Gel Beni Kurtar.

Yıldıray ONUKAR

Babacığım çok kızardı. Yerde bir eşya örneğin. Herkes basıp geçiyor. Terlik, yastık yada bir çorap. Görmüyor musunuz derdi. Sadece alıp kaldıracaksın.

Durup durup yazıyorum da ben farklı mıyım? Tabii ki hayır. Yok aslında birbirimizden farkımız. Sadece birbirimize akıl verip aynı düzene devam... Evet, kendime söylüyorum, belki bir gün aynı şeyi yapmaktan yorulur ve değişirim diye.

Bir ara başlık açalım. Söylenmek. Söylenmek ne güzel, rahatlatıyor insanı. O an için. Ama o çorap orada hala ve orada kalacak. Ve biz sürekli söylenmeye devam edeceğiz. Tanrım ne mükemmel bir döngü. İstikrar bu olsa gerek.

Dünya basınını takip edin. Hep aynı hikaye. Ekonomi istikrarlı bir şekilde büyüyor. Tarımsal ihracat istikrarlı bir şekilde artıyor.

Ama o çorap hala orada. Ve söylenmeye devam. Mazot pahalı, işçi bulamıyorum, asgari ücret çok düşük (yada fazla) , kar edemiyorum...

O çorap ! Bu ne mükemmel bir inat. Niye ısrarla hala orada. Üstüne atom bombası da atsan, milim kıpırdamaz. Bu nasıl özgüven. Bu özgüveni nereden alıyor. Hadi istisna yapıp yanıt verelim. Bizden, benden. Biliyor ki saatlerce maç kuyruğunda bekleyen insanoğlu o çorabı oradan kaldıracak güce sahip değil.

Kelli felli adamlar uluslararası organizasyon kurmuş. Mesela birleşmiş milletler çocuk örgütleri . Hiç bir çocuk farkında değil. Çorap misali kimse görmüyor onları. Çocukları görmemek için birleşmişler herhalde.

Konu belli oldu. Herkes çorabına sahip çıksın deyip bitirelim.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.