'Koronavirüsün İlk 400 Vakasında 15 Yaş Altı Hasta Yok'

Prof. Dr. Buğdacı, "Çin'deki ilk 400 vakanın tıbbi bilgileri bilimsel dergilerde yayımlandı. En önemli sürpriz, koronavirüsün 15 yaş altında hemen hiç görülmemiş olmasıydı ancak bu, çocukları korumayacağımız anlamına gelmemeli." dedi

İSTANBUL (AA) - İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Sait Buğdacı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, koronavirüsün elektron mikroskobunda protein çıkıntıları ve yuvarlak görünümü bakımından bir taca benzediği için Latince "Taç" anlamına gelen korona ismini aldığını anlattı.

Kovid-19'un ilk olarak Çin'in Wuhan kentinde Aralık 2019'da deniz ürünleriyle ilişkili 4 kişide görüldüğünü hatırlatan Buğdacı, bu kişiler hastanede takip edilirken, aynı bölgeden 27 kişide daha akciğer tutulumu ve ağır solunum yetmezliği görüldüğünü belirtti.

Bu hastaların akciğer salgılarında elektron mikroskobunda koronavirüse rastlandığını ifade eden Buğdacı, genetik değerlendirmelerde SARS ile yüzde 70 benzerliği olsa da virüsün farklı bir tür olduğunun anlaşıldığını bildirdi.

ABD'deki ilk Kovid-19 vakasının verilerinin de yayınlandığına dikkati çeken Buğdacı, şöyle konuştu:

"Bu hastada ilk günlerde kuru öksürük görülür. Birkaç gün sonra ateş ve kusma, bundan birkaç gün sonra da ishal görülür. Gribin en bilinen bulgusu olan burun akıntısı, Kovid-19'da hastalığın 10. gününden sonra görülmüştür. Gripten farklı olarak hastalar önce öksürük, nefes darlığı ve halsizlikle başvururlar."

"Ağırlıklı olarak 50 yaş üzerinde ölüme neden oldu"

Buğdacı, hastalığın görülmeye başlamasının ardından Çin'de uygulanan karantinanın salgının yayılımını sınırlandırdığını, bunun da takdir edilmesi gereken bir davranış olduğunu söyledi.

Çin'deki ilk 400 vakanın tıbbi bilgilerinin de bilimsel dergilerde yayımlandığına değinen Buğdacı, şöyle konuştu:

"En önemli sürpriz, koronavirüsün 15 yaş altında hemen hiç görülmemiş olmasıydı. Ağırlıklı olarak 50 yaş üzeri olgular ve ek hastalığı bulunanlarda ölüme neden olmuştur. Ancak bu, çocukları korumayacağımız anlamına gelmemelidir. Bir virüsün tehlikeli olmasında mortalite (ölüm) oranı önemlidir. Örneğin SARS yüzde 10 mortalite oranına, MERS yüzde 35 mortalite oranına sahiptir. Kovid 19'da ise bu oran yüzde 0,5-3 arası, oldukça düşüktür."

"Afrika'ya ulaşmasından kaygı duyulmaktadır"

Virüsün öldürücülüğünün "bölge ve ırklar arasında farklı olduğunu" ifade eden Buğdacı, "İspanyol gribi salgınında en büyük ölüm Asya ve Afrika toplumlarında olmuştur. Bu nedenle Kovid-19'un Afrika'ya ulaşmasından ciddi kaygı duyulmaktadır." dedi.

Buğdacı, Kovid-19'dan en etkin korunma yönteminin hastalık şüphesi olan kişiler ve kalabalık ortamlardan uzak durmak olduğunu belirterek, şu tavsiyelerde bulundu:

"Hastalık damlacık yoluyla bulaşır. Hasta öksürdüğünde eliyle ağzını kapattığından eline ve dolayısıyla el temasıyla çevresine bulaştırabilir. Bu nedenle riskli temaslardan sonra sabunlu suyla 20 saniye ellerin yıkanması yararlı olacaktır. Cerrahi maske, mümkünse N95 tipi maskeler riskli bölge ya da hastalara temas halinde kullanılmalıdır. Korona benzeri virüslere taşıyıcılık yapan vahşi hayvan tüketiminden uzak durulmalıdır."

"İlaçlar deneme aşamasında"

Koronavirüse karşı aşı çalışmalarının zaman alacağını vurgulayan Prof. Dr. Buğdacı, hastalar üzerinde denenen bazı ilaçların başarılı olduğunu, ancak tek bir vaka üzerinden ilacın tüm hastaları iyileştireceği gibi bir kanıya ulaşılamayacağını bildirdi.

Çin'de farklı türlerde ilaçların denenmeye devam edildiğine değinen Buğdacı, sözlerini, "Virüs akciğer hücrelerine ACE2 reseptörünü kullanarak girmektedir. Bu reseptörü bloke eden ilaçlar da alternatif olabilir. Bu konuda çalışmalar devam etmektedir." diye tamamladı.

Muhabir: Kenan Irtak

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sağlık Haberleri