edici hadiseleri hayatımızı yaşanmaz hale getirdi.

Ailemizin rıskını çıkartamaz,ticari işlerimizi yapamaz olduk.Çünkü AVRUPA kültürü ve medeniyeti anlayışına sahip olan bizler son 50 yılda göç eden yapılarla ve mafya sistemleri ile düzen oturtmaya kalkanlarla beraber yaşamamıza imkan olmuyor.

Kendimize göre din anlayışımız var bunların devamlı sorgulanması niye bizim inançlarımızı yaşamıyorsunuz baskısı devamlı bizleri rahatsız ediyor.

Bunları yapanlarında asıl dinleri ve sosyal yaşantılarıda göründükleri gibi değildir ama sana bu baskıyı yaparlar.

Anlatmak istediğim şu nasıl son 50 yıldır bizim yaşadığımız ortama büyük göç olmuşsa bizde şimdi göç edip mülteci olmak istiyoruz.

Bizlerin istediği münferit göç ve mültecilik uzun anlatılacak sebebleri var.

Ama TÜRKİYE devletine yapılan son 10 yıldaki göç ve mülteci akımı işte bizlerin son kalan huzurunu kaçırıp ülkemizin demografik yapısını bozucak olması ve ülkenin bekasının sonu ne olur düşünülecek konu.

Önemli tarih profosörü sayın İLBER ORTAYLI bey TÜRKLER ülkesini bırakıp gitmez mücadele eder savaşırlar diyor.

Hocam 16 kere savaştık artık biz TÜRKLER sıramızı savdık birazda TATARLAR,KAFKASYALILAR,BALKANLILAR savaşsın.

Çok yorulduk biz çalıştık bize çöküp başkaları yemek yiyor.Biz Avrupa’lıyız adalet,hukuk,saygı,centilmenlik içinde yaşamaya alışmışız.

Elimizde odun arkadan adama vuralım düşürelim malına çökelim terminolojileri bizim kültürümüzde yok.

Tanrının dediği olur ona kendimizi bırakalım,ama önümüze huzurlu ve saygı ile yaşayacağımız yerleri bulup MÜLTECİ konumunda yaşayalım.

TÜRK dünyanın her yerinde her dinde ve her kültürün içinde var.

Türklüğünü kaybetme koru,bu demografik yapı ile koruyamayacaksınız onu söyleyeyim.

2002 yılında ŞİLE de bir yabancı dostum ile tatil yaparken şunu söylemişti 2035 yılında ülkendeki nüfus hareketi aleyhinize dönecek diye yaptıkları analizi anlattı.

Bu son 10 yıldaki göç hadisesi yoktu, o dönemdeki verdiği tarih ile şimdi durum tespiti ne?

SAYGILARIMLA,

ALP TUFAN

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri