OMÜ Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, iklim değişikliklerinin tarımsal üretim üzerinde baskıları artırdığı ve fındıkta sulamanın zorunlu hale geldiğini söyledi.
Prof. Dr. Demir, gazetecilere, geçen yıl iklim değişikliğinin sonucunda tarımsal üretimde çok ciddi sorunlar yaşandığını hatırlattı.
Karadeniz Bölgesi'nin en önemli tarımsal girdisi olan fındıkta sulamaya ihtiyaç yok algısının iklim değişikliğiyle beraber değişmeye başladığını vurgulayan Prof. Dr. Demir, "Son yıllarda yaşanan küresel iklim olayları, iklimdeki değişiklikler tarımsal üretim üzerinde baskılarını her geçen gün artırıyor. Meyvecilikte, fındık üretiminde krizler yaşadık. Eskiden Karadeniz Bölgesi'nde fındıkta sulamaya ihtiyaç yok gibi bir algı vardı. Ama özellikle küresel ısınmayla ve küresel iklim değişimiyle beraber bu algı değişmeye başladı. Karadeniz Bölgesi'nde yaşanan bu süreç fındıkta da sulamayı zorunlu hale getirmiştir. Yani fındıkta sulama artık bir lüks değil, zorunlu bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkmaktadır." dedi.
Prof. Dr. Demir, yapılan araştırmalar sonucunda fındıkta sulamayla verimde yaklaşık yüzde 20 ile 60 arasında artış gözlemlendiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:
"Tabii bu arazinin coğrafyasına, topografik eğime, ürettiğimiz ürünün çeşidine ve iklim faktörlerine bağlı olarak değişmektedir. Fındıkta sulama yapmadığımız zaman sadece verim düşüklüğü değil, aynı zamanda üretilen ürünlerde kalite, ürün iriliğinde, tane çapında, boş fındık oranının artması gibi pek çok problemle karşılaşıyoruz. Onun için de bizim mutlak suretle artık özellikle Samsun başta olmak üzere Karadeniz'in sahil kesimi öncelikle yani 450 metre rakımın altındaki bölgeler öncelikle olmak üzere önümüzdeki süreçlerde sıcak yaz aylarında ciddi anlamda sulamayı düşünmek ve projelerini almak durumundalar. "
Fındık sulamasını sadece bu seneki verim ve üretim açısından da değerlendirmemek gerektiğine işaret eden Demir, "Özellikle mayıs sonu haziran başında yapılan sulamaların fındıkta meyve olgunlaşması, donma ile ilgili fayda sağladığını, haziran sonu temmuz başında yapılan sulamanın özellikle meyvelerde iriliği, boş meyve oranlarının azalması ve hatta meyvenin kalitesi, iyileşmesi için önemli bir fayda sağladığını yine yapılan çalışmalar ortaya koymuştur. Tabii temmuz-ağustos aylarında yapılan sulama ise hem bu seneki fındığın daha kaliteli üretilmesi, elde edilmesi hem de bir sonraki sene fındık sürgünlerinin daha iyi gelişmesi, dolayısıyla bir sonraki yıldaki üretimi de etkilemesi açısından önemlidir. Yani aynı zamanda sulama yıllarca fındıkta önemli bir problem olan periyodisite (var yılı-yok yılı) yani yıllık dalgalanma açısından da önemli bir çözüm üreten ana araçlardan bir tanesi haline gelecektir. Onun için bizim mutlak suretle fındıkta sulama çalışmalarına ve bütün projelerimizde sulamaya öncelik vermemiz gerekmektedir." ifadesini kullandı.
Küresel iklim etkisi bu şekilde devam ettiği sürece yapılacak tedbirlerle bunların önüne belli ölçüde geçebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Demir, şunları kaydetti:
"Karadeniz'in ısınması, Akdeniz'in ısınması sonucunda, aynı zamanda ülkemizin ürün deseninde, üretim alanı değişiminde de ciddi farklar oluşmakta ve gelecek yıllarda fındığın Karadeniz'de yetişme şartları zor hale gelecektir. İşte bu durumda mutlaka şimdiden alınacak tedbirler ve sulama çalışmaları önemli ve ciddi bir çözüm olacaktır. Biz bugün artık problemi önceden tespit edip problem yaşamadan çözümler üretecek analiz ve uygulamaları gerçekleştirmemiz gerekiyor. Onun için fındık sulaması çok önemli bir kavram ve Karadeniz Bölgesi'nde tabii Batı Karadeniz de bunun içinde ama özellikle Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesi'nde bundan sonraki süreçte mutlaka fındık sulaması çalışmaları önceliklendirilmeli ve bununla ilgili projelere öncelik ve destek verilmelidir."