2020 yılında kaybolduğu iddia edilen Gülistan Doku'nun cinayete kurban gittiği ortaya çıktı. Soruşturmayı üstlenen Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, en kritik eşiğin, Gülistan'ın telefonunun Ankara'da sinyal vermesi olduğunu söyledi.
Türkiye, 2020 yılında kaybolduktan sonra bir daha haber alınamayan Gülistan Doku dosyasına kilitlendi.
Yıllar sonra yeniden açılan dosyada yeni ayrıntılar ortaya çıkıyor.
Sabah Gazetesi Haber Koordinatörü Abdurrahman Şimşek, Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu'dan edindiği detayları aktardı. Dosyayı devraldığı andan itibaren süreci baştan kurduğunu belirten Cansu'nun verdiği bilgiler, soruşturmanın derinliğini gözler önüne serdi.
"SIZINTIYA İZİN VERMEDEN MESAFE KAT ETTİK"
Dev operasyonun arkasında Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Bakan Yardımcısı Can Tuncay'ın güçlü desteği olduğunu vurgulayan Cansu, "Sürecin en başında hâkimlikten kısıtlılık kararı aldık. Dosyanın, adliye personeli dahil yetkisiz hiç kimse tarafından görülmesine izin vermedik. Disiplinli ve kontrollü bir süreç yönetimi sayesinde en küçük bir sızıntıya dahi izin vermeden önemli bir mesafe kat ettik" dedi.
"EN KRİTİK EŞİK HATTIN ANKARA'DA SİNYAL VERMESİ OLDU"
Cansu intihar vakası olarak konuşulan dosyanın hangi şüphe ile cinayet dosyasına evrildiği sorusuna ise "Dosyada yer alan notlar ve gizli tanık beyanları elbette önemliydi. Ancak benim için en kritik eşik, Gülistan'ın kullandığı telefon hattının Ankara'da bir ilçede sinyal verdiğinin tespit edilmesi oldu. Bu teknik veri, dosyanın seyrini tamamen değiştirdi. Söz konusu sinyal, sim kart üzerinde yapılan müdahaleleri ve bu hattın bağlantılı olduğu kişi ağını ortaya çıkardı." dedi.
"HUKUK ÖNÜNDE HERKES EŞİTTİR"
Cumhuriyet tarihinde bir valinin soruşturmaya dahil edilmesinin pek görülmüş bir durum olmadığı sorusuna ise Cansu, "Bu dosyaya ilk başladığımızda bizi böylesine bir noktaya götüreceğini elbette öngörmüyorduk. Ancak süreç içerisinde elde edilen somut deliller bizi adım adım bu aşamaya taşıdı. Sayın bakanımızın da ifade ettiği gibi; 'Yargı, dosyanın kapağındaki isme göre hareket etmez.' Hukuk önünde herkes eşittir. Bizim için önemli olan tek şey, delillerin gösterdiği istikametti." diye konuştu.
SORUŞTURMA YÖNÜ DEĞİŞTİ
Dosyadaki en büyük delillerden biri, Gülistan Doku'nun telefon hattına ait SIM kartın Ankara'da bir ilçede baz vermesi oldu. Gülistan'a ait SIM kartın Ankara'da baz vermesiyle soruşturmanın yönü değişti. Başsavcı Cansu, daha önce üzerinde durulmayan bu detayı fark ederek cihazın geçmiş kullanım ağını mercek altına aldırdı.
İNTİHAR İHTİMALİNDEN UZAKLAŞTI
Yapılan zincirleme analizler, ekipleri tek Gökhan Ertok ismine götürdü. Ankara sinyalinin takibiyle ulaşılan bu isim, soruşturmanın yönünü "intihar" ihtimalinden tamamen uzaklaştırarak somut bir şüpheli ağına taşıdı.