Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık basın bilgilendirme toplantısı düzenledi.
Gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Bakanlığın toplantı gündeminde, İngiltere'den C130-J tedarikinden, Mekke Savunma İttifakı'na; İsrail'in ihlallerinden, terörle mücadele ve hudut güvenliğine, envantere giren yeni silah sistemlerine yer verildi.
MSB'nin haftalık basın toplantısında yer alan diğer bir gündem maddesi ise Irak'ta yaşanan gelişmeler oldu.
ABD, dün yaptığı açıklamada Irak'tan tamamen çekildiğini duyurdu.
Irak'taki gelişmelerin memnuniyetle karşılandığını belirten MSB, Türkiye için diğer önemli bir konuya daha değindi.
Türkiye, 2015'te Musul'un kuzeydoğusundaki Başika bölgesinde bir askeri yerleşke kurmuştu.
Üssün kuruluş amacı, terör örgütüne karşı mücadelede eğitim vermekti.
Bölgede dönem dönem 600'e kadar Türk askerinin bulunduğu belirtilmişti.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, IRAK BAŞBAKANI İLE BİR ARAYA GELMİŞTİ
2024 yılında imzalanan Askeri, Güvenlik İşbirliği ve Terörle Mücadeleye Dair Mutabakat Zaptı kapsamında üste ortak eğitim ve iş birliği unsurları da öngörülmüştü.
Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali Falih ez-Zeydi, New York'ta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu vesilesiyle bir araya geldi.
Görüşmenin ardından yayımlanan ortak açıklamada, taraflar güvenlik iş birliğini derinleştirme konusunda mutabık kaldıklarını duyurdu.
"BAŞİKA YERLEŞKESİ IRAK'A TESLİM EDİLECEK"
MSB de bugün yaptığı açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 2015 yılından bu yana kullandığı Başika-Zilkan Yerleşkesi'nin kademeli olarak Iraklı makamlara teslim edileceğini bildirdi.
Devir işleminin, iki ülke arasında kararlaştırılan mekanizma ve zaman çizelgesi doğrultusunda gerçekleştirileceği vurgulandı.
"KARARLAŞTIRILAN ZAMAN ÇİZELGESİ DOĞRULTUSUNDA DEVREDİLECEK"
Bakanlık, açıklamasında şu sözleri kullandı:
"2015 yılından itibaren Iraklı makamların talebi üzerine DEAŞ terör örgütü ile mücadele kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından kullanılan Başika-Zilkan Yerleşkesi'nin, Merkezi Irak Hükümetinin Sincar'daki güvenlik uygulamalarının kaydettiği ilerleme çerçevesinde, kararlaştırılan mekanizma ve zaman çizelgesi doğrultusunda kademeli olarak Iraklı makamlara devredilmesi kararlaştırıldı.
TÜRKİYE VE IRAK ARASINDA İŞ BİRLİĞİ
Ülkemiz dün olduğu gibi bugün de bölgedeki güvenlik ortamı ve istikrarın sağlanmasında komşumuz Irak’ın yanındadır. Önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek temaslarda Türkiye ve Irak arasındaki askeri ve güvenlik iş birliğinin çok daha ileri bir seviyeye taşıyacak adımların atılması planlanmaktadır.
Irak Silahlı Kuvvetlerine ikili anlaşmalar çerçevesinde; askeri kapasitenin artırılması, terörle mücadelede tecrübe/uzmanlık paylaşımı, askeri eğitim, savunma sanayii iş birliği alanlarında destek vermeyi sürdüreceğiz."
ATİNA VE RUM YÖNETİMİNE UYARI
Toplantıda Atina ve Rum yönetimine yönelik çeşitli uyarılarda bulunuldu.
"Uluslararası hukuk uyarınca kıta sahanlığımızda icra edilecek her türlü kablo/boru döşeme veya bilimsel araştırma faaliyetlerinin kıyı devleti ol an ülkemizle önceden koordine edilmesi gerekmektedir." açıklamasını yapan Bakanlık, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de KKTC ile Libya ile imzaladığı Deniz Yetki Alanı Sınırlandırma Anlaşmaları'na atıfta bulundu.
"İZİNSİZ FAALİYETLERE İZİN VERİLMEYECEK"
Birleşmiş Milletler'e 2020 yılında deklare edilen kıta sahanlığına da dikkat çeken Milli Savunma Bakanlığı, şu açıklamayı yaptı:
"Kıyı devleti olmaktan kaynaklanan hak ve yetkileri çerçevesinde kıta sahanlığımızda izinsiz hiçbir faaliyete izin vermeyecektir."
GKRY'DE DÜZENLENEN GEÇİT TÖRENİ
Bakanlık, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde gerçekleşen askeri geçit töreninin ise yakından takip edildiğini bildirdi.
Açıklamada, Rum yönetiminin üçüncü ülkelerle gerçekleştirdiği iş birliklerinin Ada'daki hassas dengeleri ve güven ortamını olumsuz etkilediğine vurgu yapıldı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"GKRY ve Yunanistan tarafından gerçekleştirilen provokatif eylemlerin Ada’da karşılıklı güvenin tesisine yönelik çabalara katkı sağlamadığı, aksine gerginliği artırarak istikrar ortamına zarar verdiği açıktır.
Garantör ülke olarak, Kıbrıs Adası’nda adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesiyle mümkün olabileceğini tekrar ifade ediyoruz.
Ülkemiz, geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de Kıbrıs Türk halkının güvenlik, huzur ve refahının korunmasına yönelik gerekli tedbirleri KKTC makamlarıyla iş birliği içerisinde almaya devam edecektir."
MEKKE SAVUNMA İTTİFAKI
Mekke Savunma İttifakı çerçevesinde Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan genelkurmay başkanları, 25 Eylül'de Riyad'da bir araya gelmişti.
Bakanlık bu toplantıda üç ülkenin askeri alandaki iş birliğini daha da ileriye taşımayı ve askeri koordinasyon ile kabiliyet entegrasyonunu artırmanın yollarını görüştüğünü bildirdi. Açıklamada, "Caydırıcılık ve kolektif savunmayı güçlendirme konuları ele alınmıştır." denildi.
İNGİLTERE'DEN C130-J UÇAK ALIMI
Milli Savunma Bakanlığı, Birleşik Krallık'tan 12 adet C-130-J uçağının tedariki konusunda anlaşma imzalandığını da açıkladı.
Açıklamada, 12 adet uçağın, belirlenen takvim kapsamında Türkiye'ye getirileceği bildirildi.
Anlaşmaya göre ilk iki uçağın, aralık ayında teslim alınmasının planlandığı belirtildi.
"ULUSLARARASI TOPLUM, İSRAİL'E KARŞI CAYDIRICI TEDBİRLER ALMALI"
Bakanlık, İsrail'in Orta Doğu'daki gelişmeler kapsamında, İsrailli aşırılık yanlısı grupların, Mescid-i Aksa'ya düzenlediği baskınları reddettiklerini vurgulayarak, kutsal mekanları hedef alan ihlal ve provokasyonların bölgede gerilimi daha da körüklediğini, barış ve istikrar çabalarını baltaladığını belirtti.
İçlerinde masum bebeklerin, çocukların ve kadınların bulunduğu 74 bin Filistinlinin hayatını kaybetmesine, kalanlarının ise insanca yaşam haklarından mahrum bırakılmasına sebep olan İsrail'in, saldırılarını ve Batı Şeria'daki yerleşimci işgallerini en ağır şekliyle sürdürdüğünü dile getiren MSB, şu açıklamada bulundu:
"Filistin'de yaşananların son bulması için uluslararası vicdanların harekete geçmesi gerektiğinin önemini bir kez daha vurguluyor, İsrail'in uluslararası ve insani hukuku ihlal eden saldırıları karşısında, uluslararası toplumun caydırıcı tedbirler alması yönündeki çağrımızı yineliyoruz."