D vitamini eksikliği birçok kişiyi etkiliyor, ancak kadınlarda bu tablo daha karmaşık. D vitamini, kalsiyum emilimini destekliyor ve kemik sağlığını koruyor.
Osteoporoz ve multipl skleroz gibi hastalıklar kadınlarda daha sık görülüyor. Bu nedenle D vitamini eksikliği kadınlar açısından daha belirleyici sonuçlar doğurabiliyor. Doktorlar bu eksikliğin kişinin kendi başına kolay fark edemeyeceği bir durum olduğunu belirtiyor.
Eksiklik çoğu zaman güneşe çıkmakla ilişkilendirilse de pek çok kadın ihtiyaç duyduğu D vitaminini karşılamak için takviyelere yöneliyor. Bu yaklaşımın neden önemli olduğu ve takviyelerin kimler için uygun olabileceği dikkatle değerlendirilmesi gereken bir konu olarak öne çıkıyor.
D vitamini, kadınlarda kemik sağlığı açısından daha kritik bir rol üstleniyor çünkü osteoporoz vakaları kadınlarda erkeklere göre dört kat daha fazla görülüyor. Eksiklik, kemiklerin yumuşamasına ve zayıflamasına yol açıyor ve zamanla kırık riskini artırıyor. Kadınların daha ince kemik yapısına sahip olması bu riski daha da artırıyor.
Kadınların biyolojik olarak D vitamini eksikliğine daha yatkın olduğunu gösteren kesin bir mekanizma bulunmuyor. Ancak yaşam tarzı ve belirli dönemler bu durumu açıklayabiliyor. D vitamini her zaman gerekli olsa da hamilelik ve menopoz sonrası dönemlerde ihtiyaç daha da artıyor.
The National Geographic’ten Helen Bradshaw’ın aktardığına göre Florida Üniversitesi’nde diyetisyen olarak görev yapan Laura Acosta, menopoz sonrası dönemde kemik yapısının hızlı şekilde zayıfladığını ve D vitamininin bu süreçte dengeyi desteklediğini belirtiyor. Acosta, östrojen üretiminin azalmasının kemik kaybını hızlandırdığını ifade ediyor. Hamilelik döneminde ise D vitamininin anneyle birlikte bebeğin gelişimi için de gerekli olduğunu aktarıyor.
Yeni çalışmalar D vitamininin etkilerinin kemik sağlığıyla sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Yale Tıp Fakültesi’nde endokrinolog olan Clemens Bergwitz, D vitamini üzerine yapılan araştırmaların kemik dışı etkilerle dolu olduğunu vurguluyor.
Araştırmalar, D vitamininin kadınlarda daha sık görülen otoimmün hastalıklar üzerinde etkili olabileceğini gösteriyor. Otoimmün hastalıkların büyük çoğunluğu kadınlarda görülüyor ve araştırmacılar bu durumu genetik ve hormonal faktörlerle ilişkilendiriyor.
Beş yıl süren bir çalışmada D vitamini takviyesi alan bireylerde otoimmün hastalıkların yüzde 22 oranında azaldığı görüldü. Başka bir araştırma, D vitamini kullanan multipl skleroz hastalarının daha az semptom yaşadığını ortaya koydu. Bu hastalık kadınlarda daha yaygın görülüyor.
D vitamininin biyolojik yaşlanma üzerinde de etkili olabileceğine dair veriler bulunuyor. Bir çalışmada D vitamini kullanan bireylerde hastalık gibi yaşlanma belirtilerinin yaklaşık üç yıl daha az görüldüğü tespit edildi. Bu etki, vitaminin kromozomları koruyan yapılar üzerindeki rolüyle ilişkilendiriliyor.
Araştırmalar ayrıca D vitamini ile depresyon belirtileri, insülin direnci, kalp sağlığı ve polikistik over sendromu arasında olumlu bağlantılar bulunduğunu gösteriyor. Laura Acosta, D vitamininin otoimmün hastalıklar, ruh sağlığı, metabolik süreçler ve kanserin önlenmesi gibi alanlarda da önemli rol oynayabileceğini ifade ediyor.
D vitamini eksikliği çoğu zaman belirti vermeden ilerliyor. Laura Acosta, eksikliğin genellikle ciddi seviyeye ulaşana kadar fark edilmediğini belirtiyor. Kemik ve kas ağrıları görülebiliyor ancak bu belirtiler genellikle ileri düzey eksiklikte ortaya çıkıyor.
Eksikliği anlamanın en güvenilir yolu kan testi yaptırmak. D vitamini seviyesi standart testlerde yer almadığı için özellikle talep edilmesi gerekiyor. Test sonuçlarına göre doktorla birlikte bir plan oluşturulabiliyor.
Ailesinde osteoporoz bulunanlar, sık kırık yaşayanlar, hamileler ve ileri yaş grubundakiler için düzenli kontrol fayda sağlayabiliyor. Daha az güneş ışığı alan bölgelerde yaşayanlar ve koyu ten rengine sahip bireylerde eksiklik daha sık görülüyor.
D vitamini doğrudan güneşten alınmıyor, ciltte üretiliyor. Güneşten gelen ultraviyole ışınları ciltteki kolesterol moleküllerini etkileyerek D vitamini üretimini başlatıyor. Günlük kısa süreli güneş teması yeterli olabilse de bu süre zararlı UV maruziyetini de beraberinde getirebiliyor. Bu nedenle güneş koruyucu kullanımı öneriliyor.
Somon ve uskumru gibi yağlı balıklar, yumurta ve zenginleştirilmiş süt ürünleri D vitamini kaynakları arasında yer alıyor. Ohio State Üniversitesi Wexner Tıp Merkezi’nde diyetisyen olan Anna Maria Merz, D vitamini açısından zengin gıda seçeneklerinin sınırlı olduğunu belirtiyor. Acosta ise bu vitaminin kalsiyumun kemiklere ulaşmasına katkı sağladığını ifade ediyor. Miboso