ERDOĞAN AK PARTİ’Yİ BIRAKIR MI? VE KIZILCAHAMAM TOPLANTISINDA NELER OLABİLİR?

Nuray Başaran

NURAY BAŞARAN

Türkiye yerel seçimler sonrasında İstanbul’a kilitlenirken, Ak Parti de 26-27-28 Nisan’da Kızılcahamam’daki 28. İstişare Toplantıları için çoktan kolları sıvadı. 

Diyeceksiniz ki ; ne var ki bunda? Zaten adı üstünde 28. kez toplanıyor. Elbette bu yönü ile dense dense , Ak Parti kurumsal olarak bunu hep yapıyor, Erdoğan da seçim sonuçlarını değerlendirecek. En fazla  daha ileri gidip,  seçimde başarısız olanlara ‘racon’ kesebilir….

Elbette bunlar mümkün.  Ancak,  Ak Parti kulisleri bu kez farklı şeyler söylüyor. Olağanüstü değişikliklerden söz ediliyor Ak Parti için.  

Şimdi sıkı durun; Kızılcahamam toplantısında erken genel kongre kararı alınabilir. Okullar kapanır kapanmaz, yaz tatili başlamadan  önce. Ve bu sadece kongre toplantısıyla kalmayabilir. Genel başkan değişimi olabilir!

Biliyorum , ‘Nasıl, yok canım olmaz. Mümkün değil.’ diyebilirsiniz. Ben de yaklaşık 15 gün önce aldığım bu kulis bilgisi için aynı tepkiyi vermiş ve yazıp yazmamakta tereddüt etmiştim. 

Çünkü aldığım kulis bilgisine göre,  Ak Parti’nin yeni genel başkanı için konuşulan isim de Ahmet Davutoğlu!

Önce,  ‘adı bir süredir kurulacak yeni parti için geçen Ahmet Davutoğlu’nun önünün kesilmesi ya da manipülasyon için böyle olabilir mi?’ dedim. Ardından yeni parti hazırlıkları ve kulislerde yeni oluşum için olup bitenlere baktım.

Kaynaklarım,  hazırlıkların askıya alınmış gibi sessizlik izlenimi verdiğinde  de gelen yeni kulis bilgilerini artık yazmam gerektiğine karar verdim.

Ak Parti’de etkin ve kalabalık bir gurup, son seçimlerde ve hatta ondan da önce yeni sistemde aksayan taraflar ile ilgili çalışmalar yapıyor. Bunların başında da Cumhurbaşkanının aynı zamanda parti başkanı olmasının da getirdiği sorunlar olduğunu tespit ediyor. Hem bu gerekçe ile,  hem de Ak Parti’nin herkesi kucaklayan ve partide kırgınlıklar yaşayan, uzaklaşan Ak Partilileri yuvaya çağırmaya ve dolayısıyla partinin toparlanmasına inanıyor. Bu çerçevede bunun olabilmesinin başlangıcının da,  erken genel kongre ve Erdoğan’ın genel başkanlığı bırakması olarak görülüyor. Bu konuda da halen yapılmış bir iki ankete daha birkaç anket çalışması daha yaptırılıyor.

Bu konuda en uygun ismin başını ise Ahmet Davutoğlu çekiyor. Zira Davutoğlu için hem iade-i itibar, hem de sessiz kalıp bugüne kadar Ak Parti ve Erdoğan aleyhinde en küçük bir konuşma içinde olmaması da önemli gerekçe olarak gösteriliyor.

Ak Parti’deki çalışmalar bununla da bitmiyor.  Kırgın ve kurucular arasındaki  yıpranmamış isimlere de ‘abi’ modeli ile çağrı yapılması planlanıyor. 

Elbette bundan sonra halen iktidar olan Ak Parti’nin , ‘yeniden Türkiye’ çıkışında,  ilk olarak son günlerde sıkça dillendirilen bakanlar kurulu revizyonu da bulunuyor. Ama bu kez sözü edilen sıradan bir revizyon değil. Kaynağım, ‘ekonomi başta olmak üzere, diğer alanlarda da büyük revizyona hazır olun.  Yeni ve eski kadrolar ile daha güçlü bir yapı göreceksiniz’ diyor. 

Şimdi sıkı durun;  yeni bakanlar kurulu değişikliğinde Ali Babacan’ı görebiliriz. Mehmet Şimşek’i ise yeni sistemdeki ekonomi kurulunun başında görmek mümkün…Ve daha niceleri. Yazmaya  yarın devam edeceğiz.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.