Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın desteğiyle yürütülen Türkiye'nin en büyük kentsel dönüşüm projelerinden biri kapsamında gerçekleştirilen çalışmalarla tarihi kemerin çevresindeki 20 bina ve 102 bağımsız bölüm kaldırıldı.
Böylece hem bölge sakinleri depreme dayanıklı yeni konutlarına taşınırken hem de uzun yıllar çevresindeki yapılaşma nedeniyle görünürlüğünü kaybeden Mimar Sinan'ın önemli eserlerinden biri yeniden gün yüzüne çıkarıldı.
Yaklaşık 50 bin metrekarelik alanda hayata geçirilen Avasköy Su Kemeri Vadisi'nde yapımı devam eden yürüyüş ve bisiklet yolları, dinlenme alanları ile ESKAFE Sosyal Tesisi'nde çalışmalar hız kazandı.
İstanbul'un su medeniyetini anlatacak Su Müzesi ve Çocuk Köyü'nün de bölgeye kazandırılması için çalışmalar sürüyor.
"Mimar Sinan'ın muhteşem eseri ortaya çıkmış oldu"
Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, Esenler'in tarih boyunca önemli su yolları üzerine kurulduğunu, ilçedeki su kemerleri ve su terazilerinin kentin tarihi hafızasının en önemli unsurları arasında yer aldığını söyledi.
Avasköy Su Kemeri'nin yıllar içinde bakımsız kaldığını ve çevresindeki yapılaşma nedeniyle görünmez hale geldiğini belirten Göksu, "Göreve geldikten sonra tarihi su kemerinin restorasyonuna başladık. Önce kemeri restore ettik. Daha sonra yapının etrafındaki binaları kaldırdık ve kemerin etrafını açtık. Mimar Sinan'ın muhteşem eseri ortaya çıkmış oldu." diye konuştu.
Göksu, tarihi yapının ortaya çıkarılmasının ardından yalnızca bir restorasyon gerçekleştirmekle yetinmediklerini, ilçenin suyla şekillenen geçmişini gelecek kuşaklara aktaracak kapsamlı bir kültür projesini de hayata geçirmeyi hedeflediklerini ifade etti.
Bu kapsamda Su Kemeri Vadisi'nin sosyal yaşam alanlarıyla zenginleştirildiğini anlatan Göksu, parkın büyük bölümünün tamamlandığını, Çocuk Köyü projesi ile Su Müzesi çalışmalarının ise sürdüğünü kaydetti.
Müzede sergilenecek objelerin temini konusunda önemli mesafe kat edildiğini dile getiren Göksu, "Biz bu şehrin hikayesini ve hafızasını bir müzede toplayalım dedik. Bir su müzesi inşa ederek hem bu tarihi birikime ev sahipliği yapalım hem tarihi birikimi hafızalarda unutulmadan tekrar güncelleyelim diye çalışmalarımıza başladık." dedi.
Göksu, Su Müzesi'nin yalnızca Esenler'e değil, İstanbul ve Türkiye'nin tamamına hitap edecek bir kültür merkezi olmasını hedeflediklerini aktararak, vadide tarihi miras ile sosyal yaşamın aynı alanda buluşacağını belirtti.
Müze binası, sosyal tesisler ve peyzaj çalışmalarının eş zamanlı devam ettiğini anlatan Göksu, bölgenin her yaştan insanın vakit geçirebileceği yaşayan bir merkeze dönüşeceğini söyledi.
"Esenler'in tarihi hafızasını öne çıkartarak burada yaşayan insanlara anlatmaya çalışıyoruz"
Göksu, Esenler'in Bizans ve Osmanlı dönemine dayanan eski bir yerleşim yeri olduğunu aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şehirler gelenekleriyle yaşarlar. İnsanlar yaşadığı şehrin hikayesini bilirlerse o hikayeyle kendini bütünleştirirler. Şehrin sonradan oluşturulan bir alandan ibaret olmadığını, burada bir hafıza, tarih olduğunu ve bunun tarihte çok şeylere şahitlik ettiğini bilirlerse yaşadığı şehre ait duyguları değişir. Duyguları değiştiği için duygu bütünleşmesi sağlarlar. Biz de Esenler'in tarihi hafızasını öne çıkartarak onu hatırlatarak burada yaşayan insanlara anlatmaya çalışıyoruz. Çünkü buralar göçle oluşmuş. 'Burası sadece sizin ikametinizin olduğu bir mekandan ibaret değil. Burası hikayesi olan, tarihe şahitlik etmiş bir yer. Siz bu tarihe şahitlik etmiş mekanda yaşıyorsunuz, buranın sakinisiniz. Ayak bastığınız topraklara dikkat edin, burası topraktan ibaret değil, hikayesi olan bir hayatın parçası' demeye çalışıyoruz."
İlçedeki tarihi mirası ortaya çıkarmaya yönelik çalışmaların devam ettiğini belirten Göksu, ikinci bir su kemerinin restorasyonuna başlanacağını, farklı noktalardaki su terazileri ile tarihi çeşmelerin çevresinin açılarak görünür hale getirileceğini dile getirdi.
Tamamlanan tarihi tabur binasının restorasyonuyla oluşturulan kütüphanenin de kısa süre içinde hizmete açılacağını bildiren Göksu, Davutpaşa Kışlası'ndaki tarihi hamam, Otağ-ı Hümayun ve diğer tarihi yapıların da restore edilerek kent yaşamına kazandırıldığını sözlerine ekledi.