Göbeklitepe Yılı ve Çok Büyük Bir Vefasızlık

Doğan Satmış

Doğan SATMIŞ

Malum 2019 yılı "Göbeklitepe Yılı" ilan edildi. Hem Cumhurbaşkanı, hem de Kültür ve Turizm Bakanı bunu bizzat açıkladılar ve konunun önemle ele alınmasını istediler.

Çok iyi yaptılar. 

Ekonomik olarak pek tatlı olmayan "Sıkıntı dolu" bir yılda hiç  olmazsa biraz kültürle uğraşalım. 

Ancak bu konuda çok büyük bir vefasızlık örneği sergiliyoruz ki, sormayın gitsin. 

Göbeklitepe'yi 90'lı yıllarda Alman Arkeolog Klaus Schmidt buldu ve kazarak gün ışığına çıktı. 

"Hayır o bulmadı, orası zaten biliniyordu" diyenler çıkabilir, hemen onlara da yanıt verelim:

Evet bölge arkeolojik olarak 1960'lardan beri biniyordu ama burayı kazıp önemini dünyaya sergileyen Prof. Dr. Klaus Scmhidt oldu. Ayrıca buradan daha önce çıkarılmış iki heykeli görüp önemini anlayan da kendisiydi.

Klaus Schmidt, hayatının en verilmi yıllarını bu bölgeyi kazmaya adadı ve 20 yılı aşkın bir süre boyunca sadece Göbeklitepe'de çalıştı. Kendisine yöneltilen tatsız suçlamalar bile onu bu sevdasından vazgeçirmedi.

Sonuçta önce Türkiye, sonra Şanlıurfa ve doğal olarak hepimiz, geçmişi 12 bin yıl öncesine dayanan bir tarihi esere sahip olduk. Buranın tapınak olduğu anlaşıldığı için dinler tarihi yeniden yazıldı. Şanlıurfa bölgesi, insanlık tarihi açısından daha bir önem kazandı. 

Ayrıca bölge turizmde önemli bir nokta haline gelince  Urfalı hemşehrilerimiz de para kazanmaya başladılar. 

Kısaca Prof. Dr. Klaus Schmidt bize önemli bir "Armağan" verdi.

Sonra da 2014 yılında talihsiz bir şekilde hayatını kaybetti Alman dostumuz. 

Peki o günden bu yana bir kendisine olan vefa borcumuzu ödemek için bir şey yaptık mı derseniz, maalesef hiç bir şey yapmadık. 

Ne ölüm yıldönümlerinde bir anma, ne bir toplantı. 

Daha da kötüsü Prof. Dr. Schmidt'in Türk eşini bile hırpaladık. Göbeklitepe'yi keşfeden insanın karısına buraya girmeyi yasakladık. 

Geçen yaz, henüz 2019 "Göbeklitepe Yılı" ilan edilmeden önce Prof. Dr. Klaus Schmidt'i anmak için bir toplantı düzenlemek amacıyla girişimlerde bulunduk. Eşi Çiğdem Köksal Scmhidt'le de konuşup, bir anma toplantısı yapmak için bazı yerlere de başvurduk. Toplantı Prof. Dr. Scmhidt'in Temmuz ayındaki ölüm yıldönümüne yetişmeyecekti ama en azından Aralık ayındaki doğum gününe bunu yetiştirebilecektik. Eşinin belirlediği dostları tek tek konuşacak, Türkiye'nin, Şanlıurfa'nın ve Şanlıurfalıların "Vefasız" olmadıklarını gösterecektik.

 

Programı, çağrılacak konukları belirledik ve ulaşabildiğimiz yerlerden destek aramaya başladık. Şanlıurfa GAP Gazetesi sahibi Cebrail Elmas'ın da yardımıyla, hem Şanlıurfa Valiliği'ne, hem Büyükşehir Belediyesi'ne yazdık. Ayrıca, Şanlıurfa'daki 3 yerel belediye başkanı ile GAP Bölge Kalkınma Başkanlığı'na tek tek yazdık. 

Yetmedi. 

Mercedes gibi Siemens gibi Önemli Alman firmaları ile çalışan bazı Halkla İlişkiler firmalarına da derdimizi anlattık. 

Ayrıca Almanya'daki Şanlıurfalı bazı işadamlarına da ulaştık.

Kendisi de Şanlıurfalı bir olan ünlü Modacı Faruk Saraç'la da konuştuk. Daha önce Kapalıçarşı'da muhteşem bir "Osmanlı Esnafı Defilesi" düzenleyen Saraç, olaya çok sıcak baktı. Göbeklitepe'nin önemine zaten vakıftı. O dönemin giysilerini içeren benzer bir defile mükemmel bir görsel şölen olabilirdi.

"Saygıdeğer" dostlarımız bizzat Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı'nı da aradı.

Ancak maalesef sonuç sıfır oldu. 

Ne yerel yöneticiler, ne firmalar hiç kimse destek olmaya yanaşmadı.

Sonuçta Prof. Dr. Klaus Schmidt'le ilgili bir günlük toplantı düzenlemeyi bile beceremedik. 

Bu bir Şanlıurfalı olarak beni çok üzdü. 

Ayrıca bir gazeteci olarak da, kültür söz konusu olunca kerli ferli insanların nasıl birer "Medine Dilencisi"ne döndüğünü gördüm ve şaşırdım. 

Şimdi umudum Göbeklitepe Yılı'nda.

Umarım bu yıl Prof. Dr. Klaus Schmidt'le ilgili bir toplantı düzenlenir.

Ve Prof. Dr. Schmidt mezarında bu anmanın, kendisine gösterilen bu saygının meltemlerini duyar,  yıllarını geçirdiği Şanlıurfa'da hissettiği sıcaklığı yine hisseder ve daha rahat uyur.

Diyeceksiniz ki, bu kriz yılında kim toplantıya para verir?

Siz de haklısınız.