Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Eyüp Artvinli, iklim değişikliği eğitiminde yalnızca teorik bilginin yeterli olmadığını belirterek, uygulama boyutu güçlendirilen bir eğitimin çocukları gelecekte çevresel sorunlara karşı önlem alan yöneticilere dönüştüreceğini söyledi.
Üniversiteden araştırmacılar tarafından yapılan "İklim Değişikliği Eğitimi Türkiye'deki İlkokul ve Ortaokul Öğretim Programlarının Neresinde?" başlıklı çalışmanın sonuçları International Journal of Geography and Geography Education dergisinde yayımlandı.
Araştırmayla Türkiye’de ilk ve ortaokul öğretim programlarında ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Ortak Metni'nde iklim değişikliği içeriklerinin nasıl ele alındığı doküman incelemesi yöntemiyle analiz edildi.
Artvinli, AA muhabirine, iklim değişikliğinin artık çevre başlığı değil, ekosistemleri, ekonomiyi, toplumsal adaleti ve özellikle insan sağlığını etkileyen çok boyutlu bir kriz olduğunu söyledi.
İklim değişikliğinin geleceği de kapsayan bir problem olduğuna işaret eden Artvinli, bu nedenle eğitimin bu krize karşı toplumsal kapasiteyi geliştiren temel bir alan olması gerektiğini kaydetti.
Artvinli, iklim değişikliğinin bireyleri bilgi, beceri, tutum ve değer dünyasını doğrudan etkileyen bir olgu olduğunu aktardı.
Çalışmada, ilk ve ortaokul düzeyindeki öğretim programlarında iklim değişikliğinin nasıl yer aldığının incelendiğini anlatan Artvinli, şunları paylaştı:
"Artık çok disiplinli yaklaşım önemli, dolayısıyla iklim değişikliği tek bir derste öğretilemez. Her dersin sahip çıkması gereken bir olgu olduğu için de bir nitel doküman analiziyle bu makalede hayat bilgisi, fen bilimleri, sosyal bilgiler, ilkokul Türkçe, ortaokul Türkçe, insan hakları, vatandaşlık ve demokrasi dersi ile Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Ortak Metni'yle ilgili program bileşenlerini birlikte değerlendirdik. Bu analizi programların amaçlarına, öğrenme alanlarına ve öğrenme çıktıklarına, etkinlik örneklerine ve buna ilişkin açıklamalarda iklim değişikliğine nasıl yaklaşıldığına bakarak yürütmeye çalıştık."
Artvinli, çalışmada, bilgi, beceri, tutum, değer ve derslerin iklim değişikliğinden nasıl etkilendiğine dair değerlendirmeler yaptıklarının altını çizerek, söz konusu derslerde çevre bilinci, sürdürülebilirlik ve doğal kaynakların korunması temalarının ön plana çıkarıldığını ifade etti.
Çalışmada, disiplinler arası bütünleşmenin sorgulandığını da dile getiren Artvinli, uygulama boyutunun mutlaka güçlendirilmesi ve iklim adaletiyle uyum, risk azaltma, yeşil dönüşüm yaklaşımlarının daha açık şekilde programlara entegre edilmesinin gerektiğini bildirdi.
- Çocuklara erken yaşta verilen iklim bilgisi önemli
Artvinli, iklim değişikliği eğitiminin öğretim programlarında çoğunlukla dolaylı, parçalı, birbirinden kopuk bir yapıda yer aldığını belirterek, şöyle devam etti:
"Programlarda en görünür temalar çevre bilinci, sürdürülebilirlik ve doğal kaynakların korunması ve bunun altında da iklim değişikliğine kısaca vurgu yapılıyor. Buna karşılık iklim değişikliğinin bilimsel temelleri, neden-sonuç mekanizmaları yok. İklim değişikliği küresel bir olgu olmasına rağmen bu olgunun küresel sistem bağlantıları ele alınmıyor. Daha önemlisi önümüzdeki belki 15 ila 50 yılda çok büyük bir tartışma konusu olacak olan iklim adaleti gibi boyutlar yeterince derinleşmiyor. İklim değişikliğine vurgu konusu ilkokulda yok denecek kadar az, ortaokula geçtikçe biraz daha artıyor. Ama pedagoji 'Ne kadar erken yaşta bunlara vurgu yaparsanız, o kadar bilinçli nesil yetiştirirsiniz.' diyor. Halbuki liseye geçen çocuk birçok şekilde biçimlenmiştir, çevreye bakış açısını kazanmıştır. Onun davranış değişikliği son derece zordur."
Uluslararası programlarda iklim değişikliğinin bilgiden ziyade uygulama boyutunun ön planda olduğuna dikkati çeken Artvinli, gelişmiş eğitim sistemlerindeki bu gibi uygulama boyutunun Türkiye'deki müfredatlarda henüz olmadığını dile getirdi.
Artvinli, öğrencilerin toprak, hava ve su kirliliğinde bilgi noktasının farkında olduğunu ancak çevreyi kirletmeme yani beceri aşamasında yetersiz kaldığını vurguladı.
Öğrencilere sadece bilgi vermenin yeterli olmadığını, beceri ve eylem noktasında da kazanımlar sağlamalarına yardımcı olunması gerektiğine işaret eden Artvinli, "Dolayısıyla çocuklar sadece sınavda çıkacak teorik bilgiyi değil, o uygulamayı yapmaması gerektiğini öğretecek bir ders işlerse ve görürse, yarın ülkenin yöneticileri, sanayicileri, yerel yöneticileri, genel yöneticileri olduklarında da bu işlere karşı önlem alan bireylere dönüşürler diye düşünüyorum." şeklinde konuştu.