MANASTIR’’DA ATA’YI ANMAK….

Nuray Başaran

Her 10 Kasım’da sözlere dökemediğim duygular yaşarım. Benim gibi bir çok kişinin de benzer duyguları yaşadığından kuşkum yok. O gün yürekler sonbaharı öyle hisseder ki…

Bugün klavyenin başına oturup yazabilmemi sağlayan ve 100. yılına giren Türkiye Cumhuriyeti’nde O’nun sağladığı imkanlar ile bugüne geldiğim , Ulu Önder Atatürk’ün 84. ölüm yıldönümünde , bu kez O’nun doğduğu , yetiştiği topraklardayım.

Büyük Önder’in lider basamaklarının belki de ilk mekanlarından Manastır Askeri İdadisi’ndeyim.

Yıllar süren mücadeleleri sonunda Balkanlar ve Avrupa’nın tek Türkçe eğitim veren Üniversitesi’ni kuran bir gurup ‘Çılgın Türk’’, 10 Kasım’da Mustafa Kemal Atatürk’ü burada andı.

Kurdukları üniversiteye Uluslararası Vizyon Üniversitesi adını veren bu ekip , bu 10 Kasım’da Manastır Askeri İdadisi’nde , Atatürk’ün Vizyoner Kişiliği konulu bir de panel düzenledi.

Uluslararası Vizyon Üniversitesi Balkan Araştırmaları Enstitüsü ve Sakarya Üniversitesi – TÜRKMER işbirliği ile düzenlenen panelin detaylarına geçmeden önce belirtmek isterim ki, TİKA tarafından bir süre önce müze haline getirilen bu bina , inanılmaz duygular yaşatıyor.

Mustafa Kemal’in daha 15 yaşlarındayken oturduğu sıralar, sınıflar ve içtima yaptığı avlu …

O büyük dehanın askerliğe ilk adımı attığı bu mekandan etkilenmemek mümkün değil.

KİMLER OKUDU?

Askeri alanda meydana gelen sorunları ortadan kaldırmak, ordunun eğitim ve subay ihtiyacını karşılamak amacıyla özellikle 18. yüzyıldan itibaren askeri okullar açılmaya başlanmış.Bu amaçla kurulan okullardan birisi Manastır Askeri İdadisi.

Osmanlı Devleti için önemli bir yere sahip Makedonya’nın önde gelen idari merkezlerinden birisi ve dağ sıraları arasında geniş bir düzlükte kurulmuş Manastır şehrinde, adı geçen okulun yapılması kararı 1845 yılının ikinci yarısında alınmış. Alınan karar gereği Manastır Askeri İdadisi, Ekşi Zararlık adı verilen yerin karşısındaki vakıf arazisinde inşa edilerek 1846 yılında eğitim öğretime hazır hale getirilmiş. 1847-1848 yılından itibaren ise eğitim-öğretime başlayarak 1909 yılının sonuna kadar varlığını sürdürmüş.

Başta Mustafa Kemal olmak üzere Enver Paşa, Ali Fethi Okyar, Kazım Özalp, Kazım Dirik, Ahmet İzzet Furgaç, Hafız Hakkı Paşa, Cafer Tayyar Eğilmez, Nuri Conker, Fuat Bulca gibi II. Meşrutiyet ve devamında Cumhuriyet döneminin önde gelen askeri ve siyasi kişiliklerinin yetişmesine katkı sağlamış.

VİZYON ÜNİVERSİTESİ’NİN 10 KASIM ÇIKARMASI

Bugün Uluslararası Vizyon Üniversitesi , 200 öğrencisinin de katılımıyla gerçekleştirdiği panelin moderatörlüğünü Kurucu Rektör Prof. Dr. Fadıl Hoca yaparken, açılış konuşmasını yapan Vizyon Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Vecdi Can, tarihi değiştiren Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatına dokunanları anlattı. Atatürk’ün Kırçova Bölgesi’nde yaşayan dedesi Hafız Ahmet Efendi ve babası Alirıza Efendi’nin yanı sıra Hasan Bey’in Mustafa Kemal’in İstanbul’a gitmesine mani olduğunu, Selanik’ten sonra O’nun Manastır’daki Askeri İdadi’ye gitmesine vesile olduğunu belirterek, Kuzey Makedonya’da bu anma etkinliğinin daha güzel ,daha anlamlı yapılacağı başka bir yer olmadığına haklı olarak söyledi.

Ve ekledi:

‘Bizi bugün buraya getiren güce sarılırsak, yıkılmayız’

Prof. Dr. Köksal Şahin, Mustafa Kemal Atatürk’te Siyasi Sosyalleşme ve Siyasi Vizyon konulu konuşmasında: 20.yy. siyasi tarihinde bile hala Mustafa Kemal örneğinde bir lider olmadığını belirtti. Mustafa Kemal’in milliyetçi ve gözü kara bir babanın çocuğu olduğunu; bilgili, araştırmacı, korkusuz, sorunları tespit edip, sorunları çözdüğünde yerine neyi koyabileceğini bilen bir lider olduğunu , babası Alirıza Efendi’nin Osmanlı Rus Savaşı’nda nasıl gönüllü olarak savaşa gittiğine değinip, aslında cesaret ve vatanseverliğinin genlerinde olduğunu söyledi.

Yaşadığı dönemdeki en yüksek kent kültürünün bu bölgede olduğunu nedenleri ile açıklayan Prof. Köksal, Atatürk’ün Namık Kemal, Reşat Nuri Güntekin, Ziya Gökalp ve JJ Rausseau etkilerini aktarırken , Atatürk’ün aynı zamanda iyi bir İbn-i Rüşt’çü olduğunu, İbn-i Rüşt’ün kadınların eğitim ve hukuki haklarını isteyen İslam düşünürü olduğunu dile getirdi.

Öte yandan Prof. Dr. Abdülmecit Nurettin, Atatürk’ün balkan Vizyonu ve Türkiye’nin Demografik Yapısına Etkisi konulu konuşmasında, bugün ülkede yaşadığımız mülteci sorununa da adeta ışık tuttu.

Atatürk’ün savaştan çıkmış ve azalmış nüfus karşısında insan kaynağı için özel bir strateji geliştirdiğini, bu nedenle 12 Nisan 1927’de TBMM’de devletin temel stratejisinin; ‘ barışı korumak ve güven içinde yaşamak’ olarak açıkladığına dikkat çekti. Bu ilkenin daha sonra BM’nin kuruluş amacı olduğunu söyledi. Prof. Dr. Nurettin, Mustafa Kemal’in barışı korumak için de güçlü orduya olan ihtiyaç ve milli devlet oluşturmak için de balkanlar ile en iyi ilişki geliştirip, mübadele anlaşmalarını yaptığını ve buradaki, en önemli temel kriterin, ‘ Türk kültürüne yatkın olan insanların Türkiye’ye gelmesine izin verilmesi’ olduğunu dile getirerek, bu durumun Türkiye Cumhuriyeti’nin ilerde federasyona dönüşmemesi için alınan çok önemli bir strateji olduğunu söyledi. Atatrük’ün Arap Coğrafyası’ndaki hiçbir ihtilafa asla taraf olunmayacağını 28 Haziran 1929’da net olarak ilan ettiğini söyleyen Nurettin, sözlerini şöyle sürdürdü:

‘Suriye mültecilerinin sorununu yüzyıl önce Atatürk görmüştür’

Doç. Dr. Suat Kol, Atatürk’ün eğitim vizyonunu anlatırken, aslında o günün şartları ile bölgede gelişen olaylar ve dünyanın geldiği noktada aynı hamlelere ne kadar ihtiyaç olduğu bir kez daha ortaya çıkarken, panel sonrası , ‘bu panellere ve Cumhuriyet tarihinin anlatılmasına daha çok ihtiyaç var ‘ düşünceleri eminim tüm konukların ortak görüşüydü. En azından benim için öyleydi. Ve onun için bugün , Atatürk’ün Cumhuriyeti ikinci yüzyıla hazırlanıyor.

O’nu minnet ve rahmetle anıyoruz. Bize bu günleri sağlayan Atatürk ve silah arkadaşlarının ruhları şad olsun.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.