Metro Türkiye, Türk mutfağının yerel değerlerini korumak ve geleceğe taşımak amacıyla hayata geçirdiği "Yerelin İzinde" projesinin onuncu durağında coğrafi işaret tescilli Ayvalık zeytinyağının izini sürdü.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin ilk coğrafi işaret tescilli zeytinyağı olan Ayvalık zeytinyağının hikayesi, ilham dolu bir lezzet yolculuğu ile başladı.
Metro Türkiye "Yerelin İzinde" projesiyle, yerel ürünleri tanıtırken üreticisi için ekonomik değer yaratılmasını, profesyonel mutfaklarda daha fazla karşılık bulmasını ve yeni kuşaklara taşınmasını da hedefliyor.
Ayvalık zeytinyağının izini süren gastronomi yolculuğunda ilk olarak L'Arancia'da düzenlenen tadım yemeğinde şef Çiğdem Seferoğlu'nun Ayvalık zeytinyağı odağında hazırladığı özel lezzetler deneyimlendi.
Yöresel ürünlerin ve yerel mutfak kültürünün öne çıktığı menü, Ayvalık zeytinyağının farklı kullanım biçimlerini ortaya koydu. İlk tabakta Metro Chef Naturel Sızma Ayvalık zeytinyağı, taze süt loru ve karakovan balıyla doğrudan tadılırken, Ege otlarında yeşil aromaları birbirine bağlayan temel unsur olarak kullanıldı.
Menü ilerledikçe Kuzey Ege'nin deniz ürünleri öne çıktı. Kakavia, domatesli midye salma ve asma yaprağına sarılı sardalya, bölgenin balık, ot, domates, koruk ve baharat hafızasını çağdaş bir menü kurgusunda bir araya getirdi.
Finalde ise zeytinyağı, alışılmış kullanımlarının dışına çıkarak tatlı bir lezzete dönüştü. Erken hasat zeytinyağı; portakal, deniz tuzu, alyanak zeytin şekerlemesi ve biberiyeyle hazırlanan parfede menünün son lezzet katmanını oluşturdu.
Kahvaltının ardından katılımcılar, zeytin hasadına eşlik etti. Hem modern hem de geleneksel yöntemlerle toplanan zeytinlerin üretimhaneye götürülmesiyle, zeytinin temizlenmesinden sıkım ve ayrıştırma aşamalarına uzanan süreç yerinde gözlemlendi. Üretim sürecinde doğru hasat zamanının, zeytinlerin hızlı biçimde üretimhaneye ulaştırılmasının ve aynı gün sıkılmasının ürün kalitesi açısından taşıdığı önem ise yeni sıkılmış taze ve filtresiz zeytinyağının tadılmasıyla yerinde deneyimlendi.
- "Ülkemizde coğrafi işaret tescili alan ilk zeytinyağı oldu"
Açıklamada etkinlikteki görüşlerine yer verilen Metro Türkiye Gıda Kategori Grup Müdürü Ekrem Altın, mutfak kültürünün sürdürülebilirliğini sağlamak için öncelikle yerel tariflerin temelini oluşturan ürünlerin sürdürülebilirliğini sağlamak gerektiğini belirtti.
2022'de başladıkları ve bugün onuncu durağında bir araya gelinen "Yerelin İzinde" projesiyle mutfak kültürünün temel taşları olan yerel ürünlerin topraktan tabağa tüm hikayesine tanık olduklarını, üreticilerle konuştuklarını ve ürünleri şeflerin ilham verici yorumlarıyla deneyimlediklerini aktaran Altın, "Yalnızca ürünü değil, arkasındaki coğrafyayı, üretim bilgisini ve emeği görünür kılıyoruz. Son durağımızda en önemli değerlerimizden biri olan Ayvalık zeytinyağının izini sürdük. Ayvalık zeytinyağı, 2006 yılında ülkemizde coğrafi işaret tescili alan ilk zeytinyağı oldu. Onu bu kadar özel kılan ise coğrafyası, zeytinlerin hasat edildiği toprakların asırlık karakteriyle gelen meyvemsi aroması ve bununla birlikte soğuk sıkım uygulaması." ifadelerini kullandı.
Altın, bu lezzet mirasının daha çok tanınması, mutfaklarda yer edinmesi ve böylece geleceğe taşınmasını istediklerini kaydederek, zeytinyağının gıda güvenliği açısından en hassas ürünlerden biri olduğunu vurguladı.
Taklit ve tağşişe karşı tavizsiz bir tutum sergilediklerini ve tüm süreçlerde sıkı bir denetim uyguladıklarını vurgulayan Altın, "Sadece analiz sonuçları uygun olan Ayvalık zeytinyağını tüketicilerle buluşturuyoruz. Ülkemizin yerel değerlerini yaşatabilmek için kalitesini ve güvenilirliğini de korumak, çok kritik bir sorumluluk." değerlendirmesinde bulundu.
Şef Çiğdem Seferoğlu da Metro'nun "Yerelin İzinde" projesinin ürünü kaynağında tanıyan, üreticinin emeğini destekleyen ve coğrafi işaretleri yaşatarak bölgesel kalkınmaya katkı sunan yaklaşımının, kendisinin mutfak felsefesiyle güçlü biçimde örtüştüğünü aktardı.
Bir ürünün geleceğe taşınmasının, yalnızca reçetelerde yer almasıyla değil, ait olduğu coğrafya, üretim kültürü ve onu var eden insanlarla birlikte korunmasıyla mümkün olduğunu kaydeden Seferoğlu, "Bu menüyü hazırlarken merkezimize, Ayvalık'ın toprağını, iklimini ve üretim hafızasını taşıyan oğrafi işaret tescilli Ayvalık zeytinyağını aldıkc. Bölgenin Ege, Rum ve Girit mutfaklarından izler taşıyan çok kültürlü yapısından, denizinden, otlarından ve yerel ürünlerinden ilham aldık. " ifadelerini kullandı.
Seferoğlu, zeytinyağını kimi tabakta olduğu gibi tattırdıklarını, kimi tabakta otlarla ve deniz ürünleriyle buluşturduklarını, finaldeyse portakal ve deniz tuzuyla tatlının içine taşıdıklarını belirtti.
Her tabakta Ayvalık'ın zengin gastronomik mirasını bugünün mutfak diliyle anlatmak istediklerini belirten Seferoğlu, "Hasada katılmak, yeni sıkılmış yağı üretildiği yerde tatmak ve yerel mutfakla birlikte işlemek menünün Ayvalık'la bağını daha da güçlendirdi." değerlendirmesinde bulundu.