Gazze'de Yerlerinden Edilen Filistinliler Ramazanda Da Mezarlıklarda Yaşama Devam Ediyor

Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'ta İsrail saldırılarında evleri yıkılan ve yerinden edilen Filistinli aileler, sığınacak yerleri olmadığı için ramazan ayında da mezarlıklarda kurdukları çadırlarda yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.

İsrail'in saldırılarında evlerin yüzde 90'ı yıkılması nedeniyle Gazze'deki 2 milyondan fazla Filistinlinin büyük çoğunluğu yerinden oldu.

Yuvaları dağılan bu Filistinlilerin büyük bölümü derme çatma çadırlarda zor şartlar altında hayatta kalma mücadelesi veriyor.

İsrail'in yaklaşık 360 kilometre kareden oluşan Gazze topraklarının yarısından fazlasında işgal devam etmesi nedeniyle Filistinler bulabildikleri yerlere çadırlarını kurarak, barınmaya çalışıyor.

Gazze'nin işgal altında olmayan kısımları adeta çadır kenti andırıyor. Yer olmaması nedeniyle Filistinliler yıkılan binaların enkazında bile çadır kurmuşlar.

İsrail saldırılarında evleri yıkılan ve gidecek yer bulamayan bazı aileler ise mecbur kaldıkları için uzun süredir mezarlıkta çadırda yaşamaya çalışıyor.

Filistinli aileler, başka ülkelerde çoğu insanın gece yakınından geçmeye çekindiği mezarlıklarda ramazan ayında kabirler arasında oruç tutuyor, sahur ve iftarlarını yapıyor.

İsrail hapishanesinden kurtuldu mezarlıkta yaşamaya başladı

Han Yunus'taki bir mezarlıkta yaşayan Filistinli ailelerden biri de Mazin Yunus'un (45) 10 kişilik ailesi.

Kalp hastası olan Yunus, Ekim 2023'te Gazze'ye saldırıların başladığı sırada işgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil bölgesinde ailesinden uzakta çalışıyormuş.

İsrail güçleri tarafından alıkonan ve hapse atılan Yunus, daha sonra serbest bırakılarak Gazze'ye gönderilmiş.

Ofer Hapishanesi'nde elleri, ayakları ve gözlerinin bağlandığını ve işkence gördüğünü anlatan Yunus, ilk ramazanı İsrail hapishanesinde, diğer ikisini ailesiyle birlikte geçirdiğini belirtti.

Paraları olmadığı ve gidecek yerleri bulunmadığı için 8 aydır kabristanda yaşadıklarını söyleyen Yunus, mezarda yaşamanın zorluklarını şöyle anlattı:

"Akrep, yılan ve sineklerden çok çekiyoruz. Mezarların arasında yaşıyoruz ve korkuyoruz. Uykudan uyanıyorum, besmele çekiyorum. Cami yakında olmasına rağmen sabah namazı için giderken korkuyorum. Çocuklar gece tuvalete gitmek istediğinde korktukları için bizi uyandırıyor."

"Mezarda yaşamaya mecburuz"

Gidecek yeri olmadığı için mezarlıkta yaşayan bir diğer aile de Hitam el-Galban'ın (64), kızı ve torunlarından oluşan ailesi.

İsrail saldırılarında evlerinin yıkıldığını, bir yatak-döşek, tabak-çanak bile alamadıklarını kaydeden Galban, kızının yanına sığındığını anlattı.

Yaktığı ateşte iftar için yemek hazırlayan Galban, "Mezarlıkta yaşamayı istiyor değiliz, buna mecburuz. Yatağım yok, yastığım yok, gaz yok, yoruldum artık. Şu an burada oturuyorum ama (soğuktan) titriyorum." diyerek, kendilerini koruyacak bir barınak ve giysinin bile olmadığını dile getirdi.

Muhabir: Gülşen Topçu,Hani Alshaer,Abed Rahim Khatib

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri