Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Brüksel'de Yunanistan'ın Ta Nea gazetesine verdiği röportajda 12 deniz mili tartışması, Doğu Akdeniz elektrik bağlantı projesi, casus belli ve Mavi Vatan konularında önemli açıklamalar yaptı; Erdoğan'ın Miçotakis'e sunduğu 2 milyar euroluk alternatif teklifi detaylandırdı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Brüksel'deki temasları sırasında Yunanistan'ın Ta Nea gazetesine verdiği röportajda Türkiye-Yunanistan ilişkilerinden Ege Denizi'ndeki 12 deniz mili tartışmasına, Doğu Akdeniz'deki elektrik bağlantı projesinden Mavi Vatan'a kadar birçok konuda önemli mesajlar verdi.
"ARTIK İT DALAŞIMIZ YOK"
Mayıs 2023'ten bu yana iki hükümetin mevcut sorunları çözmek, gerilimden kaçınmak ve güven artırıcı önlemlere öncelik vermek için çalıştığını belirten Fidan, son yıllarda Ege Denizi'nde daha sakin bir ortam oluştuğunu söyledi.
Fidan, Yunanistan'ın iç siyasetinde Türkiye karşıtı söylemlerin önemli bir yer tuttuğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Mayıs 2023'ten bu yana iki hükümet, mevcut sorunları çözme, gerginlik yaratmaktan kaçınma ve güven artırıcı önlemlere öncelik verme kararı aldı. Şu ana kadar iş birliğimiz oldukça iyi gidiyor. En azından artık it dalaşımız yok. Ege, son üç yılda daha sakin bir yer haline geldi. Ancak Yunan iç siyaset sahnesinde Türkiye aleyhtarı bir retoriğe ihtiyaç duyuluyor. Bu adeta bir aspirin gibi."
"TÜRKİYE OLMADAN YUNAN İÇ SİYASETİ VAR OLAMAZ"
"Türkiye olmadan Yunan iç siyaseti var olamaz" diyen Fidan, bu gerçekliğin sorunların çözümü için cesur kararlar alınmasını engellediğini belirtti.
"Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı mesele için seçilmiş her Yunan başbakanla çalışmak üzere defalarca çaba gösterdi. Tartışmalı konuları ele almak için gerekli siyasi iradeyi ortaya koymaya hazırdır" ifadesini kullanan Fidan, şöyle devam etti:
"Sulara ve Ege'ye ilişkin konular, bir yakınlaşma ve nihai bir çözüm sağlanabilmesi için her iki taraftan da güçlü bir siyasi liderlik gerektirmektedir. Yunan hükümetleriyle ne zaman bir araya gelsek, konuya nasıl yaklaşılması gerektiğini bildiklerini, ancak siyasi maliyeti göze alamadıklarını görüyoruz."
"BU BİR SAVAŞ TEHDİDİ DEĞİL"
Yunan gazetesinin, TBMM'nin 1995 yılında aldığı kararın Yunanistan tarafından bir savaş tehdidi olarak değerlendirilmesine ilişkin sorusunu yanıtlayan Fidan, söz konusu kararın bir yasa olmadığını vurguladı.
Kararın, Yunanistan'ın Türkiye ile arasındaki sorunları çözmeden karasularını 12 deniz miline genişletmesi durumunda Türkiye'nin gerekli önlemleri almasını öngören bir bildiri olduğunu belirten Fidan, şunları kaydetti:
"Casus belli konusunda birçok kişi bunun bir savaş tehdidi olduğunu düşünüyor. Bu, Yunan versiyonudur. Ancak biz bunu 'casus belli' olarak nitelendirmedik. Bu, 1995 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yayımlanan bir bildiridir, bir yasa değildir."
"Önleyici bildiri bugüne kadar barışın korunmasına katkı sağlamıştır. Bu bir savaş tehdidi teşkil etmemektedir" diyen Fidan, Yunanistan'ın Türkiye ile mesele çözülmeden böyle bir adıma başvurmayacağını hiçbir zaman açıkça beyan etmediğini belirtti.
Fidan, "Yunan dostlarıma tavsiyem şudur: Kendisi hâlâ oradayken, bu anı değerlendirin ve onunla iş birliği yapın" ifadesiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın siyasi iradesine dikkat çekti.
2 MİLYAR EUROLUK PROJEYE ALTERNATİF TEKLİF
Ta Nea gazetesinin, Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında planlanan Elektrik Bağlantı Projesi (GSI)'ne Türkiye'nin neden tepki gösterdiğine ilişkin sorusunu yanıtlayan Fidan, Ankara'nın projeye kategorik olarak karşı çıkmadığını söyledi.
Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile New York'ta yaptığı görüşmede alternatif bir iş birliği önerisi sunduğunu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
"Biz karşı çıkmıyoruz. Bunu Başbakan Sayın Miçotakis ve Başkan Sayın Macron ile ele aldık. Cumhurbaşkanım, Başbakan Sayın Miçotakis ile New York'taki görüşmesinde bu konuyu gündeme getirdi. Projeyi değerli olarak nitelendirmiş, Avrupa fonlarından 2 milyar euronun üzerinde harcama yaparak 2.000 kilometre uzaktan elektrik taşımak yerine bizden elektrik almayı tercih edeceğinizi belirtmişti; oysa ben anakara Türkiye'den sadece 70 mil mesafeden, Rumların, Türklerin ve tüm nüfusun faydalanabileceği su, elektrik ve doğal gaz sağlayabilirim."
"TEK İSTEDİĞİMİZ YAZILI BİLDİRİM"
Fidan, deniz araştırmaları sırasında Türkiye'ye yalnızca sözlü bilgi verilmesinin yeterli olmadığını belirterek araştırmanın yapılacağı bölgenin ve koordinatların yazılı olarak bildirilmesini istedi.
"Henüz Ege'deki tartışmalı sular meselesine de değinmedik. Bizim talep ettiğimiz şey, bir gemi denizde araştırma yürüttüğünde bize sadece sözlü değil, şu bildiriyi içeren yazılı bir ihbar göndermesidir: 'Şu bölgede şu belirli eylemlerde bulunacağız, koordinatlar da şunlardır.' Tek istediğimiz budur. Başka bir şey değil" diyen Fidan, statükonun bozulmasını ve her iki taraf için de daha büyük sorunlara yol açacak şekilde bir emrivaki yaratılmasını istemediklerini vurguladı.
"Bu şartlar altında karşı çıkmıyoruz. Olumlu bakıyoruz" ifadesini kullanan Fidan, projeye şartlı destek mesajı verdi.
"MAVİ VATAN YASA TASARISI DİYE BİR ŞEY YOK"
Röportajda Mavi Vatan'a ilişkin olası bir yasa tasarısı da gündeme geldi. Yunan gazetesinin konuyla ilgili sorusunu yanıtlayan Fidan, "Mavi Vatan yasa tasarısı diye bir şey yok. Deniz parkı meselesi henüz tartışmaya açılmış değil" dedi.