Dünya Bankasının "Dünya Kalkınma Raporu 2026: Yapay Zekanın Vaadi" raporundan derlenen bilgilere göre, yapay zekanın geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için gereken veri merkezleri ve hesaplama altyapısı, büyük ölçüde yüksek gelirli ülkelerdeki az sayıda büyük şirketin kontrolünde bulunuyor.
Gelişmekte olan ülkelerin kısa vadede yapay zeka için bulut hizmetlerine daha fazla ihtiyaç duyması beklenirken, büyük orta gelirli ülkelerdeki yerel veri merkezi yatırımlarının yapay zekanın yerel ihtiyaçlara uyarlanmasını kolaylaştıracağı öngörülüyor.
Yerel veri merkezleri veri aktarımını hızlandırarak yapay zeka uygulamalarının kullanıcılara daha hızlı yanıt vermesine ve yerel yapay zeka şirketlerinin gelişimine katkı sağlıyor. Hükümetler, yabancı şirketlerin yerel veri merkezlerine yatırım yapmasını kolaylaştırarak ülkedeki hesaplama kapasitesini artırabiliyor.
Gelişmekte olan ülkeler, dünya genelindeki yeni veri merkezi yatırımlarına yönelik doğrudan yabancı yatırım projelerinden yaklaşık yüzde 40 pay alıyor. Daha küçük ekonomilerin ise ortak kurallar geliştirerek özel yatırımları çekebileceği veya bölgesel veri merkezlerini birlikte finanse ederek maliyetleri azaltabileceği belirtiliyor.
Afrika Birliği'nin bölgesel veri merkezlerinin ortak finansmanına yönelik çalışmaları bu yaklaşıma örnek gösteriliyor.
ABD'li yapay zeka şirketlerinden 750 milyar dolarlık harcama
Rapora göre, ileri düzey yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesi için yarı iletkenler, veri merkezleri, büyük miktarda veri ve nitelikli insan kaynağına yüksek tutarda yatırım yapılması gerekiyor.
ABD'deki en büyük yapay zeka şirketlerinin 2026'da yapay zeka altyapısına 750 milyar doların üzerinde harcama yapması beklenirken, bu tutarın birçok gelişmekte olan ülkenin yıllık gayri safi yurt içi hasılasından daha yüksek olduğu belirtiliyor. Bu şirketler, yapay zeka modellerinin eğitilmesi ve kullanıma sunulması için gerekli büyük ölçekli bulut altyapılarını işletiyor.
Yapay zeka yatırımları yeni fırsatlar ve riskler barındırıyor
Dünya Bankasının raporuna göre, gelişmekte olan ülkeler yapay zeka sistemlerinde kullanılan donanım ürünlerinin küresel ihracatında önemli bir paya sahip bulunuyor.
Yapay zeka sistemlerinde kullanılan donanım ürünlerinin küresel ihracatının yaklaşık yarısı gelişmekte olan ülkelerden gerçekleştirilirken, Çin, Meksika, Malezya, Vietnam ve Tayland bu alanda öne çıkıyor. Söz konusu ülkeler yarı iletkenler, elektronik ürünler ve veri merkezi ekipmanlarına yönelik artan yatırımlardan faydalanıyor.
Veri merkezi yatırımlarının ekonomik kazanımlarının yanı sıra enerji maliyetleri açısından da riskler barındırdığı belirtiliyor. Yapay zeka veri merkezlerinin yüksek miktarda elektrik tüketmesi, enerji fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabiliyor.
Hükümetlerin yapay zeka yatırımlarını çekmek amacıyla vergi avantajları ve çeşitli teşvikler sunması büyümeyi desteklerken, yatırımların aşırı yoğunlaşması durumunda varlık fiyatlarında yükseliş ve yatırım döngülerinde dalgalanma riski ortaya çıkabiliyor.
"Veri merkezi yatırımları yapay zeka rekabetinde önem kazanıyor"
Yapay Zeka Politikaları Derneği (AIPA) Başkan Yardımcısı Gökhan Varan, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yapay zeka rekabetinin artık yalnızca algoritmalar ve modeller üzerinden değil, hesaplama kapasitesi, enerji, veri ve dijital altyapının bir bütün olarak ele alındığı bir çerçevede şekillendiğini söyledi.
Varan, "Gelişmekte olan ülkeler açısından veri merkezi yatırımlarındaki artışın arkasında büyüyen dijital pazarlar, yapay zeka ve bulut hizmetlerine yönelik talep, yatırım maliyetleri, enerji erişimi ve veri egemenliği ihtiyacı bulunuyor." dedi.
Dünya Bankasının ortaya koyduğu tablonun, gelişmekte olan ülkelerin küresel yapay zeka değer zincirinde yalnızca teknoloji tüketicisi olmadığını, altyapı ve donanım alanında da giderek daha önemli aktörlere dönüştüğünü somut olarak ortaya koyduğunu aktaran Varan, şöyle devam etti:
"Öte yandan, veri merkezi yatırımını tek başına bir başarı göstergesi olarak görmemek gerekiyor. Kritik olan, bu altyapının yerel şirketlerin hesaplama kapasitesine erişimini artırması, yapay zeka girişimlerini desteklemesi ve ülkede ekonomik değer üreten bir teknoloji ekosistemi oluşturmasıdır."
"Türkiye, küresel veri merkezi yatırımlarından daha fazla pay alma potansiyeline sahip"
Gökhan Varan, Türkiye'nin küresel veri merkezi yatırımlarından daha fazla pay alma potansiyeline sahip olduğunu kaydederek, şu açıklamalarda bulundu:
"Avrupa, Orta Doğu, Kafkasya ve Orta Asya arasındaki stratejik coğrafi konumu, geniş dijital pazarı, telekomünikasyon altyapısı ve gelişen teknoloji ekosistemi önemli avantajlar sağlıyor. Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'nda veri merkezi kapasitesinin 2030'a kadar en az 1 gigavata çıkarılması ve yapay zeka, bulut teknolojileri ve dijital altyapıda en az 10 milyar dolarlık özel yatırımın harekete geçirilmesi hedefleri stratejik öneme sahip."
Varan, küresel yatırımı çekmek için ucuz arazinin veya teşvikin tek başına yeterli olmadığını belirterek, "Kesintisiz ve rekabetçi fiyatlı enerji, yenilenebilir enerji kapasitesi, güçlü fiber bağlantıları, siber güvenlik, öngörülebilir düzenlemeler ve nitelikli insan kaynağı birlikte geliştirilmelidir. Türkiye açısından asıl hedef veri merkezlerine sadece 'ev sahipliği yapmak' değil, hesaplama kapasitesini yerli yapay zeka üretimine, AR-GE’ye ve yüksek katma değerli ihracata dönüştürmek olmalıdır." ifadelerini kullandı.