ABD-İsrail hattında İran’a yönelik saldırılar sonrası Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanma noktasına gelmesi, küresel enerji tedarik zincirini krizin eşiğine getirdi. Alternatif rota arayışında stratejik boru hatlarıyla ön plana çıkan Türkiye, sadece enerji sevkiyatında değil, sarsılan bölgesel güvenlik mimarisinde de dünyanın odak noktası haline geliyor.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanması ve küresel enerji tedarikinin sekteye uğraması, alternatif rota arayışında çeşitli boru hattı ve güzergah imkanlarıyla Türkiye'yi öne çıkarıyor. Sadece enerji denklemi ve tedarik zincirinde değil bölgesel güvenlik mimarisinde de bütün dikkatler Türkiye'ye çevrilmiş durumda. İsrail'in Haaretz gazetesi, ABD/İsrail İran Savaşı'nın ardından bölge ülkelerinin ABD'ye olan bağımlılığını azaltma yoluna gideceğini, Türkiye'nin ise bölgesel güvenlik mimarisinde kilit bir aktör olarak öne çıkacağını belirtti.
İTTİFAK ARAYIŞI
Haaretz gazetesinde, Hayfa Üniversitesi Orta Doğu ve İslam Araştırmaları Bölümü'nden Elad Giladi'nin "İran Savaşı yeni bir bölgesel düzen yaratabilir, daha az ABD, daha çok Türkiye" başlıklı analizi yayımlandı. Savaşla birlikte bölge ülkelerinin savunma stratejilerinde köklü bir değişikliğe gittiği belirtilen yazıda, kapalı kapılar ardındaki diplomatik temaslarla ABD'ye olan güvenlik bağımlılığını "en aza indirmenin" yollarının arandığı kaydedildi. Özellikle Körfez ülkelerinin güvenlik ve ittifak arayışlarını yeniden şekillendirme arayışında olduğunun altını çizen yazıda, "Türkiye bu düşüncenin geliştirilmesinde kilit bir rol oynuyor gibi görünüyor" ifadelerine yer verildi.
GELİŞMİŞ SAVUNMA SANAYİ
Türkiye'nin son dönemde Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile ilişkilerini stratejik bir boyuta evirdiği vurgulanan yazıda, 19 Mart'ta Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan dışişleri bakanları arasındaki dörtlü zirvenin bu yeni arayışın en somut örneği olduğu ifade edildi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın daha önce dile getirdiği "Bölge ülkeleri kendi sorunlarını çözmezse dış güçler kendi çıkarlarını dayatır" yaklaşımının, Riyad ve diğer Körfez başkentlerinde karşılık bulduğuna işaret edilen yazıda, Türkiye'nin gelişmiş savunma sanayisinin Körfez ülkeleri için ABD'ye alternatif bir "güvenlik çeşitlendirmesi" sunduğuna dikkat çekildi. Yazıda, Körfez ülkelerinin ABD ile ilişkilerini tamamen koparmak niyetinde olmadığı ancak Washington'u "tek güvenlik garantörü" olarak değil, bir "partner" olarak konumlandırmak istediği belirtildi.
'MÜKEMMEL BİR STRATEJİK KONUMDA'
Kerkük-Ceyhan hattında petrol sevkiyatının yeniden başlaması Fransız medyasının da dikkatini çekiyor. Irak'ın petrol ihracatı için alternatif bir rota olarak Türkiye'ye yöneldiğini yazan ve Irak ile Türkiye ararsındaki Kalkınma Yolu'ndan harika proje olarak bahseden Fransız basını, Türkiye'nin Basra Körfezi ve Kızıldeniz'deki aksaklıklardan faydalanmak için mükemmel bir stratejik konumda olduğunun altını çizdi.
'DAHA AZ ABD, DAHA ÇOK TÜRKİYE'
İsrail'in Haaretz gazetesinde "İran Savaşı yeni bir bölgesel düzen yaratabilir, daha az ABD, daha çok Türkiye" başlıklı dikkat çeken bir analiz yayımlandı.