Terörsüz Türkiye süreci devam ediyor.
TBMM'de süreçle ilgili yapılması planlanan yasal düzenlemeler hakkındaki çerçeve yasa görüşmeleri geçen hafta başladı.
"YENİ BİR EŞİKTEYİZ"
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında süreç kapsamındaki yasal hazırlıklar hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Koçyiğit, şöyle konuştu:
"TBMM'ye gelmesi beklenen çerçeve yasayı bir sonuç olarak nitelendiren yaklaşımlar var, oysa çerçeve yasa bir sonuç değil, aksine yeni bir başlangıcın ilk adımını oluşturuyor. 100 yıllık Kürt meselesi elbette tek yasa ile çözülmeyecek; ama doğru iradeyi yansıtan ilk doğru adım; sorunun çözülmesine ve gerçek anlamda kalıcı barışın tesis edilmesine çok büyük bir katkı sunacaktır. O anlamıyla yasanın kategorik ayrımlar içermemesi ve barış sürecine katılmak isteyenler için kapsayıcı olması gerekmektedir.
Bu yasa demokratik siyasete katılımı, dönüşleri ve silahların devreden çıkarılmasını hukuki güvenceye bağlamalıdır. Daha önce pek çok kez ifade ettiğimiz gibi barış ve süreç, hukukunu arıyor. 27 Şubat'ta rahmetli Sırrı Süreyya Önder'in de söylediği gibi; 27 Şubat çağrısının pratikleşmesinin koşulu olan hukuki ve siyasi zemin tartışmasında artık yeni bir dönemdeyiz, yeni bir eşikteyiz. Tabii ki yasa kadar yasanın hazırlanma sürecinin de önemli olduğunu ifade edelim. O anlamıyla olabildiğince geniş bir istişare zemini, uzlaşı arayışının mutlaka yapılması ve ortak akılla şekillenen bir yasanın Genel Kurul'a gelmesini önemsiyoruz."
"KOMİSYON AŞAMASINDAKİ GİBİ BİR YAKLAŞIM KIYMETLİ"
"Çerçeve yasa ile her şey bitmeyecek. Yasa önemli bir başlangıç olacak, kapı aralayacak ve hep beraber bu kapının tamamen açılması için daha fazla çalışmamız ve bir dizi yasayı da birlikte konuşmamız gerekiyor.
Yasanın uygulanma sürecinde Meclis'in sorumluluk alması gerekiyor; Meclis çatısı altında tüm siyasi partilerin temsil edildiği Barış İzleme ve Takip Kurulu oluşturulmalıdır. Bu kurul sürecin takibini yapan, sorunları erken tespit eden ve diyaloğu kolaylaştıran çoğulcu bir yapıda olmalıdır.
Özellikle komisyon aşamasındaki gibi bir yaklaşımın benimsenmesi bizim açımızdan kıymetlidir. Çerçeve yasanın ardından 'İnfaz Kanunu' ve 'Terörle Mücadele Kanunu' başta olmak üzere demokratikleşmeyi engelleyen mevzuatta da köklü değişiklikler yapılması gerekiyor. Bu yüzden çerçeve yasanın bir referans yasa, kök kanun ve yapılacak tüm değişikliklerin oraya referansla yapılması gerekiyor."
"MECLİS KAPANMADAN ÇIKACAĞINI TEYİT EDEBİLİRİM"
Koçyiğit, süreç kapsamındaki siyasi temaslara ve takvime ilişkin soru üzerine de şunları söyledi:
"Heyetimiz hem iktidar partisi ile hem de diğer partilerle çeşitli görüşmeler yapmayı sürdürüyor. Yasayı şekillendirmek konusunda görüş ve düşünce alışverişi sürüyor. Bu hafta içerisinde de yoğun bir trafik olacak. Halihazırda takvim netleşmiş değil. Biz bunu çokça söyledik; en kısa sürede çıkmalı.
Şu anda önümüzde duran kritik eşik; TBMM kapanmadan yasanın önce Adalet Komisyonu'na ve sonra Genel Kurula gelip yasalaşması beklentimiz var. Eğer tartışmalar olgunlaşırsa, süreç bir olgunluğa erişirse o aşamadan sonra Meclis'e sunulacaktır. Ancak halihazırda bu hafta itibarıyla görüşmeler, tartışmalar, karşılıklı görüş alışverişi devam ediyor.
Çerçeve yasanın Meclis kapanmadan çıkacağına dair bilgiyi teyit edebilirim; ama en kısa süre içerisinde hem Adalet Komisyonu hem de Genel Kurula sunulmasını bekliyoruz. Bu konuda biz de çalışma yapıyoruz, görüşmelerimiz devam ediyor. Grup koordinatörlerini çağıracak olan kişi Meclis Başkanıydı. Siyasi parti turunun ardından sonra basına demeç vermişti. Ancak halihazırda bize böyle bir çağrı gelmedi, gelirse partimiz adına gider katılır."