Karnından Konuşmak

Yıldıray ONUKAR

- Bak Erik aldım, ister misin?

- Düşündüm de yeşil en sevdiğim renktir.

- Erik dedim!

-Yeni mi çıkmış, bu yıl erken olmuş, ekşidir şimdi.

-Valla çok güzelmiş, istemediğine emin misin?

-Bilmem ki ver bir tadına bakayım bari.

- Geç kaldın, bitti.

...

- Sinemaya gitsek, güzel bir film var.

-Aslında sinemayı çok severim.

-Ne güzel, geliyor musun?

-Geçen yıl yerli bir film vardı. Çok ağlamıştım.

-Çok sevindim, ne güzel doya doya ağlamışsın (alaycı bir üslup ile dalga geçiyor.).

-Sinema dedin de "Almodovar" sever misin?

-Bayılırım, sinemaya gidiyor muyuz?

-Hımmm. Bi düşüneyim.

-Düşünmene gerek kalmadı, film kaçtı zaten.

-Hadi ya adı neydi?

...

- Akşama gel yemek yiyelim.

-Bilmem ki. Makarna sever misin? Ben hiç hoşlanmam spagettiden.

-Ne alaka?

-Birden aklıma geldi. Ama abim severdi?

-Abin kim?

-Tanımazsın.

-Yemek demiştim.

-Noooldu, acıktın mı?

-Akşama dedim.

-Yaaa haklısın, gelsem mi, gelmesem mi?

...

Yorucu? Bütün bu diyaloglar benim için çok yorucu ve yıpratıcı.

- Bir karar verdim.

-Emin misin?

-Yok vereceğim de veremiyorum.

-Niye.

- İlişkiler.

-Ne alaka?

-Bağlar!

-Yani?

-Karar şu, hayatımda karnından konuşan kim varsa çıkaracağım.

-Ne güzel, Karar vermişsin. Sorun Ne?

-Hastalık bana da bulaşmış. Kendi kendimi kendimin hayatımdan nasıl çıkaracağım???

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.