HELİKOPTER KAZALARI VE THK

Levent Demir

LEVENT DEMİR

Düşen helikopter de UH-1 tipi çıktı. Ve 17 Yılda 6 Kazada , 26 Şehit verdik.

İstanbul Çekmeköy’de Kirazlı Mahallesi’nde 4 askerin hayatını kaybettiği helikopterin modelini de UH-1 çıkmasıyla (her ne kadar haberlere mahkeme kararıyla yasak  konsa da)  ABD’nin artık kullanmayı bıraktığı ve Vietnam savaşıyla simgeleşen bu helikopterlerin Türkiye'de daha önce de pek çok kazayla gündeme geldiği  biliniyor.

Geçtiğimiz aylarda Sancaktepe'de meydana gelen kaza sonrası UH-1 tipi helikopterler yeniden tartışma konusu olmuştu

TSK’nın  2020 yılında envanterinden çıkarmayı planladığı Türkiye'deki 214 helikopterin 86'sı UH-1 tipi.

Pilotların binmeye imtina ettikleri helikopterlerin sık sık düşmesi,  elbette gündeme bu helikopterlerin tamir ve bakımını da getiriyor. Ve elbette bunları kimin yaptığını da? Hangi ülkenin malı olduğunu, orijinal parçaların mı kullanıldığı ya da tamir yapan ülkenin uçuş tamir lisansları …gibi soruları da cevap almak gerekiyor.
 

Açılan soruşturma umarım bunlara ışık tutar. Zira Jandarma Havacılık Başkanlığına ait 17 adet Mi-17 Genel Maksat Helikopterinin modernize edilmesiyle ilgili 40 milyon dolar tutarındaki ihale bugünlerde tartışma konusu..

Mil Mi-17 ya da Mi-8MT (NATO: Hip H), 1960’lı yıllardan itibaren geliştirilen ve 1977 yılında servise alınan bir Genel Maksat Helikopteri. 12.000 adetten fazla üretilen Mi-17, 50’den fazla ülke tarafından kullanıldı. 

Sovyetler Birliği’nin yıkılmasıyla birlikte 1990’ların başında yeni bir rüzgar esmeye başlamıştı. Rusya dünyaya hızla açılırken 1993 yılında Türkiye ile ikili ticarette ülkemiz için ciddi bir alacak birikmişti. Bu alacak karşılığında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ana unsurları Kara-Deniz-Hava Kuvvetleri’nde değil ancak daha özerk yapıdaki Jandarma Genel Komutanlığı’nın helikopter ihtiyacının Rusya’dan karşılanması için düğmeye basıldı.
Kasım 1993’te ilk anlaşma yapıldı. Ticari borçlara karşılık toplam 19 adet Mi-17’nin Hip-H modeli alınacaktı. Bu pazarlıklarda, iş adamı Ali Şen de aracı oldu. Jandarma pilot ve teknik ekibin eğitimlerinin ardından ilk helikopter 25 Kasım 1995 tarihinde imal edilerek teslim alındı. 

Bu arada hala tartışılan ve aydınlanamayan,  19 helikopterden birisinin daha ülkemize gelmeden Kazakistan’da kaybolmasıdır(!)

Yaklaşık 23 yıldır Jandarma tarafından kullanılan helikopter 3 ton kargo veya 30 tam teçhizatlı asker taşıyabiliyor. Menzili yedek tanklarla birlikte 1370 kilometre olan Mi-17’ler, aynı zamanda ambulans ve VIP konfigrasyonunda da görev alıyor. 

Jandarma Genel Komutanlığı tarafından uzun yıllardır kullanılan Mi-17 genel maksat helikopterlerinin boyama, bakım ve modifikasyon ihalesini geçen yıl Türk Hava Kurumu kazandı. 
 

Ancak Eylül 2018’de , Türkiye’de çalışma ziyaretinde bulunan, Ukrayna İçişleri Bakanı Arsen Avakov, Jandarma Havacılık Başkanlığını ziyaret etti.
Ve Avakov, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda; ” Ukrayna, Türk jandarmasının MI-17’sinin 17 helikopterinin onarımı ve modernizasyonu için 40 milyon dolarlık ihaleyi kazandı. Konotop’da, Motor-Sich onarım tesisi tarafından yapılacak. Hava onarımı alanında eşsiz bir yetkinliğe sahibiz. Türkiye ile işbirliği bizim stratejimizdir.” dedi.

Peki, ‘ bunda ne var?’  diye sorabilirsiniz. 
 

1-Rus yapımı helikopterlerin onarımı için Ukrayna’lı firmanın  Rus Devleti’nden onaylanmış uçuş sertifikası verme yetkisi yok. Bu da uçuş garantisi verememe anlamına geliyor. 

2-Rus ürünü olan helikoptere yapılan tamiri Rusya, ‘ben tanımıyorum. Onaylamıyorum’ diyor.  

3- Rus Devletinin tanımadığı Ukrayna Sertifikasını biz tanıyoruz.  

4-Rus yetkililer ise herhangi bir kaza durumunda sorumluluk almayacaklarını net bir dille söylüyorlar. 

5-Bu helikopterlere bu durumda nasıl sigorta yapabileceğiz?

6-Bu helikopterlere takılan parçaların orijinal olup olmadığını nasıl test edeceğiz…

Soruları çoğaltabiliriz… Bu alanda ortada gezen ‘aracılar’ı da sorgulayabiliriz. 

Bizim görevimiz şimdilik yanlış varsa onlara dikkat çekmek!