Meclis önünde barikat! Ahmet Davutoğlu'na İzin vermediler

Gelecek Partisi Genel Başkanı ve eski başbakan Ahmet Davutoğlu, Meclis kapısında açıklama yapacağını duyurdu. Ancak açıklama öncesi polis Meclis kapısı önüne barikat kurarak açıklama yapılmasına izin vermedi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu,  İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun iddiaları ve siyaset-mafya-medya ilişkisi hakkında bugün saat 15.00 TBMM Çankaya kapısında basın açıklaması yapacağını duyurdu. Ancak açıklama öncesi polis Meclis kapısı önüne barikat kurarak açıklama yapılmasına izin vermedi. Bunun üzerine partililer açıklama yapmak isteyince kısa süreli arbede yaşandı.

“HANGİ KANUNA GÖRE TOPLANDI?”

Tartışma sırasında emniyet yetkilileri 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nu hatırlatarak, “Siyasi Partiler Kanunu’na göre siyasi partinizde yapabilirsiniz, burada yapamazsınız” derken, Gelecek Partililer ise “iki hafta önce burada 10 binler toplandı, hangi kanuna göre toplandı? Ben bildirimde bulunmak zorunda değilim. Basın açıklaması yapmak için izne de gerek yok, bildirime de gerek yok. Anayasada ilgili hükümler açıktır” dedi.

Yaşanan gerginlik üzerine Gelecek Partililer alkışlarla durumu protesto etti. Ahmet Davutoğlu, polisin engellemeleri üzerine farklı bir noktada basın açıklamasını gerçekleştirdi. Davutoğlu ve beraberindekilerin temiz siyasete dikkat çekmek için beyaz gömlek giydiği görüldü.

“KARŞILAŞTIĞIMIZ TAVIR VE TUTUM MECLİSİN İTİBARINA YAKIŞMADI”

Davutoğlu’nun konuşmasının satır başlıkları şu şekilde:

*TBMM milletimizin vicdanı milletimizin iradesinin makamıdır. Son günlerde yapılan tartışmalar bağlamında biz Gelecek Partisi olarak burada düşüncelerimizi ifade etmek üzere geldik.

*Ben  TBMM’ye milletvekili olarak, bakan olarak, başbakan olarak geldim. Milletin iradesinin tecelli makamı olan TBMM’ye bu kez Gelecek Partili yetkililerinden oluşan heyetle gelirken karşılaştığımız tavır ve tutum açıkçası milletimizin Meclisi’nin itibarına yakışmadı.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ HİÇ BİR ŞAHSIN TEKELİNDE DEĞİLDİR”

*Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve devlet kavramının kendisi hiç kimsenin, hiç bir şahsın hiç bir siyasi grubun tekelinde değildir. Hiçbir legal ve ilegal yapı kendilerini devletin yerine koyarak hüküm veremez, yorum yapamaz ve devlet demokratik hukuk ilkeleri dışında temsil edilemez.

*Demokrasilerde devlet milletin örgütlenmiş iradesidir. Milletin şahs-ı manevisidir. Devleti hiç bir siyasi lider, hiç bir siyasi grup, her ne gerekçeyle olursa olsun kendi şahsında temsil ettiği iddiasında bulunamaz ve devlet adına konuşamaz. Devlet adına konuşacak bir kurum varsa bu sadece bu devletin kurucu makamı olan TBMM’dir.

“CUMHURBAŞKANI NET İFADELERLE BİR SAVUNMADA BULUNMADILAR”

*Biz Gelecek Partisi olarak bugün  TBMM’de temsil edilmemiş olmakla birlikte milletimizin şahs-ı manevisinin tecelli ettiği bu yüce Meclis’in huzurunda milletimize gür bir sesle haykırıyoruz.

*Son günlerde, son haftalarda milletin vicdanını ve devletin itibarını derinden sarsan gelişmeler yaşanıyor. Bir organize suç örgütü lideri yurtdışından yaptığı açıklamalarla çok ağır ithamlar, içinde intihar, cinayet ve  kokain ticareti olmak üzere ağır ithamlarla bazı devlet yetkililerini suçlarken, bugün 25’inci gün sayın Cumhurbaşkanı ve devlet yetkilileri kamuoyuna çıkıp açık ve net ifadelerle bir savunmada bulunmamışlardır.

*Sayın İçişleri Bakanı, iki televizyon kanalında yaptığı açıklamalarda ise kendisine yönelik itham ve iddialara cevap vermek yerine Türkiye Cumhuriyeti’nin 26. Başbakanı olarak bana, Gelecek Partisi kadrolarına ve dahası da bugün iktidarda bulunan iktidar yetkililerine de  açık itham ve hakaretlerde bulunmuştur.

“ŞAİBE GİDEREK ARTMIŞTIR”

*Bugün biz TBMM’ye gelerek devletimizin itibarını ve milletimizin vicdanını zedeleyen bu gelişmeler karşısındaki tutumumuzu açık ve net bir dille ifade etmek istiyoruz. Buradan sayın İçişleri Bakanın bu açıklamalar sonrasında sayın Cumhurbaşkanı, sayın Bahçeli ve  Perinçek’in ifadelerine dayanarak  bugün sayın İçişleri Bakanını sahiplenmeye gitmiştir.

*Sayın Cumhurbaşkanı eğer İçişleri Bakanının suçsuz olduğuna inanıyorsa bunu ilk günde ifade etmeliydi, ilk günde olayları açıklığa kavuşturmalıydı. 25 gün sükut ettikten sonra bugün bu şekilde bir  sahiplenme devlet üzerindeki oluşmuş şaibeyi gidermek yerine arttırmıştır.

“BÜTÜN YETKİLİLERE VE BÜTÜN SİYASİ LİDERLERE ÇAĞRIDA BULUNUYORUZ”

*Bugün burada aziz milletimize, sayın Cumhurbaşkanına bütün yetkililere ve bütün siyasi liderlere çağrıda bulunuyoruz. Gün millet vicdanını harekete geçirme günüdür. Gün devlet itibarını yeniden kazandırma günüdür. Gün demokrasiyi ayakları üstünde yeniden inşa etme günüdür. Bunun için geçtiğimiz hafta ilan ettiğimiz 7 acil eylem adımı mutlaka atılmalıdır.

1- Bütün bu iddialar ve ithamlar karşısında milletin nihai iradesinin tecelligahı olan TBMM’de araştırma ve soruşturma komisyonları oluşturulmalıdır.

2 -Hakim teminatıyla desteklenmiş Cumhuriyet Başsavcıları derhal harekete geçerek devletin itibarına yönelik bu açık saldırılar karşısında bütün iddialar konusunda derhal soruşturma başlatmalıdır.

3- Bu soruşturmaların selameti açısından başta İçişleri Bakanı olmak üzere iddialara muhatap olan bütün yetkililer derhal istifa etmelidir, istifa etmezlerse Cumhurbaşkanı tarafından azledilmelidirler.

4- Bütün devlet yapılarına çöreklenmiş, parelel ve ilegal yapıların hangi adda ve kimlikte olursa olsun meşruiyetini ve milletten almamış olan her türlü yapının devletten temizlenmesi ve bütün mafya ev ilegal yapı örgütlerinin bağlantılarının yok edilmesi için bir temiz eller operasyonu başlatılmalıdır.

5- Bu çalışmalar sürerken daha önce devlet görevinde bulunmuş ve yetkinliğiyle kendisin ispat etmiş şahıslardan oluşan bir inceleme heyeti oluşturulmalı ve devlet yapısına dönük kapsamlı bir inceleme gerçekleştirilmelidir.

6- Bütün bu süreçte başka Yalıkavak Marina olmak üzere şu veya bu gerekçeyle en konmuş ve birtakım örgütler tarafından kullanıldığı artık ayan beyan belli olan bütün süreçlerde ekonomik ve hukuki işlemler olmamış kabul edilerek bu işlemler yürürlükten kaldırılmalı bütün bu yapılar Türk milletinin malı olarak T.C. hazinesine devredilmelidir.

7- Bizim pazartesi gününden bu yana başlattığımız temiz siyaset hareketinin bir devamı olarak  bir temiz siyaset devriminin gerektirdiği bütün adımlar atılmalıdır. Siyasi ahlak yasası çıkarılmalıdır. İmar yasası çıkarılmalıdır. Siyasetin finansmanı yasası çıkarılmalıdır. İhale yayası tümüyle gözden geçirilmelidir. Ve milletvekillerinin, siyasilerin bütün davranışlarının ekonomik bir rant elde etmek amacına dönük olmaması için gerekli teminatlar  sağlanmalıdır.

“KURTLAR SOFRASINA YEM ETMEYECEĞİZ”

*Hiç bir şekilde karamsarlığa kapılmayınız. Milletimizin vicdanından, devletimizin itibarından ve demokrasimizin değerlerinden küçük bir zümrenin sizleri ve ülkemizin iklimini esir almasına asla izin vermeyeceğiz.

*Buradan sizlere bir kez daha sesleniyoruz. Biz beyaz gömleklerimizle birlikte  temiz siyaset hareketimizi başlatıyoruz. Hiç kimse karamsarlığa kapılmamalıdır. Geleceğimiz bu günlerden çok daha parlak olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve aziz şehitlerin bize emaneti olan bu ülkeyi, bu ülkenin bir karış toprağını, her hangi bir makamını, her hangi bir kurumunu asla kurtlar sofrasına yem etmeyeceğiz.

*Ne tür engellerle karşılaşırsak karşılaşalım onurlu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak sonuna kadar bu mücadeleyi vermeye azimliyiz, kararlıyız.

ALKIŞLAR VE SLOGANLARLA UĞURLANDI

Davutoğlu açıklamanın ardından alandan ayrılırken, vatandaşların ve partililerin alkışları ve sloganlarıyla uğurlandı. Parti otobüsünün kapısından vatandaşları selamlayan Davutoğlu, “Bundan herkes emin olsun, Hakkari’den Edirne’ye kadar, Ardahan’dan Muğla’ya kadar her bir vatan parçasında temiz siyaseti temsil edeceğiz. Bu milletin kaynaklarını 3-5 rantçıya teslim etmeyeceğiz. Hiç bir şaibeli işe göz yummayacağız ve yumdurmayacağız” dedi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Siyaset Haberleri