Büyük Birlik Partisi'nin merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin 25 Mart 2009'da meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında 10 ilde eş zamanlı baskınlar yapıldı.
Savcılık, olayda "Silahlı Terör Örgütü Kurmak, Yönetmek ve Üye Olmak" ile "Tasarlayarak Kasten Adam Öldürme" suçlarını işledikleri yönünde somut deliller bulunan 29 şüpheli tespit etti. 13 Temmuz 2026 günü saat 05.00 itibarıyla Ankara merkezli olmak üzere İstanbul, İzmir, Balıkesir, Adana, Antalya, Çanakkale, Bursa, Isparta ve Afyonkarahisar illerinde belirlenen adreslere baskın yapıldı. Operasyon neticesinde şüpheli listesindeki 27 şüpheliden 25'i yakalanarak gözaltına alındı.
Dursun Özmen
FETÖ'NÜN ASKERİ YAPILANMASI DAVASINDAN HÜKÜMLÜ DAVUT UÇUM VE AYDIN ÖZSICAK DA ŞÜPHELİLER ARASINDA
Soruşturma kapsamında, Yazıcıoğlu dosyasında daha önce "evrakta sahtecilik" ve "görevi kötüye kullanma" iddialarıyla yargılanan eski emniyet amiri Dursun Özmen de gözaltına alındı.
Öte yandan şüphelilerden helikopterin enkazından GPS cihazlarını sökerken görüntülenen ve FETÖ'nün askeri yapılanması davasından hükümlü olan Davut Uçum ile Aydın Özsıcak'ın da cezaevinde olduğu kaydedildi.
Soruşturma kapsamında, Ahmet Turhan, Bekir Cerikci, Cemal Şahin, Ebubekir S. Yüksekkaya, Sedat Kılıçaslan, Dursun Özmen, Nedim Bakırhan, Ersöz Sağlam, Nusret Memiş, Ferudun Seren, Gülseren Özişik, Halil İbrahim Açan, Hikmet Tanıl, Recep Ercan, İsmail Kaya, Kerem Mumcuoğlu, Mehmet Çağlar, Mehmet Sevdim, Melike Sinem Uçum, Suat Kaplan, Fatih Bengi, Tezcan Kaymaz, Ali Armağan, Kenan Köksal ve Şerife Armağan gözaltına alındı.
Şüphelilerden Nihat Biçer ve İrfan Yavuz'un ise yurt dışında olduğu tespit edildi. Başsavcılık bu şahısların yakalanmasına yönelik işlemlerin devam ettiğini bildirdi.
ADALET BAKANLIĞI OPERASYONUN DETAYLARINI AÇIKLADI
Öte yandan Adalet Bakanlığı, Büyük Birlik Partisi’nin merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki parti yöneticileri Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya, İHA Muhabiri İsmail Güneş ve Mustafa Kaya İstektepe’nin 25 Mart 2009’da meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmanın detaylarını paylaştı.
Soruşturma kapsamında, helikopterin kaza/kırıma uğraması ve sonrasında meydana gelen olaylara ilişkin Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından daha önce yürütülen soruşturmalar ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı mütalaası dikkate alınarak kapsamlı incelemeler yapıldığı kaydedildi.
"TASARLAYARAK KASTEN ÖLDÜRME" SUÇUNA YÖNELİK KUVVETLİ ŞÜPHE
Buna göre çalışmalar neticesinde olay günü olay mahallinde uçuş yaptığı tespit edilen askeri jet pilotları, olay yerine giden askeri helikopterin sözde kırıma uğraması sonrasında seçilerek gönderildiği değerlendirilen askeri kaza kırım ekibinde görevli personel, Muhsin Yazıcıoğlu’nun içerisinde bulunduğu helikopterin kırıma uğraması sonrasında olay yerinde görev yapan sivil kırım ekibinin, askeri kaza kırım ekibi ile birlikte hareket ederek cihazları söktüğü değerlendirilen personel, koordinat tespiti ile görevli Emniyet Genel Müdürlüğü personeli hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.
Bu kapsamda söz konusu kişilerin, Fetullahçı Silahlı Terör Örgütü faaliyetleri kapsamında, “tasarlayarak kasten öldürme” suçunu işlediklerine yönelik kuvvetli şüphenin varlığını gösteren somut deliller bulunduğunun tespit edildiği kaydedildi.
EVLERİNDEN CEPHANELİK ÇIKTI
Açıklamada, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, Ankara merkezli 10 ilde, bu sabah saat 05.00’te 27 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendiği ve 25 şüphelinin gözaltına alındığı hatırlatıldı.
Şüphelilerin ikametlerinde ve iş yerlerinde yapılan aramalarda 20 adet tabanca, 2.507 adet farklı çaplarda mermi, 35 adet şarjör, 2 adet av tüfeğinin ele geçirildiği bildirildi. Açıklamada, “Merhum Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği olaya ilişkin soruşturma; maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması, olayda sorumluluğu bulunan kişi ya da kişilerin tespit edilmesi ve hukuk önünde hesap vermelerinin sağlanması amacıyla titizlikle ve çok yönlü olarak devam etmektedir” denildi.
DESTİCİ'DEN AÇIKLAMA VAR
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009'da meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturmaya dair yazılı açıklama yaptı.
Destici, dosyanın, kamu vicdanında derin izler bıraktığını, milletin yıllardır tüm yönleriyle aydınlatılmasını beklediği en önemli dosyalardan biri olmayı sürdürdüğünü kaydetti.
Geçmişte soruşturmanın çeşitli aşamalarında dosyanın takipsizlikle sonuçlandırılmasına yönelik girişimlerde bulunulduğunu ifade eden Destici, partilerinin, ailelerin ve avukatların hukuki mücadelesi sayesinde dosyanın yeniden değerlendirmeye alındığını belirtti.
BBP Genel Başkanı Destici, soruşturmanın "her türlü spekülasyondan, dış müdahale iddialarından ve istismardan uzak, yalnızca hukuk ve deliller ekseninde yürütülmesinin" büyük önem taşıdığını kaydetti.
"ADALETİN GECİKMİŞ OLMASI, ONDAN VAZGEÇİLMESİNİ GEREKTİRMEZ"
Destici, "İnanıyoruz ki, yürütülmekte olan soruşturma, adil ve şeffaf bir yargılama neticesinde, maddi gerçek bütün açıklığıyla ortaya çıkacak, adalet yerini bulacak ve milletimizin vicdanını yıllardır meşgul eden bu dosya, hukuk devleti ilkelerine uygun şekilde nihayete erdirilecektir. Adaletin gecikmiş olması, ondan vazgeçilmesini gerektirmez. Temennimiz ve beklentimiz; hakikatin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması ve hukukun üstünlüğünün hiçbir istisnaya yer bırakmayacak şekilde tesis edilmesidir" ifadelerini kullandı.
Sürecin sonuna kadar hukuk içinde takipçisi olacaklarını vurgulayan Destici, "Temennimiz; maddi gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması, yıllardır cevap bekleyen tüm soru işaretlerinin hukuk çerçevesinde açıklığa kavuşturulması ve sorumluluğu bulunan herkes hakkında hukuk devletinin gereğinin eksiksiz yerine getirilmesidir" açıklamasını yaptı.