Kılıçdaroğlu, yangın bölgesinden Erdoğan’a seslendi

Kılıçdaroğlu, yangın bölgesinden Erdoğan’a seslendi: Kendine 13 uçak alacağına, 12 tane yangın söndürme uçağı alsaydın

Manavgat’ta orman yangınının yarattığı tahribatı inceledikten sonra açıklamalarda bulunan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Var olan sistemin Türkiye’yi nereye getirdiğini hep beraber görüyoruz. Her olay çıktığında sanki yeniden çıkmış gibi kabul ediyorlar" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenen Kılıçdaroğlu, "Kendine 13 uçak alacağına, 12 tane yangın söndürme uçağı alsaydın. 19 yıldır iktidardasın. Her yıl bir tane yangın söndürme uçağı alınsa, bugün 19 tane yangın söndürme uçağımız olacaktı” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'de birçok noktada meydana gelen depremlerin ardından ilk ziyaretini Antalya Manavgat'ta gerçekleştirdi. Kılıçdaroğlu, orman yangınının yarattığı tahribatı inceledikten sonra Antalya Büyükşehir Belediyesi Kriz Merkezi’nde basın açıklaması gerçekleştirdi. Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“İKTİDARIN EN BÜYÜK ZAAFI BU”

* Öncelikle bölgenin, en azından bir afet bölgesi ilan edilmesi lazım. Olayın boyutları umarım daha fazla derinleşmez. Her yıl mutlaka orman yangınları çıkar. Her yıl mutlaka bir şekliyle bir bölgede sel olur. Şöyle veya böyle, belli aralıklarla da olsa depremi de yaşarız.

* Ama sanki bunları ilk kez yaşıyormuşuz gibi sıfırdan önlem almaya çalışırız. Türkiye'yi yöneten iktidarın en büyük zaafı da bu. Bir planlama, bir öngörü söz konusu değil. Dün, Türk Hava Kurumu ile görüşmek istedim. Türk Hava Kurumu, Cumhuriyet ile yaşıt olan bir kurum.

* Size bazı rakamlar vereceğim ve emin olun vereceğim rakamları devleti yönetenler bilmiyorlar. Bilmedikleri içindir ki zaten önlem almayı bilmiyorlar.

“THK'NIN 2002'DE 19 UÇAĞI, 19 PİLOTU VARDI”

* Olay oluyor, yangın oluyor, can kaybı oluyor, mal kaybı oluyor, konvoylar halinde bakanlar geliyor… Peki kardeşim niye önlemi zamanında almıyorsunuz siz? Her yaz yangın oluyor, pekçok ülkede oluyor. Türk Hava Kurumu'nun 2002'de, yangınları söndürmek üzere 19 uçağı vardı, 19 pilotu vardı.

* Bu uçaklardan dördü İstanbul'da, dördü İzmir'de, dördü Çanakkale'de, dördü Edremit'te bekliyor. Üç uçakta havada sürekli seyir halinde, yangın çıkarsa hemen müdahale etmek için. 2002'de 19 tane pilot, 19 tane de yangın söndürme uçağımız varken neden şimdi yok? Nereye gitti bu uçaklar?

“HER YIL YANGIN OLUR AMA BEYLERİN ENVANTERİNDE YANGIN SÖNDÜRME UÇAĞI YOK”

* Bana şu örneği, bir Allah'ın kulu çıkıp anlatsın: Yangını söndürmek için ihaleye çıkılır mı ya… Yangın var, ‘Efendim ihaleye çıktık.' Bakan şunu söylüyor: ‘Yangın söndürme uçağı envanterimizde yok' diyor. Sorumsuzluğa bakar mısınız Allah aşkına! Her yıl orman yangını olur ama beylerin envanterinde yangın söndürme uçağı yok.

* Kardeşim 19 yıldır iktidardasın. Her yıl bir tane yangın söndürme uçağı alınsa, bugün 19 tane yangın söndürme uçağımız olacak. Şimdi ben bunları söyledim diye kızıyorlar. Ama ben bunları söylemek zorundayım. Ben devleti tanıyorum ama devleti yönetenler devleti tanımıyorlar.

“ESKİDEN DEVLET GÖREVİNİ YAPIYORDU”

* 2002'de 176 bölgede orman yangını çıktı. Türk Hava Kurumu derhal müdahale etti, 176 bölgede orman yangını çıktığından kimsenin haberi bile olmadı. Çünkü devlet görevini yapıyordu. Yangın başladığı andan itibaren müdahale ediyorlardı, uçaklar vardı, pilotlar vardı, hemen müdahale vardı. (Şimdi) Bunların hiçbirisi yok. Bizim ormanların yüzde 98'i, yüzde 99'u kayalıklarda, vadilerde, koylarda.

* Yani insanın yangını söndürmek için ulaşamayacağı veya araçların ulaşamayacağı yerlerde. Buna ancak havadan müdahale ederisiniz. Onun için de yangın söndürme uçaklarının olması lazım. Helikopterlerin de kendine göre riskleri var. Pervane döndüğü zaman çam kozalaklarını daha da uzağa itiyor ve yangını büyütüyor aslında.

“THK'YI ESKİ GÖRKEMLİ GÜNLERİNE KAVUŞTURUN”

* Devleti tanıyan, devleti bilen bir kişi olarak hükümete samimi çağrıda bulunuyorum. Türk Hava Kurumu'nu yeniden eski görkemli günlerine kavuşturun. Türk Hava Kurumu'nun devletin ihalesine girmesine gerek yok. Bu konuda gerekirse bir yasal düzenleme yapılsın.

* Versinler kanun teklifini, biz de ‘evet' diyeceğiz. Onlar vermiyorsa biz verelim, ‘evet' desinler. Yangın söndürme olayı yıllık ihalelerle yapılmaz. Dünyanın hiçbir ülkesinde de böyle bir garabet yoktur. 10 yıllık, 15 yıllık yaparsınız, ona göre insanlar uçaklarını alırlar.

“HER OLAY ÇIKTIĞINDA SANKİ YENİDEN ÇIKMIŞ GİBİ KABUL EDİYORLAR”

* Buradan (bu noktadan) Türkiye'nin çıkması lazım. Var olan sistemin Türkiye'yi nereye getirdiğini hep beraber görüyoruz. Her olay çıktığında sanki yeniden çıkmış gibi kabul ediyorlar. Sel geliyor, sanki ilk defa bu sene sel geldi diye görüyoruz veya öyle anlatıyorlar.

* Yangın oluyor, sanki Türkiye'de ilk kez orman yangını oluyor… Ya bugüne kadar hep oldu… Günlerdir çözülmüyor. Nerede uçaklar? İHA'ların da süratle devreye konulması lazım. Yaz aylarında bu böyledir, bu gerçeği görmesi lazım devleti yönetenlerin. Ama devleti yönetenler bu gerçeği görmüyorlar. Kendine 13 uçak alacağına, bir tane yeter kardeşim ya, 12 tane de yangın söndürme uçağı alsaydın.

KILIÇDAROĞLU VATANDAŞLARIN SORUNLARINI DİNLEDİ

Kemal Kılıçdaroğlu, Antalya Büyükşehir Belediyesi Kriz Merkezi’nde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı, yangından etkilenen Kalemler Köyü'nü de ziyaret etti.

CHP lideri Kılıçdaroğlu daha sonra orman yangınlarının etkili olduğu Manavgat Belediyesi Dayanışma Merkezi'ni ziyaret ederek bilgi aldı ve Belenobası Köyü'ne giderek incelemelerde bulundu. Kılıçdaroğlu, burada yangından etkilenen vatandaşların sorunlarını dinledi.

“TALİMAT VERMEM SÖZ KONUSU DEĞİL”

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Antalya ziyaretlerinin ardından akşam saatlerinde Muğla Marmaris’teki Büyükşehir Belediyesi Koordinasyon Merkezi'ne gitti. Kılıçdaroğlu, ziyareti sonrasında Marmaris’te bulunan CHP heyetiyle birlikte açıklamalarda bulundu.

Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

* Nerede bir sorunla karşılaşırsa bir belediye başkanımız, büyük bir iş birliği içinde, büyük bir dayanışma içinde belediye başkanlarımız bir araya geliyor ve sorunun çözümüne katkıda bulunuyorlar. Bu konuda CHP Genel Başkanı olarak benim bir talimat vermem söz konusu değil.

* Çünkü bizim belediye başkanlarımız liyakatlidir, bilgilidir, birikimlidir, sorunu görür, soruna kilitlenir, nasıl çözüleceği konusunda çaba harcar. Ben sadece yangın çıktığı saatten bu yana belediye başkanlarımızı arıyor, durum hakkında bilgi istiyorum.

* Bu şunu gösteriyor; gerçekten de varolan sistem, siyasal iktidarın merkezden olayı yönetmesini mümkün kılmıyor. Çünkü talimat bekliyorlar. Bir kişiden talimat gelecek ki sorunlar çözülsün.

* Eğer bir ülkenin yönetimini bir kişinin talimatına bağlarsanız, bu sorun çözülmez. Liyakatli, bilgili, soruna odaklanan ve sorunları çözecek insanların kamu yönetiminde görev alması lazım. Belediye başkanlarımızın felsefesi bu.

“İKTİDARIN SÖYLEMLERİ BİRBİRİYLE ÇELİŞİYOR”

Konuşmasına “Orman yangınları yeni bir yangın değil, yeni karşılaştığımız bir olay da değil” diyerek devam eden Kılıçdaroğlu, iktidarı şöyle eleştirdi:

* Bir iktidarın yapması gereken, orman yangınları her yıl oluyorsa bununla ilgili çözümler üretmektir. Kim yapacak bunu? Elbette ki ülkeyi yöneten siyasi otorite. O siyasi otorite bu görevi yapmıyor, büyükşehir belediye başkanınız yapıyor.

* Orman yangınları çalıştayı yapıyor. Siz hiç, Orman Bakanlığı'nın, orman yangınlarını önlemek için bir çalıştay yaptığını duydunuz mu? Yapmıyorlar. Yangın çıktıktan sonra sanki yeni bir olay olmuş, biz bu yeni olay karşısında ‘Nasıl önlem alırız' diye düşünüyorlar. Her yıl tekrarlanan olaylar.

* Yeterli ekipman yok. İktidar sahiplerinin söylemleri birbiriyle çelişiyor. Birisi ‘Uçak yok' diyor, diğeri ‘Uçağımız var ama yetersiz' diyor. Ne yaptıklarını bilmiyorlar. Dolayısıyla var olan sorunun çözümü, sistemin değişikliğine bağlıdır. Sistemi değiştireceğiz. Liyakatli insanların bu ülkeyi yönetmesi için elimizden gelen her çabayı göstereceğiz.

“BAKANLARIN GİDİP GELMESİYLE BU İŞ ÇÖZÜLMEZ”

2002 yılında Türkiye'de 176 yerde orman yangını olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Yangınlarda çoğumuzun haberi bile olmadı. Uçaklar vardı. Keşif uçakları vardı. Dumanın çıktığını görür görmez müdahale ediyorlar ve yangını engelliyorlardı. Şimdi 8-10 yerde yangın çıktı, günlerdir devam ediyor. Bir bakan gidiyor, bir bakan geliyor. Bakanların gidip gelmesiyle bu sorun çözülmez. Bu sorun akılcı politikalar üretilerek çözülür” diye konuştu.

“THK UÇAKLARI OLSA BU TABLO BİTMİŞTİ”

Konuşmasında Türk Hava Kurumu’ndaki uçak tartışmalarına da değinen Kılıçdaroğlu, “Türk Hava Kurumu'nun yangın söndürme uçaklarını niye yok ettiler? Neden ambarlara kilitlediler? Türk Hava Kurumu'nun yangın söndürme uçakları olsaydı bu tablo çoktan bitmişti” dedi.

“KİMSENİN KARAMSAR OLMASINI İSTEMEM”

Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

* Kimsenin karamsar olmasını istemem. Türkiye'nin çözülmeyecek hiçbir sorunu yoktur. Bütün sorunları çözebiliriz akılcı politikalarla.

* Biz iktidar sahiplerine bakıyoruz, onlar yeni bir orman yangını çıktı diye arayış içindeler. Bu, Türkiye'nin gerçeklerinden siyasi iktidarın büyük ölçüde korktuğunu gösteriyor. Çoklu organ yetmezliğiyle karşı karşıya olan bir siyasal iktidar, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni sağlıklı yönetemez ve yönetemiyor. Türkiye'yi bu badireden kurtaracağız.

Muğla Büyükşehir Belediyesi Marmaris Afet Koordinasyon Merkezi’nde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alarak basın toplantısı düzenleyen CHP lideri Kılıçdaroğlu, afetzedeler için kumanya hazırlanan alanı da ziyaret etti.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Siyaset Haberleri