İzmir, Bursa, Mersin ve Ankara'da hücre tipi modellerle örgütlenen, holdingleşen ve şeffaf olmayan finans kaynaklarıyla dikkat çeken yapılar, 1977 yılındaki CIA destekli "paralel yapı" modelini akıllara getiriyor.
Türkiye, 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıldönümüne yaklaşırken, FETÖ'nün legal alanda kalma çabaları ve dönemsel stratejileri kamuoyunda yeniden sıcak tartışma konusu oldu. Sosyal medyada son yıllarda olağan dışı bir hızla büyüyen ve gençlik yapılanması olarak öne çıkan bazı dini oluşumların, geçmişteki "paralel yapı" modelini andıran stratejileri ve 15 Temmuz arifesindeki zamanlamaları ciddi soru işaretlerine yol açtı.
Hain darbe girişiminin yıl dönümü yaklaşırken araştırmacı SuperHaber, maskelerin ardındaki yeni yapılanmaları mercek altına alarak, sosyal medyanın popüler yüzleri ile uluslararası karanlık kliklerin perde arkasındaki gizli bağlarının izini sürdü.
İzmir merkezli başlayan ve kısa sürede Bursa, Ankara ve Mersin gibi büyük şehirlerin dışına da taşarak dijital platformlarda milyonlarca takipçiye ulaşan Sözler Köşkü, Çay House, Çınaraltı ve Hayalhanem gibi yapıların organizasyon şeması ile buralarda vitrine çıkarılan popüler isimler mercek altına alındı. Modern mekanlar, lüks prodüksiyonlar, popüler dil kullanımı ve dijital içeriklerle özellikle üniversite gençliğini ve genç kızları hedef alan bu oluşumların, aslında yeni bir "kuluçka merkezi" olarak mı kurgulandığı sorusu yüksek sesle soruluyor.
1977 MODELİ YENİDEN Mİ SAHNEDE? CIA VE FİNANS İDDİALARI
Güvenlik kaynakları ve uzmanların değerlendirmelerine göre; 1977 yılından sonra CIA'nın kontrolü altında dünya genelinde okullar, medreseler ve finans ağlarıyla devasa bir yapıya dönüşen eski modelin, bugün dijital dünya üzerinden taklit edildiği öne sürülüyor. 2010 sonrasında hiçbir organik geçmişi yokken aniden devasa bütçelerle ve profesyonel medya ağlarıyla ortaya çıkan bu yapıların arkasındaki finansal güç merak konusu.
Güvenlik ve istihbarat raporlarına dayandırılan analizlerde, söz konusu yapıların operasyonel modellerine dair dikkat çekici ortak dinamikler vurgulanıyor. İncelemelere göre bu oluşumlar, kısa süre içerisinde milyonlarca liralık medya prodüksiyonları gerçekleştirebilecek ve lüks merkezler kurabilecek düzeyde hızlı ve organize bir finansal büyüme performansı sergiledi. Operasyonel yapı bakımından ise şehirler arası coğrafi ayrışmaya rağmen, organik olarak tek bir merkezden yönetilen hücre tipi bir örgütlenme modeliyle hareket ettikleri belirtiliyor. Ayrıca, popüler kültür dilini etkin biçimde kullanan bu yapıların, profesyonel algı yönetimi stratejileriyle sosyal medya mecralarında yoğun ve sistematik bir propaganda ağı yürüttükleri de yapılan tespitler arasında yer almaktadır.
FOTOĞRAFTAKİ SIR: FETÖ FİRARİSİYLE AYNI KAREDE
Kamuoyunda tartışmaları alevlendiren en büyük etkenlerden biri ise bu yapıların kurucu aktörlerinin geçmişteki ilişkileri oldu. FETÖ firarisi Cemil Tokpınar’ın yurt dışına kaçmadan önce Nurcu derneklerde dersler verdiği bilinirken; Tokpınar’ın, Nurcu Uğur Akkafa, Ahmet Akgündüz ve Sözler Köşkü’nün öne çıkan ismi Fatih Yağcı ile aynı fotoğraf karesinde yer alması dikkat çekti.
KHK İLE KAPATILAN DERNEKLER VE HAYALHANEM DETAYI
İddiaların odağındaki bir diğer isim ise Uğur Akkafa. Akkafa’nın yönetimindeki "Nur Mektebi" adlı dernek, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yayımlanan KHK ile FETÖ iltisakı gerekçesiyle kapatılmıştı. Ancak derneğin bugün faaliyetlerine farklı isimler altında veya illegal olarak devam etmesi güvenlik bürokrasisinin radarında.
"Ayrıca mevcut iddialar zincirine göre, Sözler Köşkü’nün çekirdek kadrosunun Nur Mektebi’nde yetiştiği, ardından Sözler Köşkü’nden ayrılan bir grubun Mersin merkezli Hayalhanem yapılanmasını kurduğu belirtiliyor.
Hayalhanem’in kurucu başkanı Mehmet Yıldız’ın geçmişte FETÖ dershanelerinde öğretmenlik yaptığı, yapının bugün sadece Türkiye’de değil, Almanya başta olmak üzere Avrupa’da da hızla örgütlendiği aktarılıyor."
SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN İSİMLER VE SON İDDİALAR
Sosyal medyada yayılan son iddialarda ve dijital mecralardaki haberlerde, bu yapıların popüler yüzleri ve arkalarındaki organizatörler tek tek deşifre ediliyor. Yapılan analizlerde ve paylaşımlarda şu isimlerin rolleri dikkat çekiyor:
Fatih Yağcı (Sözler Köşkü): İzmir merkezli yapının en çok bilinen yüzü olan Yağcı, lüks yaşam tarzı iddiaları, şeffaf olmayan bağış/finans kaynakları ve geçmişte FETÖ unsurlarıyla yan yana geldiği fotoğraflarla sosyal medyanın ve incelemelerin odağında yer alıyor.
Mehmet Yıldız (Hayalhanem): Mersin merkezli yapının lideri olan Yıldız, geçmişteki FETÖ dershanesi öğretmenliği bağının yanı sıra, özellikle genç kitleleri etkilemek üzere kurduğu "dijital tekel" ve yurt dışı fonlama iddialarıyla en çok tartışılan isimlerin başında geliyor.
Harun Serkan Aktaş (Çınaraltı): Ankara yapılanmasının başında bulunan Aktaş, üniversite gençliğine yönelik yurt ve ev ağları iddialarıyla gündeme geliyor.
Samet Sever (Çay House): Bursa ayağını yürüten Sever ve ekibi, tıpkı diğerleri gibi gençlere ulaşmak için "eğlence ve din" konseptini harmanlayarak hücre tipi büyüme modelini sürdürmekle suçlanıyor.
Sosyal medyadaki son iddialarda, bu yapıların "sulu zırtlak" olarak tabir edilen modern ve sulandırılmış dini içeriklerle gençlerin zihnini yıkadığı, onları mevcut devlet yapısına ve resmi kurumlara karşı yabancılaştırarak adeta gizli birer militan haline getirdiği savunuluyor. Yapıların holdingleşen şirketleri, yurt dışı gezi organizasyonları ve kitap satışları adı altında dönen kayıt dışı para trafiği de son dönemde yargıya ve sosyal medya ifşalarına yansıyan en sıcak başlıklar arasında.
KRİTİK İSİMLERLE TEMAS VE MEKTUP KRİZİ
Bu oluşumların sadece sosyal medyada kalmadığı; Kemalettin Özdemir, Said Yüce ve Nevzat Tarhan gibi kamuoyunun yakından tanıdığı ve tartışmalı süreçlerle anılan isimlerle de dirsek temasında olduğu ifade ediliyor.
Öte yandan, paralel yapıların "Ağabey" olarak nitelendirdiği ve geçtiğimiz yıllarda vefat eden Hüsnü Bayramoğlu'nun, KHK ile kapatılan bu tarz derneklerin yeniden açılması için Cumhurbaşkanlığı makamına özel bir mektup yazdığı da iddialar arasında yer alıyor.
Uzmanlar, 15 Temmuz yıldönümü yaklaşırken FETÖ ile mücadelenin sekteye uğramaması için, "FETÖ-vari" hücre tipi örgütlenen, modern görünüm altında genç nesilleri devlete karşı mesafeli hale getiren ve şeffaf olmayan finans kaynaklarına sahip bu yeni nesil yapıların yasal olarak sıkı takibe alınması gerektiği uyarısında bulunuyor.