Gaziosmanpaşa Belediyesi Davasında TRT'ye 'Dolar Dolu Kasa' Tepkisi: Bana Ait Değil

Tutuklu Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, gözaltına alındığı dönemde TRT’de yayımlanan “Kasasından balya balya dolar çıktı” haberine mahkemede tepki gösterdi.

Bahçetepe, görüntülerdeki kasanın kendisine değil, önceki belediye başkanına ait olduğunu söyledi.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturmasından ayrılan Gaziosmanpaşa Belediyesi dosyasında ilk duruşma bugün İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nce (dosyanın mahkemesi olan 35. Ağır Ceza Mahkemesi kapatıldı), İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülüyor.

Dosyada, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe ve cezaevinde geçirdiği rahatsızlık sonucu felç geçiren tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy’un da aralarında bulunduğu toplam dokuz sanık yargılanıyor.

Dosyada Bahçetepe, Baki Aydöner ve Aksoy tutuklu sanık olarak yer alırken; etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan iş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın yanı sıra Aziz Lal, Gözde Bahçetepe, Gürkan Dölekli, Özer Ayık ve Seza Büyükçulha tutuksuz yargılanıyor.

İDDİANAME 343 GÜN SONRA TAMAMLANDI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Bahçetepe’nin tutuklanmasının ardından geçen 343 günün sonunda tamamlanarak mahkemeye sunulmuştu. Rüşvet, rüşvete aracılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve haksız mal edinme suçlarından sanıklar hakkında ceza talep ediliyor.

ADLİYE ÖNÜNDE OLAĞANÜSTÜ GÜVENLİK ÖNLEMİ
İlk duruşma öncesinde İstanbul Adliyesi’nde güvenlik önlemleri artırıldı. Adliye girişlerinde yapılan kontrollerde yalnızca basın kartını gösteren gazeteciler ile duruşması bulunan kişi ve avukatların binaya girişine izin verildi.

Duruşmayı, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, CHP İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, Aziz İhsan Aktaş dosyasında geçen aylarda tahliye edilen Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, birçok CHP’li isim ve sanık yakınları takip etti.

AZİZ İHSAN AKTAŞ DURUŞMAYA KATILDI, FELÇ GEÇİREN AKSOY OTURARAK SAVUNMA YAPIYOR
Duruşma yaklaşık bir buçuk saat gecikmeli olarak, 11.20’de kimlik tespitiyle başladı. 404 gün sonra hakim karşısına çıkan Bahçetepe ve Aksoy’un da arasında bulunduğu sanıklar ve taraf avukatları duruşma salonunda hazır bulundu. Duruşmaya katılan tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş aylık gelirinin 250 bin TL olduğunu ve bunun sebebinin de malvarlıkları üzerindeki tedbir kararı olduğunu beyan etti.

Duruşma, tutuklu Aksoy’un beyanıyla devam etti. Cezaevinde geçirdiği felç nedeniyle ayakta dahi durmakta zorlandığı için Aksoy’un kürsüde oturarak savunma yaptı. Ayrıca Aksoy’un boynunda boyunluk da bulunuyor. Aksoy, dört ay önce boyun omurgasındaki iltihap nedeniyle cezaevinde sağ bacağı ve kolundan felç geçirdi.

“BEN NEDEN SAĞLIK SORUNLARIMLA CEZAEVİNDE MÜCADELE EDİYORUM?”
Aksoy, iddianamede isnat edilen suçlamaları reddetti. 30 yıllık kamu görevlisi olduğunu söyleyen Aksoy, tutuklu yargılandığı davanın iddianamesine kadar rüşvetle ilgili bir suçlamaya maruz kalmadığını belirtti. Aksoy, “Hukuka uygun alınan bir belgenin sanki bir suçmuş gibi kaleme alınmasını takdirlerinize bırakıyorum” dedi.

2020 yılında İBB’de çalışmaya başladığını söyleyen Aksoy, 300 bin dolar rüşvet suçlamasına dair bir delil olmadığını ifade etti.

İddianamede yer alan HTS-baz kayıtlarına da itiraz eden Aksoy, hazırladığı dövizleri önce heyete gösterip savunma yaptı, daha sonra incelemeleri için heyete teslim etti. Aksoy savunmasını şu sözlerle tamamladı:

“Yanlış anlaşılmasın onlar neden tutuklu değil demiyorum, tutuksuz yargılama esastır ancak ben neden içerideyim? Aziz İhsan Aktaş, Seza Büyükçulha tutuksuz yargılanırken ben neden sağlık sorunlarıyla 14 aydır cezaevinde mücadele ediyorum. Ortada rüşvet varsa neden sadece ben tutukluyum?

“ÇOK ZOR ŞARTLARDA FİZİK TEDAVİ GÖRÜYORUM”
Dört ay önce bir ameliyat oldum, sağ kolum ve bacağım felçli, çok zor şartlarda fizik tedavi görüyorum, öz bakımımı dahi yapamıyorum. Ciddi anlamda ve acil olarak tedaviye ihtiyacım var yoksa kalıcı hasar olacak. Tutuklu olduğum süre, az önce yaptığım savunma ve delil durumu göz önüne alınarak tahliyemi talep ediyorum.”

Aksoy’un savunmasının ardından çapraz sorgusu ve avukat savunması da tamamlandı. Duruşma, Baki Aydöner’in savunmasıyla devam etti.

"VİCDANIM RAHATTI"
Aydöner, gözaltına alınma ve tutuklanma sürecini anlattı. Soruşturmayı sosyal medya üzerinden öğrendiğini söyleyen Aydöner, herhangi bir suç işlediğine inanmadığı için kaçmayı düşünmediğini belirterek, “Vicdanım rahattı. Kaçmayı ya da saklanmayı hiç düşünmeden kendi irademle teslim oldum” ifadelerini kullandı.

Emniyete götürüldüğünde operasyonun kapsamını ilk kez gördüğünü anlatan Aydöner, nezarethanede Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe ile çok sayıda belediye başkanı ve belediye yöneticisinin de gözaltında bulunduğunu görünce soruşturmanın boyutunu anladığını söyledi.

Gaziosmanpaşa Belediyesi ile herhangi bir ticari ya da idari ilişkisinin bulunmadığını ifade eden Aydöner, uzun yıllardır CHP’de siyaset yaptığını ancak belediyede hiçbir görev üstlenmediğini, belediye meclis üyesi dahi olmadığını belirterek, soruşturmanın neden kendisine yöneltildiğini anlamadığını dile getirdi.

“SAVCI BANA ‘ÇOK HAKLISIN’ DEDİ”
Savunmasında, hayatında yalnızca bir kez görüştüğü bir kişiyle ilgili iddialar nedeniyle suçlandığını söyleyen Aydöner, emniyet ifadesinin ardından savcılığa sevk edildiğini, burada da benzer sorularla karşılaştığını belirtti. Aydöner, 3 Haziran 2025 tarihinde İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandığını hatırlattı.

Savcılık sorgusuna da değinen Aydöner, ifadesi sırasında savcının kendisine “Çok haklısın” dediğini öne sürdü.

“BAHÇETEPE’Yİ BELEDİYE BAŞKANI OLMADAN ÖNCE TANIYORDUM”
Hakan Bahçetepe ile ilişkisinin tamamen siyasi faaliyetlerden kaynaklandığını belirten Aydöner, Bahçetepe’yi belediye başkanı olduktan sonra değil, CHP’de birlikte görev yaptıkları yıllardan tanıdığını söyledi.

2015 ve 2018 yıllarında partinin farklı kademelerinde birlikte çalıştıklarını anlatan Aydöner, İstanbul İl Başkanlığı döneminde çok sayıda il yöneticisiyle birlikte seçim çalışmaları yürüttüklerini ifade etti.

Bu nedenle HTS kayıtlarında aynı baz istasyonlarından sinyal vermelerinin veya telefon irtibatlarının suç delili olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Aydöner, “Siyasi faaliyet yürüten onlarca il yöneticisi ve yüzlerce belediye başkanıyla aynı ortamlarda bulunmamız son derece doğaldır” dedi.

Aydöner, “Eğer yalnızca HTS kayıtları ve baz istasyonu verileri suç delili kabul edilirse, siyasi faaliyet yürüten binlerce kişi hakkında aynı yöntemle suç isnadında bulunulabilir” diyerek iddianamedeki değerlendirmenin somut delillerle desteklenmediğini savundu.

“GAZİOSMANPAŞA’YA HASTANE İÇİN GİTTİM”
Uzun süredir mide fıtığı ve reflü rahatsızlığı bulunduğunu anlatan Aydöner, tutuklanmadan önce bu nedenle tedavi gördüğünü ve ameliyat planlandığını söyledi.

Farklı tarihlerde Medical Park hastanelerinde muayene olduğunu belirten Aydöner, 8 Mayıs 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Medical Park Hastanesi’nde tedavi gördüğünü ifade etti.

Hastane kayıtlarının avukatları tarafından dosyaya sunulduğunu belirten Aydöner, iddianamede aleyhine değerlendirilen Gaziosmanpaşa baz kayıtlarının tek nedeninin bu hastane ziyareti olduğunu savunarak, söz konusu tarihte ilçede bulunmasının sağlık tedavisi dışında herhangi bir sebepten kaynaklanmadığını söyledi.

AYDÖNER, İBB’DE TUTUKLU KARDEŞİNE SESLENDİ
Aydöner, İBB Davası’nda tutuklu bulunan iş insanı kardeşi Bulut Aydöner’e de seslenerek savunmasını şu sözlerle bitirdi:

“Toparlayarak bitirmek istiyorum. Anlattığım bütün bu hususların tek amacı, dosyada oluşabilecek yanlış kanaatleri ortadan kaldırmaktır. Şunu özellikle ifade etmek isterim: Eğer kanunun bana yüklediği herhangi bir kusur varsa, bir kişinin malına haksız şekilde el uzatmışsam, bir kuruş dahi haram kazanç elde etmişsem, bunun hesabını hukuk önünde vermekten hiçbir zaman kaçınmam, bugün de kaçmıyorum.

Ancak tek bir kişinin, kendi kurtuluşu için ortaya attığı gerçek dışı iddialarla benim ve canım kardeşim Bulut’un özgürlüğünün elimizden alınması kabul edilebilir değildir. En büyük temennim, hem onun hem de benim bir an önce özgürlüğümüze kavuşmamız, yarım kalan hayatlarımıza kaldığımız yerden devam edebilmemizdir. Bu vesileyle, zor koşullar altında büyük bir direnç gösteren, sağlık sorunlarına rağmen ayakta kalmaya çalışan canım kardeşim Bulut’a da buradan seslenmek istiyorum. İnşallah en kısa zamanda yeniden özgür günlerde bir araya gelecek, ailelerimizle birlikte huzur içinde yaşamaya devam edeceğiz.

Ben bu inancımı ve umudumu hiçbir zaman kaybetmedim. Allah’a şükür, başımız dik yaşadık. Dürüstlüğümüzden ve onurumuzdan hiçbir zaman ödün vermedik. Haram lokmaya el uzatmadık. Senin gibi dürüst bir kardeşe sahip olmaktan gurur duyuyorum. Canım kardeşim, seni çok seviyorum. Elbette son sözü Yüce Türk yargısı söyleyecektir. Buna olan inancımı koruyorum. Son olarak şunu da ifade etmek isterim: Yarın 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümü. Demokrasiye, milli iradeye ve ülkemizin birlik ve beraberliğine kasteden o hain girişimi bir kez daha lanetliyorum. Cumhuriyetimizin kuruluşundan bugüne kadar millet iradesine karşı yapılan bütün darbe girişimlerini de aynı şekilde kınıyorum. 15 Temmuz’da hayatını kaybeden bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimizi minnet ve saygıyla anıyorum. Allah ülkemizin birliğini, beraberliğini ve huzurunu daim eylesin.“

Aydöner’in çapraz sorgusu ve avukat savunmasının ardından duruşmaya yarım saat ara verildi.

Aradan sonra Bahçetepe’nin savunması dinlendi.

“BELEDİYE BAŞKANI OLDUKTAN SONRA HAYATIMDA HİÇBİR ŞEY DEĞİŞMEDİ”
Bahçetepe, ilçeyle bağının çocukluk yıllarına dayandığını anlattı. Babasının uzun yıllar Gaziosmanpaşa’da esnaflık yaptığını belirten Bahçetepe, siyasi yaşamı boyunca ilçe başkanlığı ve belediye başkanlığı görevlerinde bulunduğunu ifade etti.

Göreve geldikten sonra yaşam tarzının değişmediğini söyleyen Bahçetepe, belediye başkanı olmasına rağmen pazara gitmeye devam ettiğini, belediye ile evi arasındaki ulaşımda makam aracını kullanmadığını belirtti. Bahçetepe, “Benim hayatımda hiçbir şey değişmedi. Eşimin, benim, annemin ve babamın sosyal hayatı zerre kadar değişmedi” diye konuştu.

Yaklaşık 12 aylık soruşturma sonunda yalnızca 9 sanık hakkında iddianame hazırlanmasını eleştiren Bahçetepe, soruşturma süresinin makul olmadığını savundu.

“TRT’DEKİ KASA, ESKİ BAŞKANA AİT”
Gözaltına alındığı dönemde TRT’de yayımlanan haberlere de tepki gösteren Bahçetepe, “Ben gözaltındayken TRT’de ‘Hakan Bahçetepe’nin kasasından balya balya dolar çıktı’ şeklinde haber yapıldı. Bir kere o kasa bana ait değil. O, eski belediye başkanının kasasıydı. Ben o kasaya hayatım boyunca bir kez bile dokunmadım” dedi.

İddianamede yer alan baz kayıtlarına ilişkin değerlendirmelere de itiraz eden Bahçetepe, Özer Ayık ile aynı baz istasyonundan sinyal verdiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını söyledi. Kolluk aşamasında bunu anlatmaya çalıştığını ancak dikkate alınmadığını belirten Bahçetepe, “Daha sonra savcı durumu anladı ve bana ‘Evet, haklısın’ dedi. Özer Ayık ile aynı baz sinyali verdiğim iddia edilen tarihte ben gün boyu vali ile toplantı halindeydim” ifadelerini kullandı.

Bahçetepe’nin savunmasının ardından çapraz sorgusuna geçildi. Sonrasında ise avukatının savunmasına geçildi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri