Hayatını Kaybedenlerin Sayısı 130’u Geçti: Ebola Neden Hızlı Yayılıyor?

Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC), tarihinin en zorlu sağlık krizlerinden biriyle daha karşı karşıya. Ülkede ilk kez 1976 yılında tespit edilen Ebola virüsü, bu kez çok daha nadir ve tehlikeli bir tür olan "Bundibugyo" varyantıyla geri döndü.

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde ortaya çıkan ve aşısı bulunmayan nadir "Bundibugyo" varyantı nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 130’u geçti. Küresel acil durum ilan edilen bölgede geleneksel ritüeller ve dezenformasyon salgının kontrolünü zorlaştırıyor.

Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC), tarihinin en zorlu sağlık krizlerinden biriyle daha karşı karşıya. Ülkede ilk kez 1976 yılında tespit edilen Ebola virüsü, bu kez çok daha nadir ve tehlikeli bir tür olan "Bundibugyo" varyantıyla geri döndü.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, çarşamba günü itibarıyla can kaybı en az 139’a yükselirken şüpheli vaka sayısı 600’e yaklaştı. Bu varyantı daha yaygın olan "Zaire" türünden ayıran en büyük tehlike ise şu an için onaylanmış bir aşısının veya tedavi yönteminin bulunmaması.

Virüsün komşu ülke Uganda’nın başkenti Kampala’ya da sıçraması bölgedeki alarm seviyesini en üst noktaya çıkardı. AB ve ABD, bölgeden gelen yolculara seyahat kısıtlamaları getirmeye başladı.

Av eti tüketimi virüsü ormandan şehre taşıyor

Salgının bu denli tekrarlamasının arkasında ülkenin coğrafi yapısı ve derin sosyoekonomik kriz yatıyor. Topraklarının yüzde 60'ından fazlası yoğun ormanlarla kaplı olan ülkede, yoksulluk nedeniyle kırsal nüfusun protein ihtiyacının yüzde 80'ini yarasalar, maymunlar ve kirpiler gibi av hayvanları oluşturuyor.

Eski Sağlık Bakanı Eteni Longondo, insanların hayatta kalmak için bu hayvanları avlamaktan başka çaresi olmadığını ve bu kültürel alışkanlığın yer altındaki virüslerin insanlara geçmesindeki en büyük köprü olduğunu belirtiyor. Doğu bölgesindeki silahlı isyanlar ve halkın derin fakirliği de durumu daha dramatik hale getiriyor; nitekim isyancıların kontrolündeki stratejik öneme sahip Bukavu ve Goma şehirlerinde de ilk ölümcül vakalar rapor edildi.

Batıl inançlar ve cenaze gelenekleri virüsün yayılmasını hızlandırıyor

Sağlık ekiplerinin sahada karşılaştığı en büyük engel virüsün kendisinden ziyade, maden kasabalarında hızla yayılan batıl inançlar ve kulaktan kulağa yayılan asılsız iddialar oluyor. Bölgedeki yerel koordinatörler, halk arasında "görüldüğü an anında öldüren hayalet tabutlar" gibi hurafelerin yayıldığını, bu yüzden insanların tıbbi yardım yerine büyü ve geleneksel yöntemlere sığındığını aktarıyor.

Bununla birlikte, ölen kişinin bedenine çıplak elle dokunmayı içeren geleneksel cenaze ritüelleri, virüsün vücut sıvıları yoluyla zincirleme şekilde yayılmasına yol açıyor. Uzmanlar, salgının resmi olarak teşhis edilmeden önce haftalarca fark edilmeden yayıldığını, bu yerleşik alışkanlıklar kırılmadığı sürece mücadelenin aylarca sürebileceğini vurguluyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri