İran'da Siber Savaş Operasyonları Nasıl Bir Rol Oynadı?

Mesele askeri güç olduğunda, ABD ve İsrail, İran'a yaptıkları saldırılar konusunda hiç de çekingen davranmıyor.

Mesele askeri güç olduğunda, ABD ve İsrail, İran'a yaptıkları saldırılar konusunda hiç de çekingen davranmıyor.

ABD Merkez Komutanlığı, saldırı sonrası geçen saatlerde, profesyonel fotoğraflar ve etkileyici videolarla, kullanılan silahlar, jetler ve gemiler hakkında sosyal medyada paylaşımlar yapıyor.

Ancak ABD ve İsrail, siber dünyada yapılanlar konusunda çok daha ketum davranıyor.

Saatlerce süren basın toplantıları, konuşmalar ve onlarca sosyal medya paylaşımında siber operasyonlardan nadiren bahsediliyor.

İran'da ise bilgisayar korsanları, ilk önemli siber saldırılarını, Amerikalı merkezli bir tıp teknolojisi firması Stryker'a karşı gerçekleştirdiklerini iddia etti.

ABD Merkez Komutanı Amiral Brad Cooper'ın geçtiğimiz günlerdeki bir basın açıklamasında ima ettiği gibi, siber güçler bu savaşta gerçekten de önemli bir rol oynuyor.

Amiral Cooper, "Denizin dibinden uzaya ve siber uzaya kadar İran'a yönelik saldırılarımıza devam ediyoruz" dedi.

Füzeler fırlatılmadan önce

Siber casusluk ve siber saldırıların, "savaş öncesi konumlanma" diye adlandırılan süreçte büyük rol oynadığı biliniyor.

ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Caine, bir basın toplantısında savaşın, bazen yıllarca süren ve "hedef belirleme" olarak adlandırılan planlama sayesinde mümkün olduğunu anlattı.

ABD ve İsrailli bilgisayar korsanları, herhangi bir fiziksel saldırı planlanmadan çok önce İran'daki önemli bilgisayar ağlarına sızmış olabiliyor.

Hava savunma sistemleri veya askeri iletişimde kullanılan bilgisayar ağları yüksek öncelikli hedefler arasında.

Financial Times'ın haberine göre, İsrail Ayetullah Ali Hamaney ve komutanlarının "yaşam tarzlarını" belirlemek ve ölümleriyle sonuçlanan saldırıya hazırlık yapmak amacıyla, güvenlik kameraları ve trafik kameralarına girerek devasa bir gözetim ağı kurmuştu.

Siber güvenlik şirketi Check Point'in tehdit istihbaratı uzmanı Sergey Şikeviç, internete bağlı kameraların "sokakların, tesislerin ve hareketlerin gerçek zamanlı bilgilerini düşük maliyetle sağladıkları" için siber savaşta hedef haline geldiğini söylüyor.

Yorumcular, bu tür bilgilerin sahadaki casuslardan elde edilenler gibi daha geleneksel istihbaratla birlikte kullanılacağını söylüyor.

İsrail ordusunda siber savunma uzmanı olarak görev yapmış bir isim olan, siber güvenlik platformu Remedio'nun kurucusu Tal Kollender, "Siber dünya genellikle tek başına belirleyici bir silah değil. Bilgi ortamını şekillendirmeye ve sahadaki operasyonları desteklemeye yardımcı bir unsur" diyor.

Kaynak,Getty Images

General Dan Caine, ABD ordusundaki en yüksek rütbeli isimlerden biri.

ABD Genelkurmay Başkanı General Caine, ilk saldırıların ardından düzenlenen basın toplantısında, ABD Siber Komutanlığı ve ABD Uzay Komutanlığı'ndaki görevlileri "ilk harekete geçenler" olarak nitelerdirdi.

Caine bu unsurların İran'ın görme, iletişim kurma ve karşılık verme yeteneğini bozduklarını ve körleştirdiklerini belirtti.

Bazı yorumcular, Ayetullah Ali Hamaney suikastına katılan İsrail jetleri konusunda İranlı yetkililerin harekete geçmesini engellemek için baz istasyonlarının engellendiğini de savundu.

Bu henüz teyit edilmese de daha önce Ukrayna'da benzer engellemelerin yaşandığını görüldü.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de geçtiğimiz günlerdeki bir basın toplantısında övünerek İran ordusu komuta kademesinin "koordineli ve sürekli bir saldırı düzenleyebilmek bir yana, iletişim kuramadıklarını" dile getirdi.

Bu sözler Trump'ın Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun kaçırılmasıyla övünürken yaptığı açıklamayı da hatırlatıyor.

Trump, operasyondan sonra yaptığı açıklamada, "Caracas'ın ışıkları büyük ölçüde sahip olduğumuz belirli bir uzmanlık sayesinde kapatıldı" demişti.

Trump'ın Venezuela'da bir siber operasyondan söz edip etmediği henüz doğrulanmadı.

Donald Trump yeni yayımlanan ABD Siber Stratejisi belgesindeyse, bu operasyonda siber güçlerin oynadığı rolü övdü ve "kusursuz bir askeri operasyon sırasında düşmanlarını kör ve durumu anlayamaz hale getirdiklerini" söyledi.

İsrail ayrıca, İran'da beş milyon kez indirilmiş bir namaz vakitleri uygulaması olan BadeSaba'ya sızmakla suçlanıyor.

Reuters'ın haberine göre bombalar düşmeye başladığı anda, uygulamanın kullanıcılarına "yardım geldi" yazılı bir bildirim gönderildi.

Kaynak,Getty Images

Bakan Hegseth, ABD'nin sahip olduğu gücün kapsamını özetleyen birçok basın toplantısı düzenledi.

Savunma Bakanı Hegseth bu hafta "daha çok sayıda sistem avlama" operasyonunun devam ettiğinden bahsetti. İran'daki askeri hedefleri tespit etmek için açık kaynak istihbaratı, uydu görüntü analizi ve siber casusluk kullanımı savaşın bu aşamasında önemli bir rol oynamış olabilir.

Yapay zeka araçlarının yoğun olarak kullanılması muhtemel.

Bunun olası bir ipucu yine Hegseth'ten geldi. ABD Savunma Bakanı, görev başında gördüğü bir istihbarat görevlisini övdü.

"İranlıların yapmaya çalıştıklarını, farklı unsurları nasıl hedef alacağımız, nasıl bulacağımız ve nasıl etkisiz hale getireceğimiz konusunda çalışmalar yapan genç bir albayla konuştum" dedi ve fazla detay vermemeye özen gösterdi.

Siber savaşın sisi

ABD ve İsrail'in İran'a karşı önemli siber saldırılar düzenleme konusunda uzun bir geçmişi var ve bu saldırılar konusunda son derece ketum davranıyorlar.

Örneğin, 2010'da İran'ın uranyum zenginleştirme tesislerine yönelik yıkıcı Stuxnet saldırısı konusundaki sessizlik hala sürüyor.

İsrail yönetimi ayrıca, Predatory Sparrow isimli bir siber eylem grubunu maske olarak kullanarak, 2022'de İran'daki çelik fabrikalarında meydana gelen erime olayına neden olmakla suçlanıyor.

Kollender, "Bir ülke kabiliyetlerini veya belirli operasyonlarını açıkça anlatırsa, düşmanın hızla önünü kesebileceği teknikleri, erişim noktalarını veya istihbarat kaynaklarını ifşa etme riskini alır" diyor.

"Siber alanda, bir kabiliyetin değeri çoğu zaman karşı tarafın tam olarak nasıl işlediğini bilmemesine bağlı" diye de ekliyor.

Buna rağmen, İngiltere'deki düşünce kuruluşu Royal United Services Institute'tan Dr. Louise Marie Hurel, ABD'nin açıkladığı bilgilere şaşırdığını söylüyor.

Ancak Hurel, savaştaki siber operasyonların angajman kurallarının korunması için normal askeri hamlelerle aynı şekilde ele alınması gerektiğini gösterdiğini savunuyor:

"Siber saldırılar, açık bir şekilde saldırı eyleminin bir parçası olarak kabul ediliyora, askeri harekatlarda ve krizlerde sağladığı destek ve stratejik avantaj konusunda daha açık bir tartışma yürütmemiz için bu bir fırsat.

"Silahlı çatışma hukuku ve tam olarak neyin orantılı güç kullanımı sayıldığı hakkındaki soruların netleştirilmesine yardımcı olabilir."

İran siber savaşta hangi konumda?

Savaşın şaşırtıcı bir yanı da İran'ın siber alanda büyük ölçüde yer almaması.

Bugüne kadar, ülkeyle bağlantılı en dikkat siber çekici saldırı, ilk olarak Çarşamba günü bildirilen ve ABD'li büyük tıbbi teknoloji şirketi Stryker'ın hacklenmesi oldu.

İran uzun zamandır kabiliyetli bir siber güç olarak kabul ediliyordu. Batı'daki siber güvenlik dünyası İran hükümetinden ya da hükümetle bağlantılı korsanlardan gelebilecek saldırılara karşı hazırlık yapsa da şimdiye kadar İran tarafında çok az düşmanca faaliyet görüldü.

Stryker olayında, şirket çalışanlarının sisteme giriş ekranında, İran destekli bir grup tarafından gerçekleştirilen saldırıyla verilerin silindiğini iddia eden bir mesaj görüldü.

Bu olay İran devlet televizyonunda da duyuruldu.

Stryker, Perşembe sabahı, ürünlerinin güvenli olduğunu ve saldırının herhangi bir aksamaya yol açmadığını savundu.

İran'ın bu savaşın siber dünya cephesinde geri durması pek muhtemel gözükmüyor. Bu da ya İsrail'in saldırılarıyla etkisiz hale getirildiklerini ya da abartıldıklarını gösteriyor.

İran'ın bu alandaki itibarı, 2012'de bölgede uzun süredir rakibi olan Suudi Arabistan'ın petrol devi Aramco'ya yapılan ve 30 bin bilgisayarı yok eden kötü amaçlı yazılım saldırısı gibi geçmiş saldırılarla kazanılmıştı.

Çarşamba günü de Stryker'a yönelik saldırının İran bağlantılı bir bilgisayar korsanı grubu olan Handala tarafından düzenlediği bildirildi.

İran, kötü amaçlı yazılım saldırılarının yanı sıra, fiziksel zarar vermek amacıyla kritik ulusal altyapı tesislerine müdahale girişiminde bulunmakla da suçlanıyor.

Hurel, İran'ın doğrudan veya korsan grupları aracılığıyla misilleme yapma yeteneğini gözardı etmemek konusunda uyarıyor:

"İran konusunda aceleci sonuçlara varmamak gerekiyor çünkü geçmişte önemli ölçüde siber faaliyet gördük ve kamuoyuna yansıyan haberlerde daha önce bazı korsan gruplarının, hükümet bağlantılı gruplarca paravan olarak kullanıldığına şahit olduk."

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri