İSRAİL LÜBNAN’I İŞGAL EDER Mİ ?(3)

Nuray Başaran

İKİ TAMPON DEVLET: ÜRDÜN VE LÜBNAN

NURAY BAŞARAN

Bu yazı serisinde, güncelden başlayarak bölgedeki olası gelişmeleri yazıyoruz. Aslında biraz araştırınca ve tarihi jeopolitiğe bakınca, nasıl bir ince işçilikle bugünlerin hazırlandığını görüyoruz.

Bir önceki yazımızda Osmanlı sonrası çizilen haritaya değinmiştik. Bubölümde de mevcut haritanın hikayesi ve bugün- o gün tampon ülke olarak kullanılan- Ürdün ve Lübnan gibi ülkelere neden bugün ihtiyaç olmadığına tarihsel süreçleriyle  baktığımızda, olası gelişmeler daha anlaşılır hale geliyor.  Ve bugün olanları daha iyi anlayabiliyoruz.

Haritayı incelediğimizde ; o gün Arap yarımadasının ortadan ikiye bölündüğünü görüyoruz. Merkeze,  tam ortaya da İsrail oturtuluyor. Ve bu çalışmaları yapan ajanlara bugün bakıldığında,  hepsinin Yahudi kökenli olduğu da artık biliniyor.

O gün Ortadoğu’da ‘barış’ diyerek İngiliz planları uygulanırken,  aslında Arap ve İslam gücünü kırıp hem hanedanı kuzeye taşıyorlar. Hem güneyi parçalıyorlar. Merkeze İsrail’i oturtmak için Arap yarımadasını  da ikiye bölüyorlar. Bununla da kalmayıp hem Kuzeyi hem güneyi ikiye bölüyorlar. Hem de Kuzey ve Güneyde İsrail’ e tehdit olabilecek ülkelerin önünü kesmek üzere iki tampon ülke yaratıyorlar. Bunlardan biri Lübnan.  Kuzey’den gelen tehdit Suriye için. Yani Suriye tehlikesine karşı tampon ülke Lübnan Devleti kuruluyor. Ortadan gelen tehdit Irak.  Irak tehdidine karşı tampon ülke ise Ürdün. Bu iki devlet kurularak İsrail adeta özel korumaya alınıyor.

Bugün ise Büyük İsrail’in oluşmasında en önemli durak Lübnan.

Zira Büyük İsrail’in çekirdek yapısının kurulmasında belirli istasyonlar var:

  1. Gazze
  2. Batı Şeria
  3. Golan tepeleri
  4. Lübnan

Ve Lübnan’ı İngilizler,  İsrail’e karşı örgütlerken , İsrail de Suriye olayını dışarıdan yönlendirerek , Suriye’nin parçalanmasına bu nedenle yardım etmiştir. Çünkü orada iki suni devlet var ve -Arap olmayan. Biri Lübnan. Hristiyan Araplar diyorlar ama çoğunluğu Ermeni olan Lübnan.  En büyük Ermeni lobisi orada. Ve Hristiyan Arap görünümlü Yahudiler burada. Yani Maronitler. Ki, Maronitler Endülüs’ten -İspanya’dan-geldiler. Böyle bir noktada , İsrail’in yol haritasına bakıldığında, yola devam etmesi gerekiyor. O noktada da öncelik Gazze. İsrail’in Gazze’yi boşaltması gerekiyor. İki milyon insan yaşıyor. İkincisi Batı Şeria. Burada  da 5 milyon insan yaşıyor. Üçüncüsü Lübnan. Burayı da İsrail işgal edecek. Buradaki Hristiyanları da Suriye’ye gönderecekler.

Yani ,Sykes-Picot hattıyla Ortadoğu’nun haritasını çizenler , Suriye’nin İsrail’i tehdit etmesini önlemek için tampon devlet olarak Lübnan’ı getiriyorlar. Irak’ın İsrail’i işgal etmesini önlemek üzere de tampon devlet olarak Ürdün’ü kuruyorlar. Ürdün’ün yarısı Arap, yarısı Çerkez. Çerkezlerin içerisinde de hem Hristiyan , hem Yahudi olduğu için işbirliği yapıp kuruyorlar. Ürdün Kralı Peygamber torunu ama ayrı devletin kurulması,  tampon devlet ihtiyacının karşılanmasına bağlı. İşte orada Arapları kendi haline bırakmıyorlar. Hristiyan olan Arapları , gayrimüslüm ve Müslüman olan Arapları Ürdün’de toplayarak orada bir tampon devlet kuruyorlar. Şimdi o tampon devletin ortadan kalkması söz konusu. Lübnan diye sahte bir devletin olma sebebi ;Suriye’deki o geniş alanlara egemen olmak meselesinin bir uzantısı. Lübnan meselesi de bu nedenle önümüzdeki dönemde Suriye meselesi ile birlikte çözülecek. Çünkü Suriye’nin tehdit olmasını önleyen bir mekanizma olarak suni yaratılmış bir devlet Lübnan.

İkinci tampon ülke Ürdün. Ürdün’de de bu nedenle her an karışıklık beklemek yanlış olmaz.  Ürdün de sahte bir devlet çünkü.  Yarısı Çerkez. İngilizler  getirip oraya Çerkezleri yerleştirmişler. Ama onlardan gelen Çerkez kol da Memlükler.  Memlükleri kuran Çerkez sülale. Daha sonra Gürcülerin eline geçiyor, en son Türkmenlerin eline geçiyor. Yani üç tane hanedan var:  Çerkezler, Gürcüler, Türkmenler. 

İsrail bugün bu konumuna gelene kadar -lobilerinin yardımıyla -iki büyük dünya savaşı sonucunda Ortadoğu’da İsrail kurulabildi. Birinci savaş İngiltere’nin düzenini getirdi. İkinci savaş Amerika’nın düzenini getirirken , Amerika üzerinden İsrail’i getirdi. İsrail’in Ortadoğu’da ayrı devlet olması böylesine bir projenin sonucuydu. Ve bu doğrultuda aşama aşama gidildi. Önce İsrail kuruldu. Şimdi İsrail’in büyümesi gündemde. İsrail kurulduğundan bu yana,  yani 50-60 senedir hatta 100 yıldır yaşadığımız olayların tamamı Büyük İsrail Projesinin kurulmasına yönelik ilave projeler. Bunların bir kısmı terörle,  bunların bir kısmı savaşla, bunların bir kısmı göçle, nüfus kaydırmasıyla oldu.

Lübnan olayının ortaya çıkışı,  Ortadoğu’yu kuran İngiliz ve Fransızların İsrail’i koruması üzerinedir ve  yeni haritanın en önemli parçasıdır.Çünkü Arap dünyası, İslam dünyasının ortasında bir Yahudi devletinin konulmasına tepki göstererek bir gecede İsrail’i haritadan silme operasyonlarına karşı kullanılıp hazırlanmış olan tampon mekanizma senaryosudur.  Lübnan ile Suriye’yi dengelemek amaçlanırken;  Ürdün’ün görevi de Irak’ın önünü keserek İsrail’in Arap tehdidinden kurtarılmasını sağlamak.

Şimdi bu iki sonradan yaratılan suni devlet Arap dünyasının ortasına kurulurken,  Arap dünyasını topluluğa yönlendirmek gerekmekteydi. Zira, Ortadoğu’da Yahudi Devleti Müslümanların ortasında ancak ve ancak toplu bir Ortadoğu yaratılırsa mümkün olabilirdi.  İşte bu nedenle , ‘Toplu devlet ‘ olarak bilinçli olarak Lüban’a - Araplardan kurtarmak üzere-  Hristiyan kimliği veriliyor. Ürdün’ü de Araplara karşı kullanırken Ürdün kimliğinin yaratılmasında da yarı yarıya Çerkez nüfus kullanılıyor. Böylece Çerkezlerin hakim olduğu ama başında da İngiliz Kralının ve Peygamberin oğlunun oturduğu Ürdün,  belli bir noktada tampon ülke olarak buraya kadar geldi ama artık Ürdün bitti.  Çünkü İsrail artık açıktan , ‘Ürdün Vadisi’ni bana verin’  diyor. Ürdün Devleti görevini ve misyonunu tamamladı.  İsrail son bir yıldır açıktan Ürdün Vadisi’nin sınırları içine girmesini istiyor.

Özetle;  olayları anlamak için İsrail’in yol haritası önemli. Bu yol haritasının bir yönü bize çıkıyor: Kürdistan. Öbür yüzü Lübnan. Yani gelişmeler sıcak ve doğrudan bizi etkileyecek. Yakın zamanda daha sıcak günlere hazır olmak için biz buradan bu okumalara devam edeceğiz. Bir sonraki yazıda olası gelişmeler karşısında, ‘ kimlerle yeni müttefik olup, kimlerle yol ayrımına gelebiliriz’ e cevap arayacağız. Elbette buna paralel olarak iç politik gelişmelerde de yeni ortaklıklar ve siyasete veda edecekleri ve gelecekleri yazmazsak olmaz. Malum geleceğe hazır olmak önemli.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.