Karadeniz’de Olan Bitenler

Alp Kırıkkanat

Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik duruma ilişkin kriz sürerken başka konulardan söz etmek ne kadar doğrudur bilinmez. Ancak çevremizdeki gelişmeler de giderek hız kazanıyor. Karadeniz’de Rusya-Ukrayna gerilimi, Ege’deki Yunan silahlanması, Doğu Akdeniz’de kilitlenmiş bir görüntü ve güney sınırlarımızın ötesinde ABD’nin YPG/PKK terör örgütüne verdiği desteğin halen sürmesi can sıkıcı hususlar. Her biri takip gerektiren hassas konular. Bugünlerde Karadeniz bir miktar daha öne çıkmış durumda. Karadeniz’deki gelişmelerle Dedeağaç’taki Amerikan yığınağı birbirleriyle ilişkili bir görüntü arz ediyor. Taraflar pozisyon almanın derdindeler. Arada kalmış görünen Ukrayna’nın takınacağı tavır ise son derece kritik.

Rusya’nın Ukrayna doğusuna 175 bin asker yığdığı söyleniyor. Sayı sürekli değişiyor. En son 125 bin diyen de var. Bazı kaynaklarda saldırı tarihi verenler bile çıktı. Rusya Ukrayna’ya saldırır mı? Şimdi söyleyeceğime bir kesimin itiraz edebilir. Bu yığınak şimdilik, saldırı maksadından çok hasmın sabrını tüketen ve destekçileri de dahil olmak üzere perde arkası niyetleri ortaya çıkarmaya mecbur eden ve olası müzakereler süresince karşı tarafı baskı altında tutmaya matuf bir hareket gibi görünüyor. Ukrayna’ya yalnızlığını hissettirmeyi amaç ediniyor. Çok eski zamanlarda Attila’nın kullandığı eski bir Hun taktiği gibi…

Nitekim Biden, Putin’le görüşmesi sonrasında Ukrayna’nın işgalini önlemek amacıyla Amerikan askerlerinin kullanılması seçeneğinin masada olmadığını belirtti. Eğer güçlü bir işgal olasılığı vardı ise neyin karşılığında asker kullanma seçeneği masadan çekildi? Tarafların savaş istediğini düşünmüyorum. Her iki aktörde aslında birbirini test ediyor. Tabi burada çatışma riski yüksek görünse de hemen akabinde bazı Batı kaynaklarında İran’ın nükleer tesislerine dair ABD’nin askeri opsiyonları tartışılmaya başlandı. Dikkatler başka yere çekiliyorsa, asıl bölgede, şimdilik, uygun bir güvenlik ortamının sağlanması konusunda asgari müştereklerde mutabık kalmış ya da sorunu bir müddet dondurmuş olabilirler. Böyle bir ortamda Ukrayna’nın NATO’ya girme isteği başta olmak üzere Batı’dan tüm beklenti ve ümitleri, şimdilik, işi daha da zora sokan bir durum yaratıyor. Ancak bu iş burada bitmeyecektir. Karadeniz’deki açık ve kapalı faaliyetler tüm hızıyla devam edecektir. Ancak nereye kadar?

Bu bilinmezliğe şöyle bir soruyla da yaklaşabiliriz: ABD’nin Karadeniz’de kıyıdaş ülkeler üzerindeki etkisi tekâmül etmiş midir? İsterseniz bu soruya da Rus etkisinin ne durumda olduğuna bakarak cevap vermeye çalışalım. Örneğin meseleye, Bulgar akademik çevrelerinin Rus-Bulgar ilişkileri kapsamında 2018 yılında hazırladıkları ve açık kaynaklara yansımış olan ‘‘Bulgaristan’da Rus Etkisi’’ başlıklı bir rapor üzerinden bakalım. Rapor, Avrupa Parlamentosu tarafından desteklenen bir vakfa ait. Bu raporda, bir kısım Bulgar akademisyenler Rus-Bulgar ilişkilerini çok katmanlı ve kompleks bir yapıda görüyorlar. Ülke içindeki geleneksel Rus yanlıları ve karşıtları arasındaki mücadelenin Bulgar milli çıkarlarına kayıplar yaşattığını ileri sürenler var. Bu mücadeleye bağlı olarak Batı ve Rusya’nın kendi çıkarlarını sürekli yeniden düzenlemek zorunda kaldığını belirtiyorlar. Diğer yandan Karadeniz’de Batı ve Rusya arasında bir dengenin kurulmasını ön gören tezlere sahip olanlar var. Bu denge Ukrayna konusunda da geçerli. Rusya’ya konulacak olası tahdit ve ambargoların Bulgar ekonomisine de zararı olacağını düşünüyorlar. Her yıl ortalama 5 milyon Rus’un Bulgaristan’da tatil yaptığının dikkate alınmasına kadar hassas hesaplar yapılıyor. AB ve NATO üyesi olmalarına karşılık Rusya’nın bölgede kullandığı yumuşak ve sert gücün farkındalar. Enerji bağımlılığı da dikkate alındığında; 16’ncı yüzyıldan bu yana süre gelen Rus etkisinin hemen bir anda ortadan kalkması biraz zor görünüyor. Yani her şey öyle siyah ve beyaz değil. O nedenle olsa gerek ABD yıllardır kıyıdaş ülkelere yatırım yapmayı sürdürüyor.

Bölgeyi etkileyecek kapsamda bir diğer önemli gelişme de Yunanistan’da yaşanıyor. Bölgenin kontrolü için Dedeağaç’ı mesken tuttuğu anlaşılan ABD’nin yığınağı tartışılırken, Selanik ve Kavala limanları ile İskeçe’yi birleştirecek olan 206 km.lik tren yolu projesi de gündeme oturuverdi. Bu proje 1,32 milyar Euro’luk bir girişim. Yerel açık kaynaklar bu ray sisteminin yeni bir kısım uğrak yerleriyle birlikte Bulgaristan ve Romanya’nın demiryolu hatlarıyla birleşeceğini belirtiyorlar. Dedeağaç’tan Karadeniz’in batısına sevkiyat daha kolay ve hızlı bir hale gelebilir. Bu sevkiyatların bir amacı da özellikle Bulgaristan ve Romanya’nın envanterinde bulunan eski Rus silah, malzeme ve platformlarının zaman içerisinde Batı menşeili muadilleriyle yenilenmesi olarak görülüyor.

Diğer yandan inşası devam eden Dedeağaç yüzer LNG terminalinden yılda 6 milyar metreküp doğalgazın Yunanistan-Bulgaristan Boru Hattı yolu ile Güneydoğu Avrupa'ya ulaştırılması planlanıyor. Ama bütün bunlar, örneğin, Bulgarların bölge gerçeklerini görmelerine de engel olmuyor.

Netice itibarıyla, her ne kadar Batı’nın yatırımları devam ediyorsa da Ukrayna’nın kendi coğrafyasındaki talihsizliğinin sonuçları diğer kıyıdaş ülkeleri denge arayışı içine sokmuş görünüyor. Bazılarının uluslararası kuruluşların şemsiyesi altında olmaları da entelektüel çevrelerinin endişe ve arayışlarını hafifletmiyor. Bölgesel yeni bir birliktelik sorunun çözümüne yardımcı olabilir mi? Peki eskisine ne oldu?

1992 yılında ülkemizin öncülüğünde Balkan ve Kafkas ülkeleri bir araya getirilerek bölgesel ekonomik bütünleşmeye giden yolda önemli bir adım atılmıştı ve Karadeniz Ekonomik İş Birliği Teşkilatı kurulmuştu. Ancak bu teşkilatın iletişim alanındaki birkaç proje dışında etkinliği tam olarak sağlanamamış görünmektedir. Bu kadar yoğun geçen Batı-Rus çekişmesi altında çevre ülkelerden böyle bir teşkilata teveccühün artması için proaktif bir politikanın izlenmesi gerekmektedir. Ancak ülkemizin şu anki ekonomik durumunu dikkate aldığımızda; buna yeniden hayat verebilecek inisiyatifi kazanmak şimdilik zor görünüyor olabilir. Başarsak bile bölgesel ekonomik entegrasyonun, bölge dışı aktörlerin kışkırtmasıyla meydana gelen siyasi sorunların çözümüne ne kadar katkı sağlayacağı da şüpheli görülebilir. Fakat yine de üzerinde düşünmeye değer… Çünkü milli çıkarlarımız, siyasi ve ekonomik hangi şartlarda olursak olalım bunu dikte ediyor.

Sonuç olarak, tahterevallinin her iki ucunda oturup mücadele veren aktörlere rağmen Ukrayna dışındaki bölge ülkeleri; ana aktörlerden birinin ağırlık merkezini değiştirme teşebbüsü karşısında, dengenin sağlanması yönünde uçlardan diğerine doğru hafifçe kayabiliyor. Bunu en son Batı destekli Anaklia liman inşaatı kapsamında Gürcistan üzerindeki Rus baskısı ve Gürcistan’ın ABD ve Rusya arasında kalışında da izledik. Ancak yanlış bir adım karşısında neler olabileceğinin farkında olan küçük ya da büyük entelektüel bir tabanları olduğunu da görmek lazım.

Bu dengesizlikler karşısında özellikle Türk Boğazları ve Karadeniz’in güvenliğini esas alan Montrö Boğazlar Sözleşmesi hükümlerinin tavizsiz uygulanması başta olmak üzere bölge ülkelerinin bir araya getirilmesini hedef alan uygulamalarda inisiyatif alma yönünde kararlı olduğumuzu her şartta ve her daim göstermek zorundayız.

Kaynaklar:

“Ukrayna’ya Asker Göndermeyi Planlamıyoruz”, Amerika’nın Sesi VOA, 08 Aralık 2021, https://www.amerikaninsesi.com/a/ukraynaya-asker-gondermeyi-planlam%C4%B1yoruz/6344644.html (11 Aralık 2021)

‘‘Reuters: ABD ve İsrail, İran'ın nükleer tesislerini yok etmek için askeri tatbikat planlarını görüşecek’’, BBC News Türkçe, 09 Aralık 2021, https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-59589341 (11 Aralık 2021)

Tahsin, İlhan, ‘‘Dev Hamle! Selanik-Kavala-Dedeağaç Karadeniz İle Birleşiyor’’, Birlik Gazetesi, 24 Kasım 2021, https://birlikgazetesi.org/dev-hamle-selanik-kavala-dedeagac-karadeniz-ile-birlesiyor/ (11 Aralık 2021)

Bechev, Dimitar, Dr., ‘‘Russia’s Influence in Bulgaria’’, The New Direction The Foundation for European Reform, 2018, https://newdirection.online/2018-publications-pdf/ND-report-RussiasInfluenceInBulgaria-preview-lo-res.pdf (12 Aralık 2021)

‘‘Yunanistan ve ABD: Dedeağaç LNG terminali projesi iki ülke için de önemli’’, Sputnik Türkiye, 22 Ağustos 2020, https://tr.sputniknews.com/20200822/yunanistan-ve-abd-dedeagac-lng-terminali-projesi-iki-ulke-icin-de-onemli-1042699485.html (12 Aralık 2021)

‘‘Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ) - Örgütünün Dünü, Bugünü ve Geleceği’’, Türk Dışişleri Bakanlığı, https://www.mfa.gov.tr/karadeniz-ekonomik-isbirlici-_kei_---orgutunun-dunu_-bugunu-ve-gelececi.tr.mfa (12 Aralık 2021)

Kutluk, Deniz, Emekli Amiral, ‘‘Büyük devlet aktörleri dikkat etmezsek Türkiye'yi Kuzeyimizde ateşten bir çemberin içine yuvarlar’’, Nokta Tv, 10 Aralık 2021, https://www.youtube.com/watch?v=sOgCY3lp5L0 (12 Aralık 2021)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.