İngiltere, Tahran'daki Büyükelçilik Personelini Geri Çekti

ABD'nin İran'a yönelik saldırı ihtimalinin artması nedeniyle çok sayıda ülke Ortadoğu'daki vatandaşlarına yönelik uyarılarını sıklaştırdı.

ABD'nin İran'a yönelik saldırı ihtimalinin artması nedeniyle çok sayıda ülke Ortadoğu'daki vatandaşlarına yönelik uyarılarını sıklaştırdı. İngiltere ise İran'ın başkenti Tahran'daki büyükelçiliğinde görev yapan personelini geçici olarak geri çekti.

İngiltere Dışişleri Bakanlığı, bunun "ihtiyati bir tedbir" olduğunu ve Tahran'daki büyükelçiliğin uzaktan faaliyet göstermeye devam ettiğini açıkladı.

Bakanlık ayrıca seyahat tavsiyesini güncelleyerek İsrail'e "zorunlu haller dışında tüm seyahatlerden" kaçınılmasını önerdi.

Bu gelişmeler yaşanırken, ABD'nin İsrail Büyükelçiliği Cuma günü acil olmayan bazı personeline ve ailelerine ülkeyi terk edebileceklerini bildirdi.

Tüm bunlar Washington ve Tahran yönetimleri arasında Cenevre'de İran'ın nükleer hedefleri nedeniyle çıkabilecek bir savaşı önlemek amacıyla yapılan toplantıdan bir gün sonra yaşandı.

Çin, Hindistan ve Kanada da dahil olmak üzere birçok ülke, çatışma ihtimali nedeniyle vatandaşlarına İran'ı mümkün olan en kısa sürede terk etmeleri çağrısında bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer programı konusunda bir anlaşmaya varılmaması halinde Tahran'a karşı askeri adım atmakla tehdit etti.

ABD öncülüğündeki 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük Amerikan askeri yığınağı kuruldu. İran ise bir saldırıya güç kullanarak karşılık vereceğini duyurdu.

New York Times'ın haberine göre, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee Cuma günü, İsrail'den ayrılmak isteyen büyükelçilik personeline "Bugün" ayrılmaları tavsiyesinde bulundu.

Habere göre Huckabee, gönderdiği e-postada "Panik yapmaya gerek yok, ancak ayrılmak isteyenlerin planlarını daha erken yapması önemli" ifadelerini kullandı.

Büyükelçiliğin internet sitesinde yayımlanan açıklamada da "ticari uçuşlar mevcutken İsrail'den ayrılmayı değerlendirebilecekleri" belirtildi.

ABD hükümeti ayrıca günler önce de Lübnan'ın başkenti Beyrut'taki büyükelçiliğinde görevli tüm zorunlu olmayan personelin ülkeyi terk etmesi talimatını verdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı ise Bakan Marco Rubio'nun Pazartesi günü İsrail'e gideceğini duyurdu. Rubio'nun burada İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşmesi bekleniyor.

Bakanlık sözcüsü, Rubio'nun İran dahil olmak üzere "bir dizi bölgesel önceliği" ele alacağını söyledi.

ABD ve müttefikleri, İran'ın nükleer silah geliştirme yönünde ilerlediğinden şüpheleniyor. Tahran ise bunu her zaman reddetti.

Perşembe günü Cenevre'de iki ülke arasındaki görüşmelere aracılık yapan Umman, görüşmelerde "önemli ilerleme" sağlandığını açıkladı ve müzakerelerin yakında devam edeceğini belirtti.

İran da "iyi ilerleme" kaydedildiğini duyurdu. ABD'den ise resmi bir açıklama gelmedi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Perşembe günü Washington Post'a yaptığı açıklamada, askeri saldırı seçeneğinin hâlâ değerlendirme altında olduğunu, ancak ABD'nin uzun süreli bir savaşa dahil olmasının "hiçbir ihtimal dahilinde" olmadığını söyledi.

Vance, "Sanırım hepimiz diplomatik seçeneği tercih ediyoruz" dedi. "Ama bu gerçekten İranlıların ne yaptığına ve ne söylediğine bağlı."

ABD, son haftalarda bölgeye binlerce asker ve Trump'ın "armada" olarak tanımladığı askeri güç sevk etti. Bu güçler arasında iki uçak gemisi, diğer savaş gemileri, savaş uçakları ve yakıt ikmal uçakları da bulunuyor.

Trump, 19 Şubat'ta yaptığı açıklamada, ABD'nin İran'la anlaşmaya varıp varamayacağının ya da askeri harekâta başvurup başvurmayacağının 10 gün içinde belli olacağını söylemişti.

ABD Başkanı, "Anlamlı bir anlaşma yapmak zorundayız, aksi takdirde kötü şeyler olur" demişti.

İran, nükleer programının yalnızca barışçıl amaçlara yönelik olduğunu savunuyor. Ancak son yıllarda uranyumu silah seviyesine yakın düzeye kadar zenginleştirdi.

Tahran, zenginleştirme faaliyetlerinin Haziran ayında ABD'nin üç nükleer tesisini bombalamasının ardından durduğunu iddia ediyor.

Trump o dönemde tesislerin "yerle bir edildiğini" söylemişti.

Birleşmiş Milletler'in nükleer denetim kurumu ise Cuma günü yaptığı açıklamada, o tarihten bu yana uranyum zenginleştirme tesislerine erişim taleplerinin reddedildiğini ve bunun giderek artan bir endişe kaynağı olduğunu bildirdi.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, üye ülkelere sunduğu gizli raporda, personelinin nükleer tesisleri gecikmeksizin denetlemesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Dünya Haberleri