ENGELLİ MANZARA

Ahmet Tan

Muhalefet yapmak CHP liderine çok pahalıya mal oluyor. Bedelini, hem de faizi ile cebinden ödeyerek yolsuzlukları ilan etmeye devam ediyor. 
Mahkemelerimiz ise belli ki, fesi eksik bir başka “zırto ulema”nın “yolsuzluk hırsızlık değildir!” fetvasının etkisinde kalıyor. 


Kemal Bey, bugüne dek Erdoğan ve çevresine, toplam tam 1 milyon 18 bin TL ödemiş. 

Helal olsun! 

 

Tayyip Bey’e değil, Kemal Bey’e. 
 

AKP liderine helal olması zor. 
 

Mahkeme kararlarının hepsinde “faizi ile birlikte” hükmü yer alıyor. 
 

Halkın yarısı “Ümmetin Önderi” diye bağrına bastığından Tayyip Bey, dinen ve iktisaden faize düşman. Bunu biliyoruz. 
 

Ama ne kendisinden ne de avukatların
dan “tazminat faizini” reddettiğini bugüne 
dek duymadık. Bundan sonra da duyamayız zaten. 

 

Faiz oranları yüzde 25’lere dayanmış.

Mani oluyor halimi takrire hicabım
Yarın 3 Aralık, “Dünya Engelliler Günü”.Özellikle trafik ve iş kazaları sayesinde(!) 
“fiziksel engelli üretme kapasitemiz” bizi dünyanın en önde gelen ülkelerinden biri yapıyor. Mevzuatımızda ise engelli tanımı, tanımı yapana göre değişiyor. Aile Bakanlığı “Engelli maaşı bağlanmış olanı” engelli sayıyor. 

 

Şehit olmamış, kolunu bacağını kaybetmiş askerimizi, polisimizi ise mevzuat bazen gazi sayıyor, bazen de ne saydığı belli oymuyor.
 

TÜİK ise “engelli patlaması yaşandığı ortaya çıkar” endişesiyle olacak, en son engelli araştırmasını 2011 yılında yapmış. 
 

Buna göre, en az bir engeli olan (3 ve daha yukarı yaş) nüfusun oranı yüzde 6.9’u, yani 4 milyon 876 bin yurttaşımız engelli. Erkeklerde yüzde 5.9 olan bu oran, kadınlarda yüzde 7.9. (“Kadınlar zaten engelli!” diyen Tayyip Bey belki de haklı!) 
 

Her türlü maddi manevi engelle sarılı ülkemizde “engellilik” daha çok ilgiyi hak ediyor. Yüzde 6.9 oranına göre engelli yurttaş sayımız 5.2 milyonu geçiyor 
 

Bu büyüklükten kaçınılmaz olarak siyasi kadrolar ve bürokrasi de nasibini alıyor. Yatılı Kuran kursu yangınında yanarak ölen 11 çocuk için AKP’li Bursa milletvekili O.M. “19 milyon öğrenci olan bir ülkede böyle müessif olaylar olabilir” demiş. 
 

İtibarı düştüğü için sayısı 600’e çıkarılan Meclis’te böyle hırtlıklar olabilir demek, sayın O.M’yi onursuz laflar eden bir “onursal engelli” saymalıyız. 
 

Ama CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, tahammülsüz çıktı:
Önce “Allah sizi ıslah etsin!” dedi. Bu ihtimalin düşük olduğunu düşündüğünden ekledi: “Allah sizi kahretsin!” 

 

Böylece ana muhalefet partisi, TBMM tarihinde ilk kez, Tanrı’nın artık bir an önce devreye girmesi talebini resmen tutanaklara geçirmiş oldu. 
Tanrı’nın hikmetinden sual olunmaz. Haydi hayırlısı!

*** 

Yasalar, “50’den fazla işçi çalışan özel sektör işyerlerinde yüzde 3; kamuda ise en az yüzde 4 oranında engelli çalıştırılmasını” 
emrediyor. İktidar yasaların uygulanmasından sorumlu. 

 

Buna göre Meclis’te en az 24 engelli milletvekilinin bulunması gerekiyor. İktidar partisinin yasayı çiğnediğini düşünemeyiz. Kadroları içinde belli ki görünmez engelliler var. Arada kendilerini belli ediyorlar. 
 

Ayrıca kızışan coğrafyamız, ihaleler ve yaklaşan seçimler “The Saray”ın iş yükünü artırdı. Oda sayısı malum 1050. Her odada 1 kişi istihdam edilse bile yasaya göre Saray’da en az 42 engelli bulunması gerekiyor. 
 

Oysa Aile Bakanlığı, bu yıl kamuya başvuran 31 bin 380 engelliden sadece 29’una görev verildiğini açıklıyor. 
 

Bu “cimriliğin” nedeni, “FETÖ’cu yaver” gibi, bu defa da “zihinsel engelli” bir nutuk yazarı danışmanın içeri sızmasını önlemek mi?

***

Aile Bakanlığı’na göre, nüfusun yüzde 1.4’ü işitme engelli. (1.1 milyon vatandaş demek.) 
 

Bunun da en az yüzde 10’u, 3 yaş ve üstü çocuk. Bu da 100 bin dolayında işitme engelli küçük çocuk anlamına geliyor. 
 

Doğuştan engelli bu minikler için tek çözüm “koklear implant” adı verilen bir mikro çipin beyne giden kulak yoluna kalıcı olarak ameliyat ile yerleştirilmesi. 
 

Bu işlem bir kez yapılıyor. Ancak Sağlık Bakanlığı belli ki tasarruf gerekçesiyle bu “cihazın” bir tek modelinin ihalesini yapıyor. Ve bir tek modelin kullanılmasını şart koşuyor. Bakanlıkça seçilmiş sadece 9 il ve 320 çocuk var. 
 

Bunun dışında kalanlar sosyal güvenlik desteğinden de en gelişmiş cihazı kullanma olanağından da yararlanamıyor. 
 

İşitme Engelliler ve Aileleri Derneği aylardır feryat figan. Ama kulak veren yok. 
 

“Hiç kimse duymak istemeyenler kadar sağır olamaz!” diyorlar, başta özel hastane sahibi sayın bakan için! 
 

Bakanın gözünü ise tasarruf bürümüş. Kimseye bakacak hali yok. 
Oysa çok yanlış yapıyor. Yüzlerce-binlerce işitme engelli miniği Tayyip Bey’i dinlemekten mahrum bırakıyor. 

 

Mahkeme kadıya mülk değil, bakanlıklar ise bakanlara hiç değil. Kulağından tutulup kenara bırakılan bakan listesine bakmak yeter!