İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında, dün dikkat çekici bir gelişme yaşandı.
Kamuoyunda 'Manifest' olarak bilinen müzik grubunun kurucusu ve menajeri Tolga Akış İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alındı.
3 AYRI SUÇLAMA İLE SORUŞTURMA
Akış hakkında; müstehcenlik, uyuşturucu madde kullanma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçları kapsamında soruşturma yürütüldüğü öğrenildi.
EVİNDE ALTIN, PARA VE SENETLER BULUNDU
Gözaltı işlemleri gerçekleştirilirken Akış'ın evinde arama da yapıldı.
Şüphelinin evinde gerçekleştirilen aramada altın, TL ve döviz cinsi para ile 10 milyon lira değerinde senet bulundu.
SAVCILIĞA İFADE VERDİ
Emniyetteki işlemleri tamamlanan Akış'ın, adliyeye sevk ediliği öğrenildi.
Akış'ın adliyedeki işlemleri kapsamında savcılığa ifade vermesi bekleniyor.
Savcılıktaki ifade işlemleri tamamlanan Akış, 'Müstehcenlik' suçundan tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.
Savcılığın sevk yazısında, Tolga Akış’ın çeşitli tarihlerde grubun konserlerini organize ettiği ve Manifest'in faaliyetlerinden sorumlu olduğu belirtildi.
TUTUKLANDI
Sevk yazısında, grubun faaliyetleri kapsamında yapılan bazı paylaşımların geniş kitlelere ulaştığı ve çocukların herhangi bir filtreleme mekanizması olmaksızın bu içeriklere erişebildiği değerlendirmesine yer verildi.
Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen Tolga Akış, 'Müstehcen yayına aracolık etmek' suçlamasıyla tutuklandı.
İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Öte yandan Tolga Akış'ın savcılıkta verdiği ifadeye de ulaşıldı.
Akış, ifadesinde şunları kaydetti:
“Manifest isimli müzik grubunun kurucusuyum. Söz konusu müzik grubundaki kadınları Big Five Türkiye isimli yarışmada seçtim. Söz konusu yarışma Youtube'da da devam etmektedir. Hesaplarım ayrıntılı olarak incelendiğinde yurt dışı olarak sorduğunuz ülkelerden sadece iki yerden para gelmektedir.
Bunlardan biri Youtube adlı sosyal medya uygulamasından ve müzik servisleri (Spotify, Apple vb) yerlerinden para gelmektedir. Mesut Adlin ve Zeynep Sürmeli (Zeybik) isimli kişileri tanırım.
Mesut Adlin ile yaklaşık 1 yıl önce birkaç kez projelerimizde fotoğrafçı olarak çalışmasından dolayı tanırım. Kendisinin son projesi de Manifest'in fotoğraflarını çekmek olmuştu. Mesut Adlin'in daha sonradan birkaç kadın ile taciz iddiaları ortaya çıkınca kendisiyle çalışmak istemedik.”
"YAZIŞMALAR TAMAMEN MİZAH AMAÇLIDIR"
“Bunu da sosyal medyada açıkladık. Bizim sosyal medya açıklamamızdan sonra mağdur kadınlar seslerini daha güçlü bir şekilde ifade etmeye başladılar. Ve bu süreçten sonra Mesut Adlin iş bulmakta zorlandı ve bunun karşılığında bana karşı kin beslemeye başladı.
Ve bu şekilde hareket etmeye devam etti. Sormuş olduğunuz sosyal medyada paylaşılan yazışmalar eşim Gizem Akış ile Zeynep Sürmeli ve Mesut Adlin arasındaki yazışmalardır. Söz konusu yazışmalar tamamen mizah amaçlı olup gerçeği yansıtmamaktadır.”
"GRUBUN DANS FİGÜRLERİ BENİM YÖNETİMİMDE GERÇEKLEŞMEDİ"
“Mesut Adlin bu yazışmaları beni ve grubumu itibarsızlaştırmak için kullanmıştır. Bu yazışmalar incelendiğinde üzerinden yaklaşık 1-2 yıl geçmiş olduğu ortaya çıkacaktır. Söz konusu yazışmalar Mesut Adlin tarafından sohbetin devamı tam olarak paylaşılmadan algı yaratacak şekilde paylaşılmıştır.
06/09/2025 tarihinde Küçükçiftlikparkı'nda gerçekleşen daha sonra Manifest grubunun üyesi olan yedi kişinin yargılandığı ve TCK 225/1 maddesince ceza aldığı soruşturma ve kovuşturma dosyasında ben şüpheli değildim. Buradaki grubun dans figürleri benim yönetimimde gerçekleşmedi.”
"GELİRİN YÜZDE 60'I MANİFEST KIZLARINA EŞİT BİR ŞEKİLDE DAĞITILMIŞTIR"
“Herhangi bir şekilde benim sorumluluğum söz konusu değildir. Basında çıkan haberler ile ilgili bilgi vermek istiyorum. Söz konusu Manifest grubu ile iş ilişkisindeki menajerlik gelir paylaşım oranları yüzde 60 Manifest kızlarına eşit miktarda dağıtılırken yüzde 40'lık kısmı ise şirketin Manifest proje giderlerine ayrılmaktadır. Basında çıkan bu haberler yanlıştır. Basında çıkan grup üyelerinin başka insanlar ile görüşmelerinin yasaklandığı iddiası da yanlıştır.”
"REKLAMLI PAYLAŞIM YAPAMAYACAĞI İDDİALARI KISMEN DOĞRUDUR"
“Basında çıkan grup üyelerinin kendi sosyal medya hesaplarında bağımsız olarak reklamlı paylaşım yapamayacağı iddiası kısmen doğrudur. Bunu projeyi korumak için getirdik. Rakamı hatırlamamakla birlikte grup üyelerinin sözleşmeye aykırı davranması durumunda kazancına oranla belirli miktar cezai şart vardır.
Basında çıkan grup üyelerinin tatilde benimle tatil yapma zorunluluğu iddiası da yanlıştır. Söz konusu fotoğraf ve video 1,5 yıl önce çekilen birlikte toplu yaptığımız bir günlük tatildir. Basında çıkan grup üyelerinin hasta olduğu zaman sahneye baskıyla çıktığı iddiası da yanlıştır.”
"BASINDA ÇIKAN YAPAY PR ÇALIŞMALARI YANLIŞTIR"
“Yenikapı konser alanında Hilal isimli grup üyesinin kendi rızasıyla konsere geri dönme isteğine rağmen 2 doktordan net bir şekilde onay almadan Hilal'i konsere tekrar çıkartmadım. Hatta bu yüzden konserin yarım saat uzamasına sebep oldu. Hilal'e de defalarca istersen sahneye çıkmak zorunda olmadığını da söyledim. Ve o süre boyunca da her an yanındaydım. Ayrıca şöyle bir şey de belirtmek isterim ki, popüler bir sanatçı ayda 20-25 konser yaparken biz grup olarak yılda 20 konsere çıkıyoruz. Hatta konsere giderken doktor, psikolog ve fizyoterapist her konserlerinde yanlarında bulunur. Basında çıkan yapay PR çalışmaları yanlıştır.
Troll bot hesaplarında hiçbir şekilde dahlimiz olmayıp kendi fan kitlemiz kendileri paylaşımlar yapmaktadır. Netflix isimli sosyal platforma biz dizi yapmak için başvuru yaptık. Kendileri araştırdıklarında grubun dizisini değil belgeselinin daha iyi ses getireceğini söyleyince biz de bu konuda hemfikir olup çalışmalara başladık. Amacımız Manifest grubunun Netflix'in küresel gücünden faydalanarak tüm dünyaya grubu tanıtmaktı.”
"HİÇBİR ZAMAN HESAPLARIMI SUÇ GELİRLERİNİ AKLAMAK İÇİN KULLANMADIM"
“Son olarak belirtmek isterim ki hiçbir zaman hesaplarımı suç gelirlerini aklamak için kullanmadım. Gözaltına alındığımda telefon şifremi kendi rızam ile teslim ettim. Telefonum ve banka hesaplarım incelendiğinde de beyanlarımın doğruluğu ortaya çıkacaktır.
Manifest grubunun 12/12/2025 tarihinde İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen karara da itiraz etmedik.
Suçsuzum, üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum,”
MANİFEST GRUBUNUN TARTIŞMALI KONSERİ
Geçtiğimiz yıl Beşiktaş KüçükÇiftlik Park'ta verilen bir konser sonrası grup üyeleri hakkında 'hayasızca hareketler' ve 'teşhircilik' suçlamalarıyla soruşturma başlatılmıştı.
Üyeler ifadelerinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış, konser görüntülerine erişim engeli getirilmiş ve Türkiye turnesi iptal edilmişti.
Tolga Akış o dönemde süreci hukuk ekibiyle yönettiklerini ve güvenliği önceliklediklerini açıklamıştı.
SÖZLEŞME ŞARTLARINA İLİŞKİN İDDALARA YALANLAMA
Geçtiğimiz aylarda ise sosyal medyada dolaşan 'Manifest sözleşme şartları' iddiaları tartışma yaratmıştı.
Sözleşmeye göre, elde edilen gelirin yalnızca yüzde 30'u Manifest üyelerine verilirken, kalan yüzde 70'lik kısım ise Tolga Akış'a ait olduğu iddia edilmişti.
Kızların erkek arkadaşlarıyla görüşmek ve evden çıkmak için Akış'tan izin almak zorunda oldukları, sahnede giyilen kıyafetlerin ücretini grup üyelerinin karşıladığı, sahne giderlerinin kızların yüzde 30'luk payından düşüleceği, 10 yıl boyunca sosyal medya hesaplarından kendi iradeleriyle reklam paylaşımı yapamayacakları ve son olarak gruptan ayrılmak isteyenlerin 45 milyon TL tazminat ödeyeceği iddialar arasında yer almıştı.
Akış, bu iddiaların uydurma olduğunu belirterek hukuki süreç başlattığını duyurmuştu.
MANİFEST GRUBU VE AKIŞ HAKKINDAKİ İDDİALAR
Son olarak ise grubun eski fotoğrafçısı Mesut Adlin, yaklaşık 15 dakikalık bir video yayımlayarak Manifest, Tolga Akış ve eşi Gizem Kaya hakkında iddialarda bulundu.
Adlin, üyelerle uzun süreli sözleşmeler yapıldığını, Spotify ve YouTube gelirlerinin büyük ölçüde Akış tarafına kaldığını, konser gelirlerinden üyelerin sınırlı pay aldığını ve grup üyelerinin özel hayatlarına müdahale edildiğini öne sürmüştü.
ADLİN HAKKINDA SUÇ DUYURUSU
Video sosyal medyada yankı uyandırdı.
Akış , Adlin hakkında "tehdit ve şantaj niteliğindeki eylem" kapsamında suç duyurusunda bulunmuştu.
Adlin ise Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliğindeki ifade işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı.