Mikdat Kadıoğlu'ndan İstanbul'a Kırmızı Alarm!

İstanbul, Temmuz ayının ilk günlerine termometrelerin ötesinde, vücudu doğrudan tehdit eden sinsi bir hava dalgasıyla adım atıyor.

SuperHaber yazarı ve İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, İstanbul için kritik bir "sinsi afet" uyarısı yaptı. SuperHaber'den Azize Tiktaş'ın sorularını yanıtlayan Kadıoğlu, termometrelerin 32 dereceyi göstereceğini ancak nem yüzünden vücudun 40-42 dereceleri hissedeceğini belirterek, "Bu afet deprem gibi yıkmaz ama Avrupa'daki gibi can alır" dedi.

İstanbul, Temmuz ayının ilk günlerine termometrelerin ötesinde, vücudu doğrudan tehdit eden sinsi bir hava dalgasıyla adım atıyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) 30 Haziran 2026 tarihli güncel verilerine göre megakent, yüksek nem ve sıcaklığın birleştiği tehlikeli bir sürecin eşiğinde.

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz ünlü meteoroloji uzmanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, SuperHaber Haber Müdür Azize Tiktaş'ın sorularını yanıtladı.

Kadıoğlu, 1-2 Temmuz tarihlerine dikkat çekerek İstanbulluları uyardı ve bu durumu "sessiz/sinsi afet" olarak nitelendirdi.

İşte Mikdat Kadıoğlu'nun SuperHaber'den Azize Tiktaş'ın sorularına verdiği cevaplar:

"DEPREM GİBİ YIKMAZ, SEL GİBİ SÜRÜKLEMEZ AMA SESSİZCE CAN ALIR!"

1) "İstanbul yarın gizli bir afet mi yaşayacak?"

"Kısmen evet — ve "gizli" kelimesi çok yerinde. MGM'ye göre yarın (Çarşamba, 1 Temmuz) termometre en yüksek 33°C yazacak; ama yüksek nem yüzünden vücudun hissettiği sıcaklık (Humidex) yaklaşık 42°C'ye çıkacak ve 40°C tehlike eşiğini aşacak. En kritik günler 1-2 Temmuz; 3 Temmuz'dan itibaren değerler geriliyor, hafta sonu yağışla birlikte en yüksek 29°C'ye iniyor. Ekteki görselde bunu net görüyorsunuz: gri çubuk termometreyi, renkli çubuk hissedileni gösteriyor; kırmızı kesikli "40°C tehlike" çizgisini ilk iki gün aşıyor.

Neden tehlikeli? Hava nemliyken ter buharlaşamaz, vücut kendini soğutamaz. Bu afet deprem gibi yıkmaz, sel gibi sürüklemez; bu yüzden ben buna "sessiz/sinsi afet" diyorum. Avrupa'da görüldüğü gibi en çok can alan meteorolojik olay sıcak hava dalgalarıdır. Riski en yüksek olanlar: 65 yaş üstü, kalp-damar ve solunum hastaları, bebekler, açık havada çalışanlar. Kayıplar sokakta değil, çoğunlukla klimasız evlerde, sessizce olur.

Not: Küresel hava modelleri (ECMWF) bu hafta MGM'den --2-3°C daha serin (hissedilen tepe ~37°C). Resmi uyarı için tek yetkili kaynak MGM'dir."

İSTANBUL'UN YENİ NORMALI 40 DERECE Mİ?

2) "40 derecelik hissedilen sıcaklık İstanbul'un kalıcı 'yeni normali' mi?"

"Eğilim ne yazık ki o yönde. Bu hafta hissedilen sıcaklık yalnızca 1-2 Temmuz'da 40°C'ye ulaşıyor; yani henüz "her gün" anlamında kalıcı değil. Ama değişen üç şey var: küresel ısınma tabanı yukarı çekiyor; beton-asfaltın oluşturduğu kent ısı adası şehri geceleri bile 4-6°C daha sıcak tutuyor; ve tropikal geceler (gece 20°C'nin altına inmeyen geceler) artıyor. Yani 40°C hissedilen artık istisna değil; sıklığı ve süresi belirgin biçimde artan, her yaz tekrarlayan bir manzaraya dönüşüyor."

AVRUPA'YI KAVURAN "ISI KUBBESİ" BİZE DE SIÇRADI

3) "Avrupa'yı vuran ölümcül sıcak hava dalgası Türkiye'ye mi taşınıyor?"

"Aynı büyük sistemin parçasıyız — ama birebir kopyası değiliz. Avrupa'yı kavuran şey, kıtanın üzerine oturan dev bir "ısı kubbesi" (yüksek basınç) ve hava akımlarını kilitleyen bloklama desenidir. Basın ve WHO raporlarına göre Almanya 41,7°C, Çekya 41,1°C ile rekor kırdı; WHO 21 Haziran'dan beri Avrupa'da 1.300'ü aşkın, yalnız Fransa'da ~1.000 fazladan ölüm bildirdi. Bu sistem Balkanlar üzerinden salınarak Türkiye'ye sıcak hava taşıyor. Farkımız şu: Orta Avrupa'da sorun "kuru ve aşırı yüksek sıcaklık"; İstanbul'da ise "orta sıcaklık + yüksek nem" birleşimi. Görselde görüldüğü gibi termometre tek başına "aşırı dikkat" düzeyindeyken, nem hissedileni ilk iki gün "tehlike" (kırmızı) bandına itiyor. Sağlık açısından sonuç benzer derecede yorucudur."

"NORMAL YAZ" KAVRAMI BİTTİ: YAZ MEVSİMİ 5 AYA UZADI!

4) "Normal yaz kavramını unuttuk mu? 5-10 yılda yazlar yaşanmaz mı olacak?"

"Normal yaz" tanımını yavaş yavaş yeniden yazıyoruz. Termometrenin mevsim normalinin sürekli üzerinde seyretmesi, mevsim sınırlarının kaydığının işaretidir. Eskiden sıcaklar Temmuz-Ağustos'a sıkışırdı; artık sıcak hava dalgaları Mayıs sonunda başlayıp Eylül'e sarkıyor, yaz pratikte 4-5 aya doğru genişliyor. Önümüzdeki 5-10 yılda İstanbul için beklentim: daha çok tropikal gece, daha uzun ve daha sık sıcak hava dalgası, daha yüksek hissedilen tepe değerler.

Ama "yaşanmaz olacak mı?" sorusunun cevabı bize bağlı. Tehlikeyi yöneten şehirler yaşanabilir kalır: yeşil alan ve gölgeyi artırmak, serin kamusal "serinleme merkezleri" açmak, erken uyarı ve sıcak hava dalgası eylem planları kurmak, yalnız yaşayan yaşlı ve hastaları önceden belirlemek gerekir. Gelecek kaderimiz değil, bugünkü tercihlerimizin sonucudur.

Halk için tek cümle: "Çarşamba-Perşembe termometre 31-33°C yazsa da nem yüzünden vücudunuz 40°C'ye varan sıcaklık hissedecek; bu yıkmayan ama can alabilen sessiz bir tehlikedir. Bol su için, 10.00-16.00 arası güneşten kaçının, yalnız yaşayan yaşlıları arayın."

https://x.com/ngazetecom

https://www.instagram.com/ngazeteofficial/

https://www.instagram.com/nuraybasarantv/

https://www.youtube.com/@Ngazetehaber/videos

https://www.youtube.com/@nuraybasarantv

https://www.facebook.com/share/1HW3HWKcMg/

https://www.facebook.com/profile.php?id=61590534251658

https://www.linkedin.com/in/n-gazete-a1956b308/?skipRedirect=true

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri