Sistem Global AR-GE, İnovasyon ve Teknoloji Yönetimi Bölüm Başkan Yardımcısı Emre Sönmez, son yıllarda TÜBİTAK ve KOSGEB desteklerine başvuru sayısının artmasına rağmen birçok küçük ve orta ölçekli işletmenin (KOBİ) desteklerden beklenen ölçüde yararlanamadığını belirtti.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, TÜBİTAK ve KOSGEB desteklerinden yararlanmak isteyen şirketlere danışmanlık hizmeti sunan Sistem Global, destek mekanizmalarının son yıllarda daha teknik, çok katmanlı ve denetim odaklı bir yapıya evrildiğine dikkati çekiyor.
Bu yıl itibarıyla başlatılan TÜBİTAK AR-GE çağrıları ile KOSGEB destekleri, teknoloji geliştirme, ürün ticarileştirme ve ölçeklenebilir büyüme hedefleyen şirketler için finansman imkanları sunarken, bu dönemde teşvik süreçlerinin yalnızca finansal değil, aynı zamanda stratejik bir yönetim yaklaşımı gerektirdiği belirtiliyor.
- "Yüzde 93 başarı yakaladık"
Açıklamada görüşlerine yer verilen Sönmez, destek programlarının doğru proje kurgusu, mevzuata tam hakimiyet ve etkin süreç yönetimi olmadan beklenen faydayı sağlamadığını belirtti.
Destek mekanizmalarının giderek daha teknik, çok katmanlı ve denetim odaklı bir yapıya evrildiğine değinen Sönmez, "Bu destekler ancak doğru proje kurgusu, mevzuata hakimiyet ve stratejik yönlendirmeyle gerçek bir avantaja dönüşebiliyor. Bu noktada Sistem Global olarak, bilgi birikimimiz ve deneyimimizle şirketlerin teşvik süreçlerini öngörülebilir, yönetilebilir ve katma değer üreten bir yapıya kavuşturmasına katkı sağlıyoruz." ifadelerini kullandı.
Bugüne kadar TÜBİTAK ve KOSGEB kapsamında 3 binin üzerinde proje başvurusu yaptıklarını ve başarı oranlarının yüzde 93 olduğunu aktaran Sönmez, bu oranın yalnızca başvuru adedini değil, doğru fizibilite, güçlü teknik içerik ve mevzuata tam uyumla yürütülen süreçlerin önemini ortaya koyduğunu vurguladı.
Sönmez, çağrı bazlı teknik gereklilikleri, sektör ve şirket özelinde AR-GE dinamiklerini, mali yapı ve denetim süreçlerini birlikte değerlendirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:
"Amacımız, firmaların yalnızca desteklere erişmesini değil, bu destekleri sürdürülebilir bir büyüme aracına dönüştürmesini sağlamak. Teşvikleri kısa vadeli bir finansman unsuru olarak değil, kurumsal büyümenin ve rekabet gücünün ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyoruz."