"Yapamazsın, beceremezsin" diyenlere aldırmadan ailesinin yaşadığı köye dönen Er, kömürlükten başladığı hayvancılık serüvenini kendi çiftliğine taşıdı. Bugün 18 büyükbaş hayvanıyla üretim yapan genç girişimci, "Heidi'nin dağlara kaçtığı gibi biz de buraya kaçtık ve çok memnunuz" dedi.
Çorum'da hayalini gerçekleştirmek için memurluktan istifa eden genç girişimci, köyde kurduğu çiftlikte hayvancılık yapıyor. "Yapamazsın" diyenlere aldırış etmeyen genç girişimci, 3 yıldır hayvancılığı büyük aşkla yaptığını dile getirdi.
Çorum'da yaşayan 30 yaşındaki Esat Er, 3 yıl önce memur olarak görev yaptığı hastanedeki sekreterlik görevinden istifa etti. Çocukluk hayalini gerçekleştirmek isteyen Er, ailesinin yaşadığı Çorum'daki Köprüalan köyünde kendi çiftliğini kurdu. Yaklaşık 3 yıl önce ahıra çevirdiği kömürlükte üretime başlayan Er, şimdi kurduğu çiftlikteki 18 büyükbaş hayvana ulaştı. Anne ve babasıyla birlikte her gün hayvanlarının bakımını yapan Er, işini büyük bir aşkla yapıyor. Bu kararı aldığında çevresindeki herkesin kendisine bu işi yapamayacağını söylediğini belirten Er, eleştirilere aldırış etmeden çalıştığını ve çiftliğini geliştirmek için çabaladığını dile getirdi.
"BU BENİM KESİNLİKLE ÇOCUKLUK HAYALİMDİ"
Hayvancılığı çok sevdiğini belirten Esat Er, "İnsanlarla uğraşması bana artık zor gelmeye başlamıştı. İçimde bir yerlere kaçma, bir şeyler yapma ve üretme isteği vardı. Kendi işimi bıraktım. Pandemi de bu sürece vesile oldu. İyi ki bu işe atılmışım. Genç bir girişimci olarak ülkeme hizmet etmekten gurur duyuyorum. Hayvanları gördüğüm zaman sürekli onlarla uğraşma isteğim vardı ama okul ve şartlar nedeniyle imkan olmamıştı. Bu benim kesinlikle çocukluk hayalimdi. Her yerde de 'hayalim gerçek oldu' diye gururla söylerim. İnsanlar başlarda tepki gösterse de ben şu an hayalimi yaşıyorum ve bunun mutluluğu bana yetiyor" dedi.
"BEN HAYVAN BAKMAYA KÖMÜRLÜKTE BAŞLADIM"
Sektöre girerken hem maddi hem de manevi zorluklar yaşadığını vurgulayan Er, "İlk önce bir yerinizin olması lazım. Bu yeri yapmak için de maddi imkan gerekiyor. Manevi açıdan da işe çok eksik başladık. 'Yapamazsın, beceremezsin, bilmediğin sektöre giriyorsun, herkes batıyor' dediler. Nasıl bir işe atıldığımızı tam bilmeyerek girdik ama içimizdeki hayvan sevgisiyle her şeyin üstesinden geldik. Ben hayvan bakmaya odunlukta, kömürlükte başladım. Hamdolsun şu an kendimize ait bir çiftliğimiz oldu. Bu süreçte anne ve babamın etkisi çok yüksek. Ben olmadığım zaman yardıma geliyorlar, maddi açıdan destek oluyorlar" diye konuştu.
"DAĞLARA KAÇTIĞI GİBİ BİZ DE BURAYA KAÇTIK"
Üretimin önemine dikkat çeken ve gençlere çağrıda bulunan Er, "Başlangıçta 25 hayvanım vardı. Tesisimize yatırım yapmak için hayvanların bir kısmını sattım ve şu an 18 hayvanım kaldı. Allah sağlık verdiği sürece biz burada mutluyuz. Heidi'nin dağlara kaçtığı gibi biz de buraya kaçtık ve çok memnunuz. İleride bütün insanların bir kaçış noktası olarak kendi köylerine döneceğini düşünüyorum. Memleketimiz ve toplumumuz için üretmemiz lazım. Üretmediğimiz zaman biteriz. Bu yüzden gençlerin de bu işi yapmasını, üretime katılmasını ciddi manada çok istiyorum" şeklinde ifade etti.