Filistin Hafızasını Canlı Tutacak "Filistin Sözlüğü" Yayımlandı

Anadolu Ajansı (AA), Filistin Akademik Düşünce Platformu mensubu akademisyen ve araştırmacılar tarafından hazırlanan "Filistin Sözlüğü" kitabını yayımladı.

AA Kitap markasıyla yayımlanan 1860 sayfalık eser, farklı bilim alanlarından 273 akademisyen ve araştırmacının 2 yıldan fazla süren çalışması sonucunda hazırlandı.

Klasik sözlük anlayışının ötesine geçen eser, hukuktan ekonomiye, kültürden sanata 15 farklı editörlük alanında, her biri akademik makale titizliğiyle hazırlanmış 630 maddeden oluşuyor.

Her düzeyden okuyucuya hitap ederek okuma gruplarına yol göstermeyi ve araştırmacıların işini kolaylaştırmayı amaçlayan kitap, 630 maddenin yanı sıra 700'ün üzerinde gönderme, okuma kılavuzları, maddeler arası ilişkilendirme ve okuma önerileri ile kullanıcı dostu bir yaklaşım sağlıyor.

Eserde her bir maddenin Arapça, Almanca, Fransızca ve İngilizce karşılıkları da yer alıyor.

AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz'ün imtiyaz sahibi olduğu Filistin Sözlüğü kitabının web sayfası da hazırlanacak ve 3 aylık periyotlarla güncellenecek.

"Filistin Sözlüğü'nün ahlaki ve vicdani boyutu var"

Kitabın editörleri, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Felsefe Tarihi öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Yücel Başdemir ile Hitit Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi öğretim üyesi Prof. Dr. Metin Uçar, AA muhabirine çalışmaya ilişkin açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Başdemir, Filistin'de yaşananlarla ilgili en önemli sorunlardan birinin, İsrail propagandalarının gerçeklikle ilişkiyi koparması olduğunu belirterek, "Zihinlerle Filistin coğrafyasında olup bitenler arasında bir perdeleme, karartma, bariyer var gibi geldi. Bu zihinsel bariyerin de kavramlar üzerinden yapıldığını fark edince sözlüğün daha ehemmiyetli olduğuna kanaat getirdik." dedi.

Sözlükte yer alacak kavramların gerçeklerle uyumlu ve propaganda nedeniyle gerçeklikten kopmuş olan algıyı gün yüzüne seren maddeler olmasını temel kriter olarak belirlediklerini ifade eden Prof. Dr. Başdemir, antisemitizmden kaçındıklarının altını çizdi.

Prof. Dr. Başdemir, çalışmayı hazırlarken Almanca, Arapça, İbranice ve İngilizce birçok kaynaktan yararlandıklarını, Osmanlı Devlet Arşivleri'ne de sıkça başvurduklarını anlattı.

Batı medyasınca Filistin meselesiyle ilgili yapılan haberlerde, belirli kelimelerin kullanılarak zihinlerde belli bir imaj yaratıldığını söyleyen Başdemir, "Batı medyasının kullandığı bu dili yapı bozuma uğratmaya çalıştık, bu kelimelerin yerine neler konulabilir meselesini çok düşündük. Örneğin yerleşimci kelimesini kullanmayı şiddetle reddettik, bunun yerine gaspçı kelimesini kullanmayı uygun gördük. Yani mahalle deniyor, yeni yerleşim yeri deniyor. Biz bunlara gasp bölgeleri dedik çünkü buralar gerçekten gasp edilmiş yerler." diye konuştu.

"Konubazlı otoriterlik", "konubazlı totaliterlik", "siyonlama", "İsrailleme", "İsrailleşme", "Yahudileştirme", "soykırım haberciliği", "su apartheidı", "dijital sansür", "tıbbi apartheid", "siyofaşizm" gibi kelimelere de yer verdiklerini belirten Başdemir, İsrail'in bilinçli olarak hedef aldığı çocukları, Filistin konusunda özel hassasiyeti olan kişiler, yazarlar ve edebiyatçıları da madde haline getirdikleri bilgisini paylaştı.

Prof. Dr. Hasan Yücel Başdemir, şunları kaydetti:

"Sözlükler genellikle var olan maddeleri yazar ve sadece anlamları ortaya çıkarmaya çalışır. Sözlüğün vicdanla ilgili bir yönü yoktur, ahlaki bir sorumluluğu yoktur. Filistin Sözlüğü'nün ahlaki bir yönü var, vicdanla ilgili boyutu var ve biz burada genç akademisyenlerden çok büyük destek aldık. Biz kendimiz bilgi üretebileceğimizin farkına vardık. Çünkü sözlükler bilgi üretmez, var olanı sürekli aktarır. Ama Filistin Sözlüğü asla sadece var olan bilginin olduğu gibi aktarılması değil çünkü biz tarihin canlı tanıklarıyız. Gözümüzün önünde olan olaylar var ve bazı gördüğümüz şeyleri yazma konusunda haklıyız. Gençlerin buna sahip çıkmasını isteriz."

"Gaspçı yerleşimcilik dediğimiz anda hakikati ortaya koymuş olduk"

Prof. Dr. Uçar ise sözlük üzerinde çalışmaya başlamadan önce, Filistin meselesiyle alakalı neler yapabileceklerini görüşmek üzere Filistin Akademik Düşünce Platformu'nu kurduklarını, bu sayede 300'e yakın araştırmacı ve akademisyenle bir araya geldiklerini belirtti.

Yaşanan olayların, kavramlar yoluyla manipüle edilebildiğini dile getiren Uçar, "Birinin evini gasp ediyorsunuz, orada yaşamaya başlıyorsunuz ve size yerleşimci deniyor. Bu gerçekliğe uyan, gerçekliği tam karşılayan bir şey değil, ya istila ya da gasp dememiz lazım. Dolayısıyla literatürde sömürgeci yerleşimcilik olarak geçen kavram aslında birçok şeyi anlatıyordu ama hakikati tam olarak ortaya koymuyordu. Biz gaspçı yerleşimcilik dediğimiz anda aslında hakikati bir şekilde ortaya koymuş olduk." açıklamasında bulundu.

Prof. Dr. Uçar, toprakların yanı sıra yemekler, simgeler gibi kültür ögelerinin de gasp edildiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Bunun adı İsrail hırsızlığı olabilirdi çünkü dünyanın başka yerlerinde yapılan hırsızlıklarla karşılaştıracağımız bir mesele değil. Dünyanın başka yerlerinde de gasp olayları yaşanıyor ama Filistin'de yaşananların, İsrail tarafından yaşatılanların aslında kendine has özellikleri vardı. Dolayısıyla biz bunun da tam adını koyalım dedik ve siyonist gaspçılık dedik. Dünyanın birçok yerinde faşizm, nazizm olarak suçlanan hareketler var. Ama İsrail siyaseti bunların çok ötesinde, soykırımı çok farklı bir noktaya taşıyor. O zaman bunu ifade etmenin de kavramı siyonazizm ya da siyofaşizm olabilir diye düşündük. Dolayısıyla gerçeği hangi kavram tam olarak ifade eder noktasından hareket ederek meselenin tam ismini koymaya çalıştık."

Prof. Dr. Metin Uçar, "Filistin dediğimizde aslında sadece Filistin'den bahsetmiyoruz. Bütün dünyanın bir şekilde köleleştirilmeye, sömürülmeye çalıştığı sistemin bir parçası Filistin. Dolayısıyla bizim Filistin konusunda duyarlılık geliştirmemiz, örneğin boykot yapmamız aslında kendimizi de korumamız anlamına geliyor. O sömürüden kendimizi bir şekilde dışarıda tutmanın yolu olarak da bunu düşünebiliriz." ifadelerini kullandı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri