Lokman Hekim Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nilgün Bek, görme sistemi ile vücudun duruş şekli olan "postür" arasındaki ilişkinin bireyin denge, hareket ve yaşam kalitesi üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirtti.
Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, görme, yalnızca çevrenin algılanmasını sağlayan bir sistem olmayıp, aynı zamanda vücudun uzaydaki konumunun belirlenmesi, denge ve postural kontrol açısından da temel rol üstleniyor.
Görsel, vestibüler ve somatosensoriyel sistemlerden gelen bilgilerin merkezi sinir sistemi tarafından değerlendirilerek uygun hareket ve duruş yanıtları oluşturuyor. Özellikle uzun süre masa başında çalışan kişilerde ergonomik olmayan çalışma koşullarının boyun, sırt ve omurga sağlığı olumsuz etkilenebiliyor.
Kötü postür, göz yorgunluğu, çift görme, odaklanma güçlüğü, baş ağrısı ve kas-iskelet sistemi problemlerine neden olabiliyor.
Bilgisayar ekranının göz hizasında konumlandırılması, uygun oturma düzeninin sağlanması ve belirli aralıklarla mola verilmesi önem arz ederken, kişiye özel egzersiz programlarının günlük yaşama entegre edilmesi de gerekiyor.
Düzenli göz muayenelerinin yanı sıra fizyoterapistler tarafından yapılacak postür, denge ve kas kuvveti değerlendirmelerinin olası sağlık sorunlarının önlenmesi açısından önem taşıyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Lokman Hekim Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nilgün Bek, görme sistemi ile postür arasındaki ilişkinin bireyin denge, hareket ve yaşam kalitesi üzerinde doğrudan etkili olduğunu kaydetti.
Görme problemi yaşayan bireylerde başın öne eğilmesi, yuvarlak omuz ve "kifotik" duruş gibi postüral sorunların sık görüldüğünü belirten Bek, bu kişilerin uzman sağlık profesyonelleri tarafından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Bek, rehabilitasyon sürecinde postür eğitiminin, denge çalışmalarının, "propriosepsiyo" ve yürüme eğitimlerinin önemli olduğunu vurguladı.