Adalet Bakanı Akın Gürlek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin İBB davasına yönelik "canlı yayın" çıkışıyla ilgili, "Davaların canlı yayınlanması için kanun değişikliği gerekiyor. Şu anda mevzuatımızda böyle bir imkan yok. Meclis takdir ederse canlı yayınlanabilir" dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin davanın canlı yayınlanması yönündeki çağrısına ve mahkeme salonundaki gerginliklere yanıt vererek kırmızı çizgileri hatırlattı.
Gürlek, "Davaların canlı yayınlanması için kanun değişikliği gerekiyor. Şu anda mevzuatımızda böyle bir imkan yok. Meclis takdir ederse canlı yayınlanabilir" dedi.
"MAHKEMELER SİYASİ ŞOV YAPMA YERİ DEĞİLDİR"
Akın Gürlek İmamoğlu davasındaki gerginlikler için, "Mahkemeler siyasi şov yapma yeri değildir. Kimse mahkeme başkanına parmak sallayamaz. Şahısların statüleri önemli değildir. Mahkeme salonları siyaset arenası değildir. Mahkemede sadece yargılama yapılır. Hakim, savcı hitap ederken 'sanık Ali', 'sanık Veli', 'sanık Ekrem' diye hitap eder. Mahkeme başkanı "Sanık Ekrem" diye hitap eder. Selamlama konuşması yapmak diye bir şey yoktur. Bu bizim mahkememize de yakışmaz." dedi.
"MECLİS TAKDİR EDERSE CANLI VEREBİLİR"
Adalet Bakanı Akın Gürlek şunları ifade etti:
Şu an mevzuatımızda canlı yayınlamasına imkan yok ama kanun değişirse meclis bu konuda takdir verirse canlı yayınlanabilir. O konuda zaten şu an yargılama süreci devam ediyor.40 Ağır Ceza Mahkemesine başladı.
"MAHKEME SALONLARI SİYASET ARENASI DEĞİLDİR"
Mahkeme salonları siyaset arenası değildir. Burada siyasi şov yapılamaz. Mahkeme salonlarında yalnızca yargılama yapılır. Burada şahısların statüleri, görevleri önemli değildir. Herkes sanık statüsündedir. Hukuki olarak sanık tabiri bu yüzden kullanılır. Mahkeme salonlarında hakim savcı hitap ederken Sanık Ali, Sanık Mehmet, Sanık Ekrem diye hitap eder. Belediye başkanım, Sayın müdürüm, bilmem ne diye hitap etmez.
"SELAMLAMA KONUŞMASI YAPMAK DİYE BİR ŞEY YOK"
Bunu ayrıştırmamız lazım. Burada 100, anayasamızın 138. maddesine göre mahkemeler Türk milleti adına yargılama yapar. Yargılama sürecinde kimse mahkemelere telkin, talimat, emir veremez. Bunun altını çizmek gerekiyor. Kesinlikle burada selamlama konuşması yapmak yoktur. Usul vardır.
Usule göre her sanığın ne zaman savunma yapacağı mahkeme tarafından belirlenmiştir. Oradaki şahıs, Sanık Ekrem İmamoğlu'da mahkeme tarafından belirlenen günde savunmasını yapacaktır. Onun haricinde avukatlar söz alabilirler, usuli tartışmalarla ilgili elbette avukatlar söz isteyebilirler. Mahkeme de usuli tartışmalarla ilgili önce taraflara söz verebilirler.
"BİZİM YARGIMIZA DA MAHKEME DÜZENİNE DE YAKIŞMAZ"
Ama burada kesinlikle selamlama konuşması yapmak, gelenlere hoş geldin demek bu değildir, bu yakışmaz. Bizim yargımıza da yakışmaz mahkemenin düzenine de yakışmaz. Mahkemenin düzenine düzenine karar verme yetkisi heyet başkanı mahkeme başkanına aittir. Bunu özellikle altını çizmek istiyorum. Mahkeme salonlarını yıpratmamamız lazım.
"SİYASİ ŞOV YAPMAYA MÜSAADE EDİLMEZ"
Orada sadece yargılama yapılması gerekir. Orada siyasi şov yapmaya müsaade edilmez. Ben de ağır ceza başkanlığı yaptım. Çok önemli davalara bakmak nasip oldu. Burada kesinlikle hiçbir mahkeme bundan da etkilenmez. Söylemlerden de etkilenmez. Siyasi muhabbetlerden etkilenmez. Mahkeme dosyadaki delillere göre, maddi delillere göre vicdani kanat göre karar verir."