'İMAR AFFI'NDA BEKLENTİ REZALETİ!?

Can Pulak

Tüm ülkede kaçak yapılar felaket boyutunu aştı, tam bir rezalete dönüştü.

2018 yılında çıkarılan imar barışı, imar affı olarak anlaşılınca, üstüne bir de erken seçim lafları ortaya atılınca, mantar gibi biten kaçak yapı kasırgasını şimdi kimse önleyemiyor.

Devlet yönetim ciddiyeti ve disiplini bir kere yara almaya görsün, tedavisi kolay yapılamıyor.

Tıpkı kaçak yapılaşmada olduğu gibi...

Ankara 'tavşana kaç tazıya tut' der gibi davranınca, kaçak yapıları engellemek ve yıkmakla görevli belediyeler de, hukuki süreçlerle ve imkansızlıklarla boğuşmak zorunda kalınca, atı alan Üsküdar'ı kolayca geçiyor ülkemizde.

Sadece Bodrum’da yıkılması gereken 5000 kaçak yapı var.

Belediyenin bunu yıkacak doğru dürüst ne aracı, ne gereci, ne yeterli personeli ve ne de ödeneği var.

Sadece Bodrum değil, tüm Belediyeler de aynı durumda...

Diyelim ki sorun çözüldü ve imkan bulundu, o zaman da itirazlar, hukuki süreçler, Ankara'nın müdahaleleri devreye giriyor.

Bu durumda yık bakalım yıkabilirsen kaçak yapıları...

Biz pencerenin bir tarafından bakıyoruz olaylara.

Bu alışkanlık hepimizde var.

Araştırmak, soruşturmak, işin nedenini tam öğrenmek gibi bir huyumuz yok.

Pencerenin öbür yanına da bakmayı bir öğrenebilsek, tepkilerimizdeki yoğunluk böylesine ölçüsüz olmaz.

Önce biz kalıbına sığmayan, sahip olduğu imkanlarla yetinmeyen, devamlı büyümek ve genişlemek isteyen bir tabiata sahibiz.

Evi büyütemiyorsak balkonu büyütüyoruz, çatıyı yükseltiyoruz, çaktırmadan bir kat ilave ediyoruz, oda ekliyoruz, aklımıza eseni yapıyoruz anlayacağınız.

Hele oy verdiğimiz parti iktidara gelmişse, tutmayın bizi..

İzni var mı yok mu, kanuna uygun mu değimli bakmadan, dağın tepesindeki arsamıza bile rahatça konduruyoruz yapımızı.

Son zamanlarda yaşadığımız yerlerdeki kaçak yapılar ve mevcutlara yapılan kaçak eklemeler öylesine arttı ki, şikayetler ve öfkeler ayyuka çıktı.

Kaçak yapı sahipleri cezalara, mühürlere ve mahkeme kararlarına bile aldırmıyor artık.

Öyle olunca yasalara bağlı yurttaşlar, seslerini şimdi daha da yükseltmeye başladılar.

Gidip duruma bir bakayım, kaçaklara neden mani olamıyorlar soruşturayım diye, ben de yaşadığım Bodrum Belediyesi'ne gittim ve Başkan Ahmet Aras’a sorularımı peşpeşe sıraladım.

Bir dokundum ama bin ahhh işittim.

Meğer işin hukuki süreci varmış, tam yıkacakken mahkemelerden yürütmeyi durdurma kararı geliyormuş, mühürler sökülüp kaçak inşaata devam ediliyormuş, yıkıma giden ekibin karşısına 300-500 kişi çıkıyormuş, polis ve jandarmadan yeterli destek bekleniyormuş.

Vatandaş işi öğrenmiş.

Kaçak yapısı için yıkım kararı çıkınca, hemen bölge idare mahkemelerine başvurup, yürütmeyi durdurma kararı alıyormuş.

Belediye bu karara itiraz için savunmalar hazırlıyor, böylece davalar uzuyormuş.

Uzayan davalar süresince, kaçaklara yeni eklemeler yapılıyormuş.

Bunlarla da ilgili zabıtlar tutuluyor, cezalar kesiliyor, mühürler takılıyormuş ama, zincirin bu yeni halkaları uzatıp duruyormuş işi.

Yani 'ben yıkarım' demekle olmuyor işler.

Bir sürü engel var yıkımlar için.

Buna rağmen yine de 668 bina yıkmışlar.

- Sayın Başkan, kaçaklar mantar biter gibi yapılıp duruyor.

Niye mani olamıyorsunuz bunlara?

Neden yıkıp geçmiyorsunuz?

Yıkımın olmaması yenilerine cesaret veriyor.

Bodrum’un her yeri inşaat alanına döndü.

Millet çok şikayetçi!?

- Hak vermiyor değilim ama ben de elimden geleni yapıyor, yasaların bana verdiği yetkiyi dikkatle kullanıyorum.

Belediyeye günde en az 40-50 şikayet geliyor.

Anında değerlendiriyoruz, ekiplerimiz gidiyor, proje ve ruhsatları kontrol ediyor, kaçakları hemen mühürlüyoruz.

Ama ekiplerimiz ayrıldıktan sonra kaçağa devam ediyorlar.

Bu yüzden 3-4 defa mühürlediğimiz, birkaç defa ağır para cezaları kestiğimiz kaçaklar var.

Para cezalarını ödemeyen 300 kişiye haciz gönderdik.

Kaçak yapılar için savcılığa suç duyurusunda bulunuyoruz, bir ay süre veriyoruz, yıkmazlarsa hemen yıkım kararı alıyoruz, yıkım tebligatlarını veriyoruz.

Bu şekilde 668 bina yıktık.

Yapı kayıt belgesi usulsüz olan 600 yer var.

Çevre Bakanlığı bunların belgelerini iptal etti.

Bizim yıkmamızı bekliyor.

Ben bunları mevcut imkanlarımla yıkmaya kalksam iki yıl sürer.

Mazeret aramıyorum, hukuki süreçleri aşar aşmaz bunları da yıkacağım.

- Peki Bodrum’un genelinde yıkılması gereken toplam kaç kaçak yapı var?

- 5000 civarında..

Bunun 2482 adedinin tespit ve yasal işlemleri tamamlanmıştır.

Ayrıca ilçemizde 52567 adet imar barışı olarak bilinen yapı kayıt belgesi mevcuttur.

Bunlardan usulsüz olduğu tespit edilen 1000’den fazlası hakkında gerekli işlemler tamamlanmış, 786’sının ise inceleme ve işlemleri sürmektedir.

Yapı kontrol müdürlüğümüz geceli gündüzlü fedakarca çalışarak, onbinlerce evrakı ve müracaatı elden geçirmekte, yasaklar uyarınca gerekli kararları almakta ve sahiplerine tebliğ etmektedir.

Biz mevcut imkanlarımızla yıkımları yapmaya çalışıyoruz.

Halen 570 adet yıkım kararı ile ilgili işlemler sürmekte olup, bittiğinde gereken yapılacaktır.

Aslında Çevre Bakanlığı'nın da yıkım yetkisi var.

Bu konuda bize yardımcı olmaları lazım.

- Bir de halen verdiğiniz yeni yapı ruhsatları var.

Bari altyapılar tamamlanmadan bunların ruhsatlarını vermeseniz olmaz mı?

- O benim elimde değil.

İmar plan ve durumu müsait olanlara ruhsatı vermek zorundayım.

Aksi halde yasalara uymadığım için hakkımda tahkikat açılır.

Gerçi şikayetlerle ilgili yapılan soruşturma ve müfettişlerin çalışmalarından çok şükür hep aklandım.

Belediyede kanunsuz, haksız ve hukuksuz hiçbir iş yapılmamaktadır.

2021 yılında 3700 yasaya uygun müracaatın inşaat ruhsatını imzaladım ve sahiplerine verdim.

- İnşaat hafriyatlarının sağa sola dökülmesinden, kirlilik yaratılmasından ve doğanın tahrip edilmesinden çok şikayetler var.

Ne dersiniz?

- Hafriyat döküm yeri sorunumuz var.

Resmi döküm yerlerinin hepsi doldu.

Yeni yerlerin tahsisi de kolay olmuyor.

Bu yüzden hafriyatlar gelişi güzel yerlere dökülüyor, doğa kirleniyor.

Bu konuda müracaatlarımız var.

Hazine arazilerinden döküm tahsis yeri bekliyoruz.

Sohbetimiz uzuyor, daha sorulacak çok sorular var.

Örneğin yollar, kanalizasyonlar, trafik gibi.

Onlara da bir sonraki yazımda değineceğim.

CAN PULAK

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.