Sergiler
Matisse: 1941–1954
Ne zaman: 24 Mart - 26 Temmuz 2026
Nerede: Grand Palais (Paris, Fransa)
Vahşi ve canlı sanat anlayışıyla zirveye ulaşan Henri Matisse, kariyerinin son döneminde kendini yeniden keşfetmeye karar verdi. Yaşamının bu yılları, Fransız sanatçının kesik kâğıt guajlara duyduğu hayranlıkla şekillenen deneysel çalışmalarının dönüm noktası oldu.
Basit formlar, renk sayesinde güç kazanıyor; eski kalıplardan özgürleşen Matisse, yaşamın serbestçe akan soyut deneyimlerini yakalıyor. Grand Palais, Matisse’in 1941–1954 arasındaki üretimini, 300’ün üzerinde tablo, çizim ve kitabıyla birlikte ziyaretçilerin beğenisine sunuyor.
Maria Lassnig ve Edvard Munch: Painting Flow = Life Flow
Ne zaman: 27 Mart - 30 Ağustos 2026
Nerede: Hamburger Kunsthalle (Hamburg, Almanya)
Norveçli ressam Edvard Munch’u tanımayan azdır; ancak onun yapıtlarını Avusturyalı sanatçı Maria Lassnig’inkilerle yan yana getiren Hamburger Kunsthalle, izleyicilere büyüleyici yeni bakış açıları sunuyor.
Munch ile Lassnig’in kariyerleri arasında yarım yüzyıldan fazla bir fark olsa da, eserleri yan yana geldiğinde vizyonları adeta senkron hâlde dans ediyor: içsel duyguların, bedensel bir yoğunlukla dışarı doğru patlayan etkileyici dışavurumları. Aşk, yas, yalnızlık, korku ve neşe gibi ortak temalar, nadiren sergilenen resimler ve kâğıt üzeri işlerin de dahil olduğu 180’den fazla eserle yeni bir derinlik kazanıyor.
Bonus öne çıkan: Yunan yönetmen Yorgos Lanthimos’un absürt, ürpertici ve bir o kadar da insancıl fotoğrafları, 17 Mayıs’a kadar Atina’daki Onassis Stegi’de görülebilir.
Filmler
'Seni Öldürecekler'
Nerede: Sinemalar
Ne zaman: 25 Mart
Korku sineması bize bir şey anlatmaya çalışıyorsa, o da ev hizmetlisi işine asla başlamamamız gerektiği. Geçen yılki "Hizmetçi"nin ardından, "Seni Öldürecekler"de genç bir oda hizmetlisi (Zazie Beetz), bu kez lüks bir New York gökdeleninde sinsice dolaşan şeytani bir tarikatla kanlı bir hesaplaşmanın tam ortasında buluyor kendini. Kirill Sokolov’un yönettiği film, The Raid, Ready or Not ve biraz da Kill Bill karışımı bir aksiyon vaat ediyor; yanlış kurbanlarla uğraşan kötüler, kesilip biçilmiş, baltalanmış ve acımasızca parçalanmış bedenler eşliğinde dur durak bilmeyen adrenalin dolu sahneler sunuyor.
Bonus öne çıkan: Peaky Blinders: The Immortal Man artık Netflix’te; Sofia Coppola imzalı ve modacı Marc Jacobs’ı konu alan yeni A24 belgeseli Marc, 27 Mart’tan itibaren seçili sinemalarda gösterimde.
Diziler
Daredevil: Born Again (Sezon 2)
Nerede: Disney+
Ne zaman: 25 Mart
Disney’in popüler "Daredevil" dizisinin yeniden çevrimi, ikinci sezonuyla geri dönüyor; maskeli kanun tanımaz Matt Murdock (Charlie Cox), devlet kademelerindeki yolsuzluğun gölgesinde adalet için savaşmaya devam ediyor. New York Belediye Başkanı ve eski mafya babası Wilson Fisk’in, namıdiğer Kingpin’in (Vincent D’Onofrio) gizli bir hapishaneyi barındıran bağımsız bir ulus kurduğunun ortaya çıktığı birinci sezon finalinin ardından Murdock, geçmişin acı verici anılarıyla boğuşurken yeniden bir direniş ekibi oluşturmaya girişiyor. Çarpışma rotası kaçınılmaz görünüyor.
Bonus öne çıkan: Netflix’in anime uyarlaması, son derece popüler korsan macerası "One Piece"in 2. sezonu da artık yayında.
Müzik
Robyn: Sexistential
Ne zaman: 27 Mart
Robyn’den son albümü dinlememizin üzerinden tam 8 yıl geçti; bu yüzden Sexistential’ın yayımlanması başlı başına büyük bir olay. Bu aradaki sessizlik döneminde İsveçli şarkıcı-söz yazarı için pek çok şey değişti. Artık anne; bu da, biyolojik ve psikolojik arzularla, ebeveynlik kimliği ile cinsel kimlik arasındaki gerilimle hesaplaştığı bu albümün ana temalarından birine dönüşüyor.
Kitaplar
Kids, Wait Till You Hear This! – Liza Minnelli
Ne zaman: Satışta
Liza Minnelli bu ay 80 yaşına bastı. Martin Scorsese ile yaşadığı ilişki, Peter Sellers’ın takma saçını yerinden sökmesi, bağımlılıkla mücadelesi ve eski eşi David Gest’in kirpiklerini çaldığı iddiası… Bunlar, yeni anı kitabında paylaştığı bol dedikodulu ifşalardan sadece birkaçı. Gazeteciler Josh Getlin ve Heidi Evans ile birlikte kaleme alınan kitap, Michael Feinstein ile yapılan kayıtlı sohbetler eşliğinde ilerleyerek, şov dünyasının baş döndürücü ihtişamını ve tuhaflığını da yansıtan son derece samimi bir yaşam portresi sunuyor.