İçte geçim zorluğu ve yarına güvensizlik, dışta terleten hararetiyle harp tehlikesi…Zor günler geçiriyoruz zor…
Gönül istiyor ki, şu zor günlerde birbirimize kenetlenelim. Ülkemizi bekleyen tehlikeleri kolayca savuşturacak bir görüntü verelim dünyaya. Ama nerde, biz hala didişmekle, siyasi ayak oyunlarıyla, etnik tartışmalarla meşgulüz. Türkiye’de 23’ten fazla etnik grup var ki, bunların içinde de küçük parçalara ayrılanlar mevcut. Bu 23 grubun 22’si ve minik parçacıkların hepsi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın gururu ve bilinciyle yaşıyor ve kimlik arayışıyla uğraşmıyor. Ama kardeş olduğumuza inandığım Kürtlerin bir kısmı, dış güçlerin, ağaların ve bazı aşiretlerin tahrik ve kaşımasıyla kimlik ve özgürlük peşinde koşuyor. Savaş veriyor, askerimize polisimize ve günahsız sivil halkımıza ateş açıyor. On binlerce insanımızı katleden, Türkiye’mize büyük zararlar veren böylelerini hoş görmemiz, bağışlamamız kolay değil.
Evet geçmişe sünger çekelim,iktidarın zorlamasıyla terörü bitirmek için anlaşalım ama,kürtçülük tüccarlarının istekleri bitecek gibi değil.Öyle şeyler istiyorlar ki,kabulüne kimsenin gücü yetmez.Hele eşit vatandaşlık çığlıklarına hak vermek mümkün mü?Geçmişin hesaplarıyla uğraşırsak,bir yere varamayız. Ama söylermisiniz lütfen bugün hepimiz eşit vatandaş değilmiyiz?Neyimiz eksik birbirimizden?Genel bir eksik varsa,hak-hukuk ve adaletten şikayetçiysek hepimiz şikayetçiyiz.Pahalılıktan yakınıyorsak hepimiz yakınıyoruz.Kanunlar Kürt’e ayrı,Türk’e ayrı uygulanmıyor ki..İmkanlardan hepimiz eşit şekilde istifade ediyoruz.Hatta Doğu ve Güneydoğu bölgesinde bazı hizmetler,batı bölgesinden daha da iyi.
Bu kimlik kavgaları bizim değil,düşmanın işine yarıyor.Bir kaşık suda boğacağımız düşmanlarımız,içerdeki incir çekirdeğini doldurmayacak kimlik kavgalarına bakıp,koca Türkiye’ye kafa tutuyorlar.Sınır boyumuzdaki bayrağımızı indirecek cesareti bile taşıyor haydutlar.Etnik grup sadece bizde yok. Dünyanın pekçok ülkesinde var.Ama onlarda bizim gibi Anayasa’ya,yasalara kafa tutmak, bayrağa saygısızlık ve aklına estiği gibi yaşama imkanı yok ki..Rusya’da 180, Hindistan’da 2000, Çin’de 56,Amerika’da 22, Avustralya’da 10’dan fazla etnik grup var ama, bunların hepsi yaşadıkları ülkenin vatandaşı sayıyorlar kendilerini.Öyle kafaya göre takılma yok.Ulusal bayrak,marşlar,Anayasa ve yasalar kutsalları hepsinin.Bizde de öyle olması lazım ama,bazılarına göre öyle değil işte.
Şöyle yada böyle ,kimlik arayışlarının peşinde koşmak yerine Türk’lükte buluşmalı,tek bayrak altında toplanmalı, vatanımızı ve topraklarımızı korumak için birbirimize kenetlenmeliyiz.Bir elin nesi var,iki elin sesi var demiş atalarımız.Etnik kimlik değil,güçlü Türkiye kimliği hedefimiz olmalı.Öyle olursa,kimse bize yan bakamaz. Bizim sorunumuz sadece etnik kavga ve tartışmalar değil,dini siyasete alet edici politikaları izlemek de büyük tehlike.Ne demek dindar ve kindar bir nesil yetiştirmek? Bunu iddia edenlerin dışındakiler Müslüman değil mi yani?Bakın,laiklik çizgisinin dışına çıkmak nelere mal oldu bize,ne kadar büyük ve korkunç bir fatura ödedik,ödüyoruz.Bunu hala göremiyor olmak,dini siyasete alete devam etmek ve devlet imkanlarını din adına kullanıyor görüntüsü yaymak,ülkeye ve insanına büyük zarar veriyor.Allah’la kulun arasına kimse girmemeli.Hele politikacılar, Allah korusun devleti ve milleti…
Yanlış yapabiliriz,yanlış kararlar alabiliriz.Ama bunların zararını göre göre hala yanlışta ısrar ve inat etmek,doğruyu gösterenlere düşman muamelesi yapmak ülkeye ve kimseye bir şey kazandırmaz. Başkanlık sistemiyle büyük hata yaptık.Sistemi denetimsiz ve kontrolsüz bırakmasaydık, Parlamento’nun işlevini ve gücünü azaltmasaydık,belki bu kadar büyük zarara uğramazdık.Herneyse olan oldu bir kere.Şimdi öncelikle yapmamız gereken şey,milleti tek bir yumruk haline getirmek,seçim malzemesi haline gelen etnik tartışmaları bir yana itmek ve Türk’lükte birleşmektir.
Ne mutlu Türk’üm diyene…
CAN PULAK