Paylaşımında Almanya'dan vize alamadıklarına ve gümrük kuyruğunda saatlerce beklediklerine yer veren Say, "Biraz birbirimizi anlamaya başlasak mı diyorum? Almanya.
Ama asıl, bu kadını bu ülkede, kendi ülkesinde, Türkiye’de, “ne kadar anlıyorlar” diye de soruyorum. Bir flütçü akademisyen olarak , bir orkestracı flütist , bir flüt solisti, bir konuşmacı, bir oda müzikçisi, ve bir aktivist olarak peki bu ülke ne kadar anladı? Ne kadar yararlandı Aslıhan’dan? Sorun? Tek ben mi soracağım? Kim ne kadar anladı? Ben yazdıkça tepki çekeyim elbette" ifadelerini kullandı.
Say'ın ilgili paylaşımının tamamı şöyle:
"Aslıhan, 21 Mart Cumartesi sabahı, Münih’e vardığında, pasaport kuyruğunda 2,5 saat bekledi.
Provaya zar zor yetişti.
Şefsiz Münih oda orkestrasını, efsanevi orkestrayı, hem yönetti, hem solist olarak çaldı, “Bosphorus Romance” eserimin prömiyeriydi Münih’de, müziğin başkentlerinden birinde
Hikaye zor başladı.
Ertesi gün sabah, konser saat 11.00
Pazar günü sabah konseri, çaldılar, alkış tufan oldu. Bitmedi alkış. Orkestrayı Aslıhan , dışarı araya davet etti, ve alkış öyle sona erdi, bu zor doğumda…
Vize alamadığımız ülkede…
Gümrük kuyruğunda saatlerce beklediğimiz ülkede…
Artık bu hikayelerin hepsinden yorulduğumuz o , malum, artık 2. Memleketimiz ülkede, Almanya’da…
Ayakta alkışlar, bitmeyen…
Flütü ile…
Biraz birbirimizi anlamaya başlasak mı diyorum? Almanya???
Ama asıl, bu kadını bu ülkede, kendi ülkesinde, Türkiye’de, “ne kadar anlıyorlar” diye de soruyorum.
Bir flütçü akademisyen olarak , bir orkestracı flütist , bir flüt solisti, bir konuşmacı, bir oda müzikçisi, ve bir aktivist olarak peki bu ülke ne kadar anladı? Ne kadar yararlandı Aslıhan’dan? Sorun? Tek ben mi soracağım? Kim ne kadar anladı?
Ben yazdıkça tepki çekeyim elbette.
Tamam…
Çekeyim tepkiyi…
Elbette..
Biliyoruz alıştık…"