Görme Engelli Hafızlar Umrede Kabe'ye Dokunmanın Ve Manevi Atmosferin Heyecanını Yaşadı

Küçükçekmece'deki Kur'an kursunda görme engelli hafızlara öğreticilik yapan Ali Duman:"Her ne kadar görmesek de Kabe-i Muazzama'ya dokunmak, örtüsünü hissetmek, kokusunu içine çekmek, orada tavaf etmek ve say yapmak..

Umreye giden görme engelli hafızlardan Furkan Ok, "Görmesek de oranın maneviyatı yetti. Kabe'ye az dokunmak içimizde ukde kaldı." dedi.

Küçükçekmece'deki Kur'an kursunda görme engelli hafızlara öğreticilik yapan Ali Duman, toplumda görme engellilere yönelik en büyük yanlışın insanların kendi kafalarındaki algılara göre hareket etmesi olduğunu belirterek, bazı kişilerin görme engellilerin bir işi yapamayacağını düşünerek kendilerine sormadan yardım ettiğini, bazılarının ise yapamayacakları işleri üzerlerine yüklediğini söyledi.

Yakın zamanda öğrencileriyle birlikte umreye gittiğini anlatan Duman, umrenin kendileri açısından Allah'ın bir ikramı olduğunu ifade etti. Duman, "Her ne kadar görmesek de Kabe-i Muazzama'ya dokunmak, örtüsünü hissetmek, kokusunu içine çekmek, orada tavaf etmek ve say yapmak hakikaten kelimelerle anlatılacak gibi değil. İnsanlar için çok özel şeyler." diye konuştu.

- "Hayatı bir yerden başlatmak lazım"

Duman, kendisini toplumdan izole eden veya dışarı çıkmaktan çekinen engellilerin hayatlarını bir yerden başlatmaları gerektiğini belirterek, doğuştan veya sonradan görme engelli olmanın hayatın devam etmesine engel olmadığını ifade etti.

Belli bir yaşa kadar ailelerin çocuklarına bakmasının doğal olduğunu ancak belirli bir yaştan sonra engelli bireylerin ailelerine yük olmak yerine onların yükünü almaları gerektiğini belirten Duman, "Görme engellilerin veya diğer engellilerin neleri yapabildiğini ve neleri yapamadığını araştırarak hayatlarını buna göre sürdürmeleri gerekiyor. Kendi alanlarıyla ilgili bir an evvel dışarı çıkmalı, rehabilitasyona ve okula gitmeliler. Görme engellilerin veya diğer engellilerin neleri yapabildiklerini, neleri yapamayacaklarını araştırmalılar ve bu yolda hayatlarını sürdürmeliler." dedi.

- Görme engellileri umreye götürme projesi yıllar önce başladı

Ekrem Özen Camisi imam hatibi Remzi Polat da görme engellileri umreye götürme projesinin uzun yıllara dayandığını belirtti. Polat, "Engelliler Merkezi'yle uzun yıllar manevi pusula rehberliği yaptım. Tabii ki bu rehberlikte bu kardeşlerimizin sıkıntılarını paylaştım." ifadesini kullandı.

Görme engellilerin kendisine Beytullah'ı ve Hazreti Muhammed'in Ravza-i Mutahhara'sını görme isteğini ifade ettiğini aktaran Polat, bu talepler üzerine harekete geçtiklerini söyledi. İlk olarak 2015 yılında bir iş insanının sponsorluğunda engelli bireyleri aileleriyle beraber umreye götürme imkanına kavuştuklarını anlatan Polat, "İş adamlarımızla yapmış olduğumuz görüşmelerde arkadaşlarımızın duygularını anlattık. İş adamlarımız da olumlu karşıladılar. Bu vesileyle Allah, ilk önce 2015 yılında bir iş adamımızın sponsorluğunda engelli kardeşlerimizi aileleriyle beraber götürmeyi nasip etti." diye konuştu.

Umreden döndükten sonra diğer engelli bireylerin de umreye gitme isteğini dile getirdiğini belirten Polat, çalışmalarını bu doğrultuda sürdürdüklerini söyledi.

- Bu yıl yaklaşık 30 engelli umreye gitti

Bu yıl yaklaşık 30 engelli bireyle umreye gittiklerini bildiren Polat, umrede yaşadıkları duygunun tarif edilmesinin mümkün olmadığını ifade etti. Polat, görme engelli bireylerin Kabe ve kutsal mekanlardaki heyecanlarının kendisini şaşırttığını anlatarak, "Çok gayretliydiler. O mübarek coğrafyanın iklimi onları adeta büyülemiş bir vaziyetteydi." ifadelerini kullandı.

Projenin gerçekleşmesinde müftülük ve yerel yöneticilerin de destek verdiğini belirten Polat, Küçükçekmece İlçe Kaymakamı Mustafa Anteplioğlu ile Küçükçekmece İlçe Müftüsü Hasan Hüseyin Palabıyık'a teşekkür etti.

- "Görme engelli de her şeyi yapabilir"

Umreye katılan 25 yaşındaki görme engelli hafız Furkan Ok da sonradan görme engelli olduğunu, görme yetisini kaybettikten sonra Kur'an okuma isteğinin ortaya çıktığını söyledi. Umre deneyiminin çok güzel olduğunu dile getiren Ok, "Görmesek de oranın maneviyatı yetti. Kabe'ye az dokunmak içimizde ukde kaldı. Biraz daha dokunsaydık, biraz daha ibadet yapsaydık diye hayıflanıyoruz." dedi.

Toplumda görme engellilerin bazı şeyleri yapamayacağı yönünde bir algı bulunduğuna dikkati çeken Ok, bunun doğru olmadığını, engelli bireylerin de aktif olarak bir işte çalışabileceğini ve aktivitelere katılabileceğini söyledi.

İlahiyat Fakültesini bitirdiğini belirten Ok, eğitim hayatındaki başarısında gayretli ve hırslı olmasının ve evde oturmamasının etkili olduğunu anlattı. Kendilerine ayrımcılık yapılmaması gerektiğini vurgulayan Ok, "Evet toplumda öyle bir algı var ama görme engelli de her şeyi yapabilir. Yüzebilir, yürüyüş yapabilir, gezebilir ve iş kurabilir. Görme engellilerin en büyük dezavantajının anne babalarının onların üzerinde kurdukları aşırı baskı olduğunu düşünüyorum. O baskıyı aşmaları lazım. Evden çıkıp hayata atılmaları lazım." şeklinde konuştu.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri